Bu yazıyı sabah okuduğunuzu varsayalım. Günün geri kalanında ne yapacaksınız diye sorsam  hemen aklınızda cevaplar beliriverir. Gün yeni olsa da akışta bir rutin vardır, planlıdır. Örneğin; birazdan işe gideceğim, toplantı, öyle yemeği, bilgisayar işleri, akşam çocukları okuldan alma, yemek, uyku diye düşünmüş olabilirsiniz. Okul, arkadaşlarla kahve oturması ardından ev diye düşünmüş de olabilirsiniz.  Kocaman dünyada kendi düzeninizi iyi ya da kötü çoktan kurmuşsunuzdur, akış belirlidir. Belirli olan ise bizim için güvenlidir. İşte tam da bu belirli alan bizim konfor alanımızdır. Yani konfor alanını kontrolümüzde olan ve kendimizi güvende hissettiğimiz yer olarak tanımlayabiliriz. Diğer bir deyişle değişim başlayana dek içinde bulunduğumuz durumdur.

Konfor alanı belirli ve güvenliyse neden buradan çıkmamız gerek diye düşünüyor olabilirsiniz. Kurduğunuz iyi ya da kötü düzende olduğu gibi devam etmek elbette bir tercih. Ama gelişmek ve değişmek isterseniz bu alandan dışarı adım atmanız gerekir. Yani öğrenme, gelişme alanına. Örneğin; daha iyi bir maaş ya da daha iyi bir işi her gün aynı rutinde kalarak kazanamazsınız. Belki daha çok çalışmanız, risk almanız, patronunuzla konuşmanız gerekebilir. Her günkü beslenme düzeninizi sürdürerek istediğiniz vücuda kavuşmanız da pek mümkün değil. Rutin dışına çıkarak yeni menüler planlamalı, diyetisyene gitmeli ya da spora başlamalısınız. Daha çok arkadaşı aynı ortamlarda bulamazsınız. Daha fazla sosyal ortama girmeli belki yeni bir hobi edinmelisiniz. Mutlu bir ilişkiyi bekleyerek elde edemezsiniz. Bir çift terapisine gitmeniz belki de var olan ilişkinizi sonlandırmanız gerekebilir. Kısacası değişmesi gereken ya da istediğiniz her şey için o alanın dışına çıkmayı başarabilmelisiniz. Bu elbette ki cesaret ve çaba isteyen bir süreç. Çünkü bilinçaltınız her zorlukta ve yenilgide sizi korumak adına konfor alanına geri dönmenizi isteyecektir. Konfor alanında sürekli kalmanın ne zararı olabilir diye düşünelim bir de... Fark etmeden bir döngüye takılıp kalırsınız, kendi potansiyelinizi keşfedemezsiniz, zaman içinde pek çok konuda paslanırsınız.

Peki konfor alanı dışında her şey güvenli mi? Elbette değil. Bu alanın dışına ilk çıktığınızda belirsizlikle birlikte kaygı, stres yaşayabilirsiniz. Çabanızla birlikte bunun üstesinden geldiğinizde ise öğrenme ve gelişme başlar. Bu alanda hedeflerimize ulaştığımızda kendimize yeni konfor alanı oluşturabilir ve yine sonrası için yeni adımlar atabiliriz. O halde yapabileceğimiz en iyi şey önce konfor alanımızı fark etmek ardından hayallerimiz ve potansiyelimiz üzerinde düşünerek planlar yapmak. Son aşamada ise sağlam adımlarla bu planları uygulamaya geçirebilirsiniz. Konfor alanımızın olması her zaman kötü müdür? Elbette değil. Örneğin kariyeriniz için yeni adımlar atarken stresli zamanlardan geçebilir, akşam olduğunda arkadaşlarınız ve ailenizle güvenli rutinlerinize devam ederek iyi hissedebilirsiniz.

 İyi haftalar.

Uzm. Psk. İrem Aydınlar