Ele geçen bu paraya litre başına 20 krş olan devlet desteği de eklenince ele 24,5 TL’geçer ki, bu para ile bir kenar mahalle kahvesinde bir kahve içilmez.
Yaşlı nüfusu fazla bir emekli kenti olan Aydın, tarımdaki zarar da eklendiğinde yıldan yıla daha da yoksullaşıyor.
2026 Güncel Nüfusu:1 milyon 172 bin 107... 2025 yılı GSYİH Ülke ortalaması18 bin 40 Dolarken Aydın ortalaması ise onun da altında 11,798 Dolar’da kalmış..
Yoksulluk tabanda yaygınlaşınca doğal olarak bundan her alandaki üretici, esnaf ve tüccar da nasibini alıyor.
Sebze ve meyvenin üretildiği bir havza olmasına rağmen varlıklı yüzde 20’lik kesim dışında kalan ve reel gelirleri enflasyon karşısında yıldan yıla eriyen çalışanlar da geçim sıkıntısı çekiyor.
Ek gelirleri yoksa bırakın ev, araba almalarını onlar modeli geçmiş arabalarını bankalara faizlerin yüksekliğinden bir miktar borçlanarak yenilemenin hayalini bile kuramazlar.
Son tahlilde ister emekli ister çalışan ne kadar ekonomik sıkıntıda ise aynı dertten çiftçi, besici, seracı, bal, incir, kestane ve pamuk üreticisi de girdi zamlarından, ekip, bitirememekten, yağış ve sıcaklara bağlı afetlerin ürünlerini telef tmesinden ya da hasat edememekten şikâyetçiler.
*.
Aydın besicilikte ve çiğ süt üreminde söz sahibi olan yörelerdendir.2025 TÜİK verilerine göre 516 bin 982 büyük baş hayvanıyla Türkiye’de 8.sırada yer alır.
Günlük üretilen yaklaşık 1,5 milyon litre, yıllık toplamda yaklaşık 566 bin 298 ton çiğ sütle 2025 yılı TÜİK verilerine göre Ege’de İzmir’den sonra 2.,Ülke’de ise 4.sıradadır.
Litre güncel maliyeti 22 ile 27 TL arasında değişen sütün Ulusal Süt Konseyi’nin Mayıs 2026’dan geçerli verdiği litre fiyatıyla üreticinin eline toplayıcı aracı kooperatiflerinin üreticiden aldığı litrede 1.80 TL dışında 24,30 TL geçer.
Ele geçen bu paraya litre başına 20 krş olan devlet desteği de eklenince ele 24,5 TL geçer ki, bu para ile bir kenar mahalle kahvesinde bir kahve içilmez
Bu konuda birinci sorun sütü üreticiden toplayan aracı kooperatiflerin büyük firmalardan almaları gereken 1,80 TL’yi üreticiden almalarıdır.
İkincisi ise Tarım Bakanlığı'nın kolladığı fabrikaların yeme yaptıkları zamlarla fiyatların yem bayilerinin lehine, üreci kesimin aleyhine seyretmesidir.
Denirse ki, devlet desteği vardır.

Eğer ahır 100 litre süt üreten bir aile işletmesi ise +0,3,işleten kadın ya da 41 yaşın altında ise onlara da +0,3 katsayı uygulanır ki,bu teşvikler yeme yapılan zammın yanında devede kulak kalır.
Oysa hayvan yerse süt verir.
Bu gün hayvancılıkta olmazsa olmaz yemlerin,,kalitesine,cinsine ve bölgesine göre değişik fiyatlarda satılan samanın balyası 100-120 TL, yonca 220-300 TL, mısır slajı 3 bin-3 bin 500 TL’dir..
Yüzde 19 proteinli karma süt yemi çuvalları ise 600-800 TL arasında değişiyor. Bu şartlarda bir litre süt parası bir kg süt yemine yetmiyor, bunun daha veterineri, kaba yemi başta diğer giderleri var.
Eğer bu gün ahırında bir, iki inek besleyen vatandaş da olmasa bu millet en ucuz peyniri en iyimser fiyatta 600-700 TL’ye, kesiği 400, kaymağı 700-800 TL’ye tüketir ve çoğu da ithal ürünü olur
*
Aydın yaklaşık 250 bin arılı kovandan ürettiği 2 bin 884 ton bal ile Ülke’de 6.sırada olmasına rağmen. ne yazık ki,üreticiye akademik bilgi desteğinde bulunacak ADÜ Ziraat Fakültesi’nde bağımsız Arıcılık ve Arı Ürünleri Bölümü bile yok...
Yani sektör sahipsizlikten, el yordamıyla, atadan, dededen kalma gelenek ve kültürle el yordamıyla yol alıyor. Markası olmadığı için 26-27 kiloluk balın tenekesini 5500-7000 TL’den satabiliyor.
En az 30 kovanı olan arıcılara kovan başına 100-140 TL teşvik verilmesine.Kadın ve genç üreticilere yüzde 40 ek ödemeler yapılmasına,gezginci arıcıların mazot desteği almalarına ve yardımlara yüzde 30 ek katsayı uygulanmasına rağmen arı üreticisi giderlerini karşılamakta zorlanıyor..
Başlıca nedeni girdilerdeki anormal artışlar ve denetimsizlikten kaynaklı yüzlerce tonu bulan arısız,kovansız laboratuarlarda üretilen sahte bal...
Biçare dürüst, hilesiz bal üretesi son tahlilde sahtekârlar güç sahibi olursa haklılar suç sahibi olurlarmış misali mağdur arıcılar kendilerini savunmada aciz kalınca son çareyi arıcılığı bırakmada buluyorlar.
Ülkemiz için acınacak bir hal...
*
Aydınspor 1966’nın da renkleri olan Aydın’ın milli renkleri siyahı temsil eden zeytin-milletin ortak görüşü- gerek kırsaldaki gençlerin kentlere göçü gerek yevmilerin aşırı yüksekliği gerekse gelirinin giderini karşılamamasına bağlı toplanmaz, çoğu ürün bu yıl başında kalır.
Nedeni ise Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi zeytin üreticisi ülkelerle marka ürünü olmadığı için Türkiye’nin rekabet edememesinden kaynaklı dış ülkelere satamadığı zeytinyağını iç piyasada tüketmek zorunda kalmasıdır..
Böyle giderse ya zeytinlikler yok pahasına satılır ya da kaderine terk edilir bakımsızlıktan ormana dönüşür.
*
Diğer Aydın’ın milli rengi ise pamuğu temsil eden beyazdır. Pamukçu geçen yıl sezonu zararla kapattı ama günümüzde presli pamuk iç piyasada oldukça düşük 80-85 TL’den satılıyor..
Bu da 35-36 TL olan kütlü pamuğun fiyatının geçen yıldan pek farklı olmayacağının bir işarettir.Bu fiyatlar sezon açılınca daha da düşerse üretici para kazanamadığı gibi geçen sezonki zararı ikiye katlanır.
Çünkü başlıca girdiler Ekim 2025’de mazot 55-56 TL Ağustos 2026 80-82 TL’dir.
Kompoze gübre çuvalı Ekim 2025’de 1100 TL, Ağustos 2026 1700-1850 TL’dir.
Azotlu gübre,üre çuvalı Ekim 2025’de 900-1000 TL, Ağustos 2026’da 1.550-1.650 TL’dir.
Pamuk ilacı Ekim 2025 ile Ağustos 2026 arası genel artış oranı yüzde 35-40 arasıdır.

Bu artışlar sonucu Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 yılı kütlü pamuk üretiminde dekar başına temel mazot ve gübre desteğini 697,50 TL olarak güncellemiştir.
Halbuki 2025 sezonu pamuğun çiftçiye kg maliyeti 27-32 TL bandında idi. Üretici pamuğu en az 40 TLye satacak ki, iki yakasını bir araya getirebilsin. Yoksa yine eli hamur, karnı aç kalır.
Arıcılık, zeytinyağı, pamuk için söylediklerimiz aynı şekilde mısır, buğday, incir, çilek, kestane, narenciye ürecileri için de geçerlidir.
Velhasıl emeklisiyle, çalışanıyla, esnafı ve üreticisiyle Aydın halkı burnundan soluyor. Eğer böyle giderse gelecek yıl tarlalar gen kalır. Bu durumda olan da ülke insanına ve ekonomisine olur.