banner339

Bencillik Mıknatısı

Bencillik; başkasını (ya da karşısındakini) dikkate almadan ya da önemsemeden yalnız kendi istek ve gereksinimlerini dikkate alarak hareket etme olarak tanımlanabilir. Bencil insanlar sürekli olarak yalnız kendi çıkarlarını düşünür, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün ve önemli tutar, o çerçevede davranırlar. Başka bir deyişle menfaatçi ve çıkarcıdırlar.

Mıknatıs; özkütlesi 2.7 gr/cm³ olan, manyetik alan üreten nesne veya malzemedir. Demir, nikel, kobalt gibi bazı metalleri çeker, bakır ve alüminyum gibi bazı metallere ve metal olmayan malzemelere etki etmez. Mıknatıslık etkisi, malzemelerde iki karşılıklı uçta toplanır. Bu iki uca mıknatısın kuzey ve güney kutbu ismi verilir. İki mıknatısın eş kutupları birbirini iterken, zıt kutupları birbirini çeker.

Pusulaların ibresi mıknatıslı bir parçadır.

Mıknatıslar buzdolabı kapağında, terziler dökülen toplu iğneleri toplamak için, camları temizlemek için kullanılan aletlerde, çöplerin içinde bulunan bazı metallerin bulunmasında, hoparlörün yapımında, hızlı manyetik trenlerde, alarm düzeneklerinde, radyo televizyon bilgisayar gibi araçların yapısında, çeşitli sanayi kuruluş ve işletmelerinde metalleri kaldırmak ve daha bir çok alanda kullanılır.

Aslında bir de insanların içindeki bencilliği çeken bencillik mıknatısı olmalı, bu mıknatıs insanların içindeki bencillik duygusunu şıp diye çekip almalı. Böylece bencillik içinde yüzüp kibir denizinde boğulmak üzeri olan yöneticilerimiz bu hastalıktan kurtulmuş olur. Onlar bencillikten kurtulunca halkın isteklerini görmeye başlar ve asli görevleri olan halka hizmet etmeleri gerektiğini hatırlarlar.

Örneğin; bir bakıyorsunuz belediye başkanı merkezi yönetimi suçluyor, bir bakmışsınız milletvekili belediye başkanını suçluyor, bir bakmışsınız il başkanı valiyi, vali belediye başkanını derken bu kısır döngü dolaşıp duruyor. Yönetim kademeleri böyle çekişirken olan aradaki halka oluyor, yani filler tepişiyor, çimenler eziliyor. Gerçi arada gemisini yüzdüren yüzdürüyor, o ayrı mesele tabiki. Dedik ya, benciller sadece kendini ve çevresindekileri düşünür.

Diyelim ki bir adliye binası yapılacak ama yer sorunu var:

Belediye Başkanı; "Bu sorunu çözecektik ama merkezi hükümet ve onun vekilleri engel oldu" der.

Devlet yetkililerimiz ve milletvekillerimiz diyecek ki, “Biz çözümü için hazırız, ama bu konuda belediye hiç bir adım atmadı."

Olan daha iyi şartlarda hizmet görmek isteyen halk hizmeti alamayacak, sorunun çözümünü isteyecek. Halk diyecek ki; “Ben mağdurum, hizmet alamıyorum, kim çözerse çözsün.

Kentte aklı selim birileri bu durum karşısında çıkıp diyecek ki; “oturun şuraya bakalım, ortak akılla çözelim şu meseleyi.”

Tabii ki onları da dinleyen olmayacak. Kimse çözüm masasına oturmayacak, oturmak istemeyecek. Çünkü birbirini suçlamak iş yapmaktan çok daha kolaylarına gelecek, mağdur edebiyatı yapacaklar.

Bu sadece bir örnek, bencil insanların kendi çıkarını düşünmeleri konusunda örnek vermeye bile gerek yok. Görünen köy kılavuz istemez sözünü yazmamız yeterli olur sanırım. Bu tür işbirliği gerektiren sorunların çözümü ancak güç birliğinden geçer.

Yaşadığı yerin veya ülkenin ekonomik, sosyolojik ve kültürel yapısını iyi bilen başkanlar ve yöneticileri, belediye başkanları, atanmışları ile birlikte projeler üreterek iktidar ve muhalefet milletvekilleri yumruğu tek yere vurarak çalışacaklar. Böylelikle ancak kısır siyaset yapmaktan kurtulabiliriz.

Birileri birilerini veya rakiplerini “kirli siyaset yapıyor” diye kendini işten sıyırması bencillik değildir de nedir? Bırakın bencillik tabanlı popülist ve şov yapma siyasetini, bu konuda yalandan kendinizi ifade etmeye çalışmayı.

Bencil siyasilerin yaptığı hizmetlerin ne kadarının toplum yararına, ne kadarının şov olduğunu halk çok iyi biliyor ve görüyor. Umarım bir mucize olur ve bencillik mıknatısı bulunur. Böylece halk hizmet alır.

"Bencilliğin gözü perdelidir." (Mahatma Gandhi)

banner188