banner339

Fallara ve burçlara inanmamızın bir sebebi: Forer Barnum etkisi

Fallara ya da burç yorumlarına inanmadığımızı söylesek bile hemen hepimizin göz ucuyla bakıp “aa aynı beni tarif ediyor” dediği zamanlar vardır. Diğer taraftan dijital fal uygulamalarını düşünün, siz olmasanız bile arkadaşınızın hevesle kahve fincanı fotoğrafını çekip gönderdiğini görmüşsünüzdür. Hatta bu uygulamalarda hazır kahve fincanı fotoğraflarıyla fal baktırma seçeneği de vardır. Yani siz yeter ki yorum isteyin. Sorarsanız “dene bak, çok doğru yorumlar geliyor” gibi bir tepki alırsınız.  Peki ama gerçekten fallar ve burçlar bizi mi anlatmaktadır ? İsterseniz birlikte bir deney yapalım. Sizden isteğim yazının devamına geçmeden önce aşağıdaki 13 maddeden kaçının size uyduğunu zihninizde belirlemeniz.

  1. Sizde, diğer insanların sizi sevmesine ve hayranlık duymasına yönelik yoğun bir ihtiyaç var.
  2. Kendinizi eleştirmeye çok açıksınız.
  3. Kendi avantajınıza çevirmediğiniz büyük bir kullanılmayan kapasiteye sahipsiniz.
  4. Bazı kişilik zaaflarınız olsa da, genellikle onların üstesinden gelebiliyorsunuz.
  5. Cinsel beklentileriniz, sizin için problemler doğuruyor.
  6. Dışarıdan bakıldığında disiplinli ve öz kontrole sahipsiniz; ancak aslında endişeli ve güvensizsiniz.
  7. Bazı zamanlarda doğru şeyi yaptığınızdan ve doğru tercihte bulunduğunuzdan emin olamıyorsunuz.
  8. Her seferinde birazcık değişim olsun istiyorsunuz ve eğer kısıtlamalarla karşılaşırsanız rahatsız oluyorsunuz.
  9. Kendinizin bağımsız bir düşünür olduğunuzla övünüyorsunuz ve diğerlerinin açıklamalarını kanıtsız görüyorsunuz.
  10. Kendinizi başkalarına açmanın çok da akıllıca olmadığını düşünüyorsunuz.
  11. Bazı zamanlar dışa dönük, cana yakın ve sosyalsiniz, diğer zamanlarda ise kapalı, ilgisiz ve içedönük.
  12. Bazı tutkularınız oldukça gerçek dışı.
  13. Güvenliğiniz, hayatınızdaki temel amaçlarınızdan biri.

Maddelerden birçoğu size de uydu değil mi? 1948 yılında psikolog Bertham R. Forer öğrencileriyle bir çalışma yapıyor. Öncelikle öğrencilere kişilik testi dağıtıp doldurmalarını istiyor. Kişilik testlerinin sonucunda ise kişilik analiz raporu vereceğini söylüyor. Forer ikinci aşamada tüm öğrencilere bir zarf içinde yukarıda okuduğunuz maddelerden oluşan sözde bireysel raporları vererek analizin ne kadar kendilerine uyduğunu (hiç uymuyor) 1-5 (kesinlikle uyuyor) arası bir puanla belirlemelerini istiyor. Sonuçta ise öğrenciler bu maddelerin 4.26 gibi bir ortalamayla kendilerine uyduğunu söylüyor. Peki ama Forer’ın bir astroloji dergisi yorumlarından seçerek hazırladığı bu maddeler kişiye özel olmadığı halde nasıl hepsine uyabiliyor? İşte burada “Forer etkisi” dediğimiz kavram ortaya çıkıyor. Bu etkiyi en basit şekliyle, insanların herkes için geçerli olabilecek kadar geniş, belirsiz ifadeleri, kendilerine özelmiş gibi algılamaları şeklinde yorumlayabiliriz. Yani okuduğunuz cümlelerde kendinizden bir parça bularak yorumun doğruluğuna inanıyorsunuz ancak bu cümleler size özel görünse de hemen herkeste aynı etkiyi yapıyor. Diğer taraftan bu cümlelerin olumlu yönde olması da durumu kişisel algılamayı artırıyor. İsterseniz bir arkadaşınıza fal bakacağınızı söyleyerek,  yuvarlak ve genel cümleler kurabilir, bu etkiyi test edebilirsiniz.

Değerli okurlar,  sizi sizden daha iyi tanıyabilecek bir falcı, bir yıldız haritası ya da bir kişisel gelişim uzmanı yok. Okuduğunuz metinlerde kendinizden bir parça bulabildiğiniz doğru, ama bunlar size özel olmayan çok genel ifadeler. Bu ifadelerin alt metni sizde. Tam da bu nedenle bazı kişisel gelişim kitaplarını okurken işte bu ben diyerek heyecanlanıp, sonucunda bir boşlukla kalıyoruz. Kendinizi tanımak için fallara, burçlara bakmayın. Bir şey yapmak için gezegenlerin hareketini beklemeyin ya da başarısızlığı retrolara bağlamayın. Yalnızca kendi gerçekliğinize odaklanın. Zorlandığınız yerde “hayallerinin peşinden git, istersen başarırsın” vb. süslü cümleler kuran uzmanlık iddiasında olan kişilerden ziyade, gerçek ruh sağlığı uzmanlarına ulaşın, birlikte ilerleyin. Bundan sonraki fal, burç yorumlarını ya da süslü cümleleri bir de bu etkiyi göz önünde bulundurarak değerlendirin derim.

       İyi haftalar

       Uzm. Psk. İrem Aydınlar

banner189