Değerli okuyucularım, Söke, Karpuzlu ve Koçarlı’ya, yaşadıkları büyük sel felaketinden dolayı geçmiş olsun dileklerimi iletiyor; ölenlere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
İsrail’in, yerle yeksan ettiği Gazze’ye alçakça saldırıları yüzünden binlerce insan şehit oldu. Gazze artık harap bir şehir hüviyetinde. Ne gam ki, başta Suudi Arabistan olmak üzere Arap ülkeleri kılını dahi kıpırdatmıyor. Yazıklar olsun! Filistinliler için mücadele eden ülkelerin başında Türkiye, liderlerin başında ise Cumhurbaşkanı Sn. Tayyip Erdoğan geliyor. Sn. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun.
Dünya petrol ihracatı büyük oranda Hürmüz Boğazı’ndan yapılıyor. Şu an kapalı değil. Diğeri Süveyş Kanalı, o da kapalı değil. FOSİL YAKITIN nakledildiği kanallar çok şükür açık. Bu kanallar açık olduğu sürece dünya yakıt sıkıntısı yaşamaz. Ancak, bu kanallar savaş sebebiyle kapanırsa, Türkiye çok zor durumda kalır. İşte bugün, bu konuyla bağlantılı olarak YENADER Genel Bşk. Yrd. ve Güriş Enerji CEO’su Sn. Ali Karaduman’la yaptığım röportajı sizinle paylaşmak istiyorum.
· Ahmet Gözen: Sn. Karaduman, Türkiye’nin elektrik üretiminin ana bileşenleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
· Ali Karaduman: Tabi Ahmet abi.
(Sn. Karaduman, yaşanan kuraklığın HES yatırımcılarını finansal açıdan zor durumda bıraktığını söylerken, azalan hidroelektrik kaynaklı üretimin rüzgâr enerjisi santralleriyle ikame edilmesini önerdi. 2021’nin ilk dört ayında hidroelektrik santrallerine gelen su miktarının uzun yıllar erişilen %55,9’luk oranın altında kaldığına dikkat çekti. Bu durumun, özellikle 40 MW altında kurulu güce sahip santrallerin ilk beş aylık üretimlerini ciddi oranda düşürdüğünü ifade etti.)
Üretimdeki eksiklik doğal gazla karşılanacak
Hidroelektrik kaynaklı üretimin azalması, Türkiye Elektrik İletim A.Ş’nin, doğal gaz çevrim santrallerinden 5.000 MW’lik enerji satın almasına, bunun da elektrik fiyatlarının yükselmesine neden olacaktır. EPDK’nın rüzgâr enerjisi santrallerinde elektrik gücü ve mekanik güç arasındaki farkın da üretime katılmasına izin vermesi doğal gaz ithalatının ve cari açığın azalmasına katkı sağlayacaktır.
Türkiye’de şu an 40 MW altında 553 santral var. TEİAŞ verilerine göre, Nisan ayı sonu itibarıyla Türkiye’nin 97.376,5 MW olan toplam kurulu gücünün 23.244 MW’lık bölümünü 133 adet baraj, 8.101,3 MW’lık bölümünü ise 581 adet akarsu tipi HES oluşturuyor. 6.076,9 MW’lık toplam kurulu güce sahip bu santrallerin 553 adedi 40 MW altında.
· Ahmet Gözen: Fosil yakıtlarla ilgili önemli hususlara değindiniz. Fosil yakıt nelere sebep oluyor dünyamızda?
· Ali Karaduman: Dünyanın çeşitli bölgelerinde meydana gelen doğal afetlerin (sel, kuraklık, yangın ve aşırı kuraklık) ve iklim değişikliklerinin ortaya çıkmasının esas sebebi FOSİL YAKITLAR. Türkiye, yenilenebilir enerjide çok saygın bir yerde. Rekor kırmaya devam eden bütün iklim göstergeleri, dünyanın büyük kısmında şiddetli fırtınalara, sellere, kuraklıklara, orman yangınlarına ve bir iklim kaosuna sebep olacaktır. Bu tehlikeleri bertaraf etmenin tek yolu YENİLENEBİLİR ENERJİ. Yalnız, ne yazık ki fosil yakıt bağımlısıyız. Toplumlarımızın ve dünyamızın iyiliği için bu bağımlılığa son vermeli, FOSİL YAKITLARDAN vazgeçerek yenilenebilir enerji temelli dönüşümü hızlandırmalıyız.
· Ahmet Gözen: Güriş- Mogan, rüzgâr enerjisi, güneşten enerji ve jeotermal enerji üretiminde bildiğim kadarıyla Türkiye’de lider. Aydın’da önemli yatırımlarınız var. Biraz anlatır mısınız? Ancak, gördüğüm kadarıyla SERMAYE KURULU piyasasında yoksunuz. Neden?
· Ali Karaduman: Güriş Holding’in iştiraki Mogan Enerji Yatırım Holding olarak şirketin sermayesinin yüzde 15’ini halka açmak için SPK’ya başvuru yaptık, onay bekliyoruz. Ahmet abi, halka arz gelirini yeni yatırımlarda, mevcut borçların erkenden kapatılmasında ve işletme sermayesinde kullanacağız. Halka açılmayı ticari bir eylem olarak görmüyoruz. Bu daha çok, şirketin kurumsallaşması için atılan bir adım. Halka arz için 2-2.5 yıldır çalışıyoruz.
Sn. Karaduman “2022 yılında 10,8 milyar TL ciro, 5,1 milyar TL FAVÖK açıklayan Mogan Enerji’nin 2022 yılı sonu aktif büyüklüğü 62.5 milyar TL. 2022 yılında 3.8 milyar MWh elektrik üretimiyle, Türkiye’de enerji tüketimi (sanayi, kamu mesken vs) en düşük 13 ilin ihtiyacını karşılayabiliyoruz. Meskenlerin elektrik tüketimi dikkate alındığında ise, yine en az tüketim yapan 27 ilin tüm elektrik tüketimini karşılayabiliyoruz. Şirkete, başından bu yana 5,1 milyar dolar yatırım yaptık. Halka arzdan elde edilecek gelirin % 45’ini yeni yatırımlarda, yüzde 45’ini mevcut borçların erken kapanmasında, yüzde 10’unu ise işletme sermayesinde kullanacağız. Önümüzdeki dönemde grupta başka halka arzlar da olacak” dedi.
· Ali Karaduman: 21 yenilenebilir enerji santralimiz var. Size şirketin portföyü hakkında da bilgi vereyim. Portföyümüzün tamamını jeotermal, hidroelektrik ve rüzgâr enerjisi, yani yenilenebilir enerji kaynakları oluşturuyor. Gelir çeşitlendirme fırsatı yaratan çok sayıda tesise sahibiz. Şirket bünyesinde 1024,92 MW kurulu güç ve 21 adet yenilenebilir enerji santrali var. Yurtiçi ve yurtdışında toplam 1.131,75 MW kurulu güçle 27 adet yenilenebilir enerji santrali (12 adet RES, 8 adet JES, 6 adet HES, 1 adet GES) var. Güneş enerjisi santrali ve rüzgâr enerjisi santrallerinden ikisi yurtdışında. Yenilenebilir enerji santralleri sayesinde karbon emisyonunun azalmasında önemli rol oynuyoruz. Yıllık 1,3 milyon ton karbon emisyonu azaltıyor, çevrenin korunmasını sağlıyoruz. 30 Haziran itibarıyla şirketin toplam kurulu gücü 1.024,92 MW. Bu kurulu gücün yüzde 66,70’ine denk gelen 683,65 MW’lık kısmını RES’ler, yüzde 25,36’sına denk gelen 259,90 MW’lık kısmını JES’ler, yüzde 7,94’üne denk gelen 81,37 MW’lık kısmını ise HES’ler oluşturuyor. 2022 yılı sonu itibarıyla şirketin yıllık toplam net enerji üretimi 3.8 MWh. Bu üretimin yüzde 43,64’üne denk gelen 1.633.077 MWh’lık kısmı RES’lerden, yüzde 51,86’sına denk gelen 1.940.616 MWh’lık kısmı JES’lerden, yüzde 4,49’una denk gelen 168.058 MWh’lık kısmı ise HES’lerden elde edildi. Şirket, ürettiği enerji miktarı bakımından Türkiye’nin en büyük jeotermal elektrik enerjisi santraline sahip.
Şirketin portföyündeki enerji üretim santralleri Karadeniz, Akdeniz, Ege, Marmara ve İç Anadolu’da. 31.12.2022 itibarıyla şirketin toplam gelirinin yüzde 47,61’i RES’lerden, yüzde 46,90’ı JES’lerden, yüzde 3,36’sı ise HES’lerden elde edildi.
Ot bitmeyen alana GES yatırımı yapacağız
“Tarım alanlarına GES yapılmasına tamamen karşıyım. Morgan Tarım’da işleri hızlandıracağız. Kocatepe’de, ot dahi bitmeyen bir alanda, 32.5 MWh’lık bir GES yatırımını hayata geçireceğiz. Halka arzdan elde edilen gelirin bir kısmını bu yatırımda kullanacağız. Arnavutluk’ta 75 megavat gücünde bir RES yatırımı yapacağız. Kuzey Makedonya’ya yatırım yapma hedefimiz var.”
· Ahmet Gözen: Yukarıda verdiğiniz rakamlara bakarsak göz kamaştırıcı yatırımlarınız var. Peki, Aydın’da sülfür kokusunu gidermek için ne yapıyorsunuz?
· Ali Karaduman: Ahmet abi, sülfür kokusunu gidermek için önemli bir AR-GE yatırımı yaptık, artık çevreye koku yayılmıyor. Konu bağlamında şunları da ifade edeyim: Şirketimiz, jeotermal sistemlerden kaynaklı hidrojen sülfür kaynaklı koku sorununu aşabilmek ve sektör ayırt etmeden, tüm jeotermal süreçlerde değerlendirilebilecek bir sistem tasarlamak üzere 6 yıl önce AR-GE faaliyetlerine başladı. Bu süreçte, Pilot H2S Giderim Sistemi, şirketimiz tarafından işletilen Efe-8 JES tesisine entegre olarak devreye alındı. H2S Giderim Sistemi, küçük bir alana kurulabilmesi ve diğer desülfürizasyon sistemlerine göre düşük işletme giderine sahip olması gibi özellikleriyle ön plana çıkıyor ve yaklaşık yüzde 98 oranında yüksek bir giderim performansı sunuyor. Bu çalışmanın patenti şirketimize ait. Ayrıca, devreye aldığımız yeni tesis Türkiye’de sülfür üreten ilk tesis olacak. Bunun için ciddi yatırımlar yaptık.