Vatandaş hizmet beklerken başkanların kendi enerjilerini ve kurumlarının imkânlarını yetki krizi yaratarak boş yere tüketmeleri Aydın’ın kasabalıktan kurtulmamasında en başta gelen nedenidir
Malazgirt Meydanı’nı Efeler’de ikamet edenlerden bilmeyeniniz yoktur, sanırım.
Meydan, Malazgirt’in sembolü Sultan Alpaslan’ın Heykeli ile birlikte kente değer katan bir özelliğe sahiptir.
Bu meydana bitişik Kuzey Doğusu boyunca uzanan alanın çoğu henüz düzenlemesi yapılmamış, yapılan bakımsız küçük alan da asıl konumuzu teşkil eden parktır.
Yörük Ali Efe tabelası üzerindeki logodan anlaşılacağı kadarıyla Efeler Belediyesi’nin yetki alanına giren bu parkın çepeçevre BŞB reklam panolarıyla kapatılmasıdır.

Bu küçük parkta önemli bir şahsiyetin heykeli bulunuyor, Aydınlıların hemşerisi Şair Dede Ömer Ruşeni.(ö.1487)
Bu parkın bir diğer özelliği ise Efeler Belediyesi tarafından Kuvay-ı Milli Kahramanı Yörük Ali Efe’nin adının verilmiş olmasıdır
Bunlara ek olarak,muhtemelen tescilli olmasından kaynaklı, varlığını sürdüren orijinal yapıdaki bir de “Musluk’un” varlığıdır..
(Anadolu’da suyun kıt olduğu yol kenarlarında yolcuların su ihtiyaçlarını karşılayacak, hayır amaçlı, su küpü ya da su testisi bulunan, basit taş ya da üzeri toprak kare veya tuğladan yarım daire yapılara musluk denirdi.)
Sadede gelecek olursak amacımız elbette parkı tanıtmak değildir. Demek istediğim bazen öyle anlar yaşarsınız ki, yaşadıklarınızı, gördüklerinizi kelimelerle ifade etmede zorlanırsınız.
Çünkü karşı karşıya olduğunuz manzara ne mantığa sığar ne de vicdana... Tarih boyunca insanlık ne trajikomik konular gördü ama günümüzde şahit olunanlar eskilerin hepsinin üzerine tüy dikti.
Artık sepetinde pamuk kalmayan siyasetçinin vatandaşın gözünü bağlamaya yönelik, kriz çıkaran ve çıkardığı krizi çözerek kendini kahraman gibi gösteren danışıklı kavgalardan Aydın halkına gına geldi.
Bu parkta görülenler bu açıdan oldukça can sıkıcı... Park logosuna göre Efeler Belediyesi sorumluluğunda ama BŞB reklam panolarıyla parkın önünü tamamen kapatmış.
Parkta bulunan halk ekmek satış bürosunun hemen yanında bulunan reklam panosu heykeli bulunan Dede Ömer Ruşeni’yi(ö.1487) oldukça yalnızlaştırılmış
Oysaki BŞB’de Kent Estetiği Daire Başkanlığı adı altında bir bölüm de var, ne işe yarıyorsa...
Dahası Kültür Daire Başkanlığı da var ama işlevsiz olunca varlığı da yokluğu da bir,Aydın için fark etmiyor.
Buna ek olarak yine parkın önemli bir kısmını kapatan BŞB’ye ait beş reklam panosu daha bulunuyor.
Yörük Ali Efe tabelası bu reklam panoları arasında sıkışmış kalmış.Bu görüntü Yörük Ali’yi değersizleştiriyor.Bizim yöneticilerimiz zeybek,efe denince bilir,bilmez oynamak ve övünmek anlarlar.
Bunlara karşılık Efeler Belediyesi tarafından adı geçen parkın büyük bölümünün düzenlemesi yapılmış değil, diz boyu kuru ot bürümüş, küçük bir bölümü dışında oturak falan da yok

Yörük Ali’yi hafife alan ve değersizleştiren bu yaklaşım tarzı hem parktan sorumlu Efeler Belediyesi hem alanı reklam panolarıyla kapatan BŞB’nin siyasi istismar aracı yapmaları en hafifinden ayıptır.
Hâlbuki park tamamlansa ve halkın hizmetine sunulsa bölgesinde yaşayanların bir ihtiyacı karşılayacak, ortak yaşam alanına dönüşecek iyi mi?
Bu da bize gösteriyor ki, yakın zaman belediye başkanları mimariye, sanata, edebiyata ilgisiz, musiki deyince halk konserini anlayan, entelektüellikten uzak hikayesi işbirlikçileri ve kendileri olan,kibirli popülistlerden oluyor..
Çünkü söz konusu olan aynı kente, aynı insanlara hizmet sözü veren iki belediyenin koskoca şehri paylaşıp da bir tek parkı paylaşamaması başkanların bencilleştiklerinin ne denli arttığının bir göstergesidir.
Kaldı ki,bir mahalli yönetici de ilk başta gelen özellik,kendilerinin seçim biter bitmez herkesin oyunu almış kabul etmeleri ve herkese eşit,adil davranmalarıdır,çünkü onlar “şehriemindir.”yani herkesin güven duyduğu kimselerdir.
Gelinen noktada akıl ve vicdan sahibi her insan ‘acınacak halimize gülelim mi, ağlayalım mı, demekten kendilerini alamıyorlar.
Çünkü insanlara hizmet için huzurlarına çıkan ve rızalarını isteyen iki başkandan biri BŞB Başkanı diğeri Efeler, aralarında oluşacak küçük sorunları ortaklaşa çözmek yerine inatlaşmaları Aydın’a nasıl zarar verdiklerine bu park olayı tipik bir örnektir..
Hâsılıkelâm birçok konuda BŞB ve ilçelerin belediye başkanları arasındaki kısır çekişmenin bize bu güne kadar gösterdiği şudur:
Vatandaş hizmet beklerken başkanların kendi enerjilerini ve kurumlarının imkânlarını yetki krizi yaratarak boş yere tüketmeleri Aydın’ın kasabalıktan kurtulmamasında en başta gelen nedenidir.
Zira cehalet okuma yazma bilmemek değildir, hırsın aklın, vicdanın ve sağduyunun üzerini örtmesidir.