Hz Süleyman döneminde Yemen'de Sebe kavminin başında halkını yöneten kadın bir lider “Sebe Kraliçesi Belkıs”..

Belkıs, halkı için önemli kararlar alması gerektiğinde danışma meclisine gider, fikirlerini alır istişare yapar ve kesin hüküm vermeyerek meseleleri barış ile çözmeye çalışan bir kadın hükümdardı..

Dönemin başarılı bir idarecisi olan Sebe Kraliçesi, kabiliyet  ve yeterlilik esaslarına sahip olması, büyük bir milleti yönetmesi ve her türlü yetkiyi kendi elinde bulundurmasına karşın ortak akıl anlayışına istişare kültürüne son derece önem verirdi.

İşte bu yaklaşımı onun ne kadar da akılcı bir siyasi lider olduğunu göstermekteydi!!

Tarih gösteriyor ki her dönemde cinsiyet ayrımı yapılmadan devlet yönetiminde de kadının yeterli liyakate ve dirayete sahip olunması durumunda tıpkı Kraliçe Belkıs gibi toplulukların yönetimde söz sahibi kadın liderlerin var olmasına.

Geçmişten günümüze geldiğimizde ise, kadınların siyasal alanda temsiliyetinin oldukça düşük olduğunu görmekteyiz.

Kadınların siyasal alanda varlığı, toplumun bireylerin sorunlarına çözüm aramak, barışın ve  uzlaşı kültürünün temin edilmesinde öncülük etmek, meselelere farklı bakış açısı kazandırmak  eminimki, siyasete olumlu bir değer katar.

Ve her şey önemlisi de insan hakları kullanımını yaygınlaştırır ve güçlendirir!!

Şimdilerde ise;

Türkiye’nin  gelecek siyasetini yeniden inşa etme sürecinde gösterdiği  gayreti, varlığı ve ağırlığıyla birilerini rahatsız eden  IYI PARTİ Genel Başkanı Meral Akşener bir kadın lider olarak  siyasetteki  çabası âdeta  “siyasetin erkek işi olduğu ”tezini çürütür nitelikte siyasete olumlu  değer katmaya çalışıyor.

Ez cümle;

Kadının siyasal sürece katılmasına taraf olmak, siyasetin kadın değerleriyle güzelleşeceğine iyileşeceğine ve bir fark yaratacağına inanmaktır..