Kullandığımız dilin duygu dünyamız ve düşüncelerimiz üzerinde doğrudan etkisi vardır.  "Yeni" sözcüğünü ele alalım. Yeni bir hafta, yeni bir ay, yeni bir başlangıç, yeni bir yıl. Kısacası başına yeni gelen her ne varsa daha bir umutla ve beklentiyle yaklaşırız. Pazartesi diyete başlıyorum, önümüzdeki ay spora başlıyorum gibi cümlelerin arkasında da biraz bu var aslında. Her ayın ilk günlerinde sosyal medya paylaşımlarında karşılaştığınız cümleleri düşünün " Eylül güzel başlangıçlarla gel, Ekim keyifle gel, Kasım ruhuma iyi gelmeyen ne varsa al götür, Aralık beni gökkuşağı gibi renklendir..." Tanıdık geldi değil mi hepsi ? Yeni olanın iyi geleceğine inanıyoruz.  Şimdide yılın en büyük motivasyon zamanı geliyor,

YENİ BİR YIL!

Yeni yıl ruhunu her zaman sevmişimdir. Sözcük olarak baktığımızda etkisi yeni bir hafta ve aya göre çok daha fazladır. Yeni bir ajanda alınır, yeni hedefler belirlenir, hayaller kurulur. Üstelik geride bırakılan yıl çok da keyifli geçmediyse beklenti daha da artar. Peki her şey planlandığı gibi gider mi yeni bir yıla başlandığında? Her zaman değil! Hedefler belirlenir, yılın son gecesi renkli partiler ve çeşitli organizasyonlarla kutlanır. Buraya kadar her şey bildiğimiz gibi. Peki ya sonra? Bir grup daha ilk sabahtan başlar "piyangoda amorti bile çıkmamış belli ki bu yıl da şans bizden yana değil", "havaya bakın ya böyle yeni yıl mı olur". Bazen de bir kaç gün sonra oldukça toksik bir şekilde şunları duymaya başlar belki de kendimize söyleriz. "Al işte yeni bir yıl diye o kadar bekledik  ikinci günde hasta oldum", "Bilsem beni geçen yılda bırakın derdim", " Daha ilk haftadan bu kadar olay felaketler yılı olacak belli"...

Buraya kadar sabırla okuduysanız içinizden "Ee ne yapalım yani yeni yıla heyecanla girmeyelim mi" demiş olabilirsiniz. Elbette girelim, hem de en motive şekilde! Ama bir şeyi unutmayalım "Farkındalık".  Farkındalık en basit haliyle "bir şeyin bilincinde olma hali" olarak tanımlanabilir. Peki biz bu hızlı akan düzen için çevremizde ve daha da önemlisi içimizde olan bitenin , kendimizin ne kadar farkındayız? Çoğu zaman otomatik pilotta gibi var olan alışkanlıklarla güne başlayıp bitirirken, yaptıklarımızın, seçimlerimizin, duygularımızın ne kadar farkındayız? Ya da yeni yıl hedeflerini belirlerken bu hedeflerin bizim için ne anlama geldiğinin, yapabilme potansiyelimizin ne kadar farkındayız?  En başa dönelim hadi, evet kelimeler güçlü. Yeni, sözcüğünden olumlu yönde etkileniyoruz. Ama farkındalığı bu noktada bıraktığımızda hayallerimiz, hedeflerimiz ya da beklentilerimiz evrene pozitif enerji göndermekten bir adım öteye gidemiyor. Biz de diğer yenileri bekleyen bir döngüde kalıyoruz. Sizlere farkındalık dolu bir yıl dilerken daha mutlu değil ama daha farkında bir yıl geçirebilmeniz için birkaç önerim var.

1) Kendinize dönüp sakin kalabileceğiniz bir zamanda bir yılı nasıl geçirdiğinizi düşünün, iyisiyle kötüsüyle neler yaşadınız? Neler istediğiniz gibi gitti, neleri daha farklı yapabilirdiniz? Kendinize söz verip yapamadığınız şeyler oldu mu? Olduysa sizi ne engelledi? Neler hissettiniz? Deneyimlerinizden neler öğrendiniz? (Yazarak çalışmanızı öneririm.)

2)Yeni bir ajanda edinin, yeni yıl hedeflerinizi yazın. Bu hedeflerin, yeni kelimesinin etkisiyle değil sizin çabanızla gerçekleşeceğini hatırlayın. Hedeflerinizi gözden geçirin. Ne kadar ulaşılabilir, ne kadar gerçekçi, neden istiyorsunuz, motivasyonunuz nedir? Her hedef belli bir oranda zaman, çaba ve sabır gerektirir. Ne kadar isteklisiniz? Hedefe giden yolda hangi adımları atmanız gerektiğini biliyor musunuz? (Lütfen bu soruları cevaplamak için gerçekten zaman ayırın.)

3) "Yeterince istersen her şey olur", "İstemek başarmanın yarısıdır" gibi düşüncelerle karşılaşınca işler karışabiliyor. Ben bu sözleri farkındalığı düşük cümleler olarak görüyorum. İşin gerçeği şu "Yalnızca isteyerek hiçbir şey elde edemezsiniz ve istediğiniz bazı şeyler potansiyeliniz dahilinde değilse asla gerçekleşmeyecek".

4)Farkındalık kazanmamız gereken bir konu da hayatta her şeyin bizim kontrolümüzde olmadığı. Zaten tam da bu yüzden işler her zaman istediğimiz gibi gitmez. Hayatta kontrol edebileceğiniz tek kişinin kendiniz olduğunu unutmadan yola devam etmelisiniz. Çocuklarınızı düşünün onlar bile sizin kontrolünüzde değil onları yalnızca etkileyebilirsiniz. Yaşadığınız olayları bu açıdan değerlendirebilirseniz tepkilerinizde ona göre şekillenecektir. Hava durumu, patronunuzun tutumu, eşinizin söylediği yalan ya da arkadaşınızın size söyledikleri hiçbiri sizin kontrol edebileceğiniz şeyler değil. Ancak başınıza gelen durum ve olaylara ne tepki vereceğiniz tamamen sizin kontrolünüzde ve sorumluluğunuzda.

5)Gelelim duygulara.. Her şey her zaman iyi olmak zorunda değil. Her zaman iyi hissetmek zorunda da değilsiniz. Duygular evrensel ve her duygunun bir işlevi var. Kontrolünüzde olmayan olaylardan kaynaklı bazen korku, bazen endişe, bazen acı hissedebilirsiniz hepsi insana dair. Hissettiğimiz şeylerde kontrolümüzde değildir onu da eklemeliyim. Bazen çocuğunuza karşı ani bir öfke, en olmayacak kişiye özlem duyabilirsiniz. Duygularınızı geldiği zaman fark edin ve olduğu gibi kabul edin. Ancak o duyguyla birlikte verdiğiniz tepki tamamen sizin sorumluluğunuzda.

6) Önceliğiniz hep "kendiniz" olsun! Bencillik olarak düşünmeyin. Ancak kendinize değer verip zaman ayırdığınız zaman başkalarına da gerçekten iyi gelebilirsiniz. Basit bir döngüyle örnek verelim. Kendine saygı duymayan bir insan sınır ihlaline açıktır. Sınırları olmayan insan ilişkilerinde verici görünse de özünde mutlu olamaz. Mutlu olmayan insan mutlu edemez. Zamanla sorunlar yaşanır, bir şeyler eksik kalır. İlişki biter ya da toksik bir döngüde olumsuz duygularla devam eder.

7)Yalnız yol almak zorunda değilsiniz. Hayatın bazı dönemlerinde her insan desteğe ihtiyaç duyabilir. İllaki ciddi bir patoloji olması gerekmez. Böyle hissettiğiniz zamanlarda en güvenli yol profesyonel destek almaktır. (Sağlıklı bir sonuç alabilmeniz için gideceğiniz uzmanın en azından psikoloji lisans mezunu olduğunun, farklı bir alan mezunu olup da üç günlük eğitimlerle kendini uzman ilan eden kişilerden olmadığının farkında olmanızı öneririm)

Kendinize iyi geldiğiniz, farkındalık ve sağlık dolu bir yıl olsun..