Değerli okuyucularım, Sayın Ecevit gençlik yıllarında tanıyamadığım, tekdüze fikirlerimin olduğu gençlik yıllarımın o delikanlı dönemlerimde kendisini komünistlikle suçladığım bir liderdi, ben o zaman milliyetçi-maneviyatçı fikre inanıyordum.

Kıbrıs Harekâtı’nda Sayın Erbakan ile Kıbrıs’ı bize kazandırmış, İngilizlere kafa tutmuş müthiş bir liderdi.

 

Türkiye’yi çok seven CHP lideri idi. Şimdilerde ise aynı CHP’nin Bay Kemal’i (kendi söylemi) İngiltere’ye gidiyor ve diyor ki,

-Gençler istediklerinizi yapacağınız parayı İngiltere’de buldum.

Hay Allah, yahu İngilizler bizim dostumuz değil ki.

Neyse, bu konuya sonra döneceğim.

Sayın Ecevit’in vefatı sebebiyle kendisine rahmet diliyorum.

Aşağıda yazacağım hatırayı bilmeyenler okusun.

Ecevit’in yüceliğini görün, Dinine düşkünlüğünü görün, şimdiki CHP içindeki bazı yöneticiler gibi para, mal mülk düşkünü olmadığını göreceksiniz.

Gazeteci Mehmet Çetingüleç, Bülent Ecevit’le üç yıl boyunca bir dizi söyleşi yapmış.

Aslında Ecevit’in penceresinden Türkiye’nin yakın tarihinin kısa özeti...

Ecevit’e ve 47 kişiye Suudi Arabistan’da büyük bir arazi ve külliye miras kalır.

Peki, Ecevit bu araziyi ne yapmış!

 

Osmanlı döneminde Suudi Arabistan’da kutsal toprakların koruyucusu olarak görev yapan Mekke Şeyhülislamı Hacı Emin Paşa Bülent Ecevit’in anne tarafından büyük dedesiydi.

Görev yaptığı sürede 5 vakıf, 2 medrese ve çok sayıda kütüphaneden oluşan büyük bir külliye kuran Hacı Emin Paşa’nın koruması altındaki bölge, Hicaz’da ihrama girilen yerden Kâbe’ye kadar uzanıyordu.

Toplam 110 bin metrekarelik alana yayılan külliye için Bülent Ecevit ve yakınları İstanbul Şişli Sulh Hukuk Hâkimliğinde 1992 yılında açılan davayı 2005 yılında kazandı. (Ecevit tek mirasçı olduğu için diğerlerine göre yüksek pay almış.)

Ecevit kararı öğrenince dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i ziyaret ederek mirastan kendi payına düşen kısmını devlete bağışlamak istediğini söyler.

Tek şartı vardı;

Arazi Türk hacılarının hizmetinde kullanılacaktı.

 

Sezer, dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nu arayarak konuyu iletir.  

Bardakoğlu, Ecevit’le görüşmesi için yardımcısı Mehmet Görmez’i görevlendirir.

Görmez Ecevit ile görüşür.

Yol haritası oluşturulur.

Buna göre Suudi yetkililerle görüşülecek ve arazi Türk hacılarının konaklayacağı yer haline getirilecektir.

 

Oysa hukuken elde edilmiş, değeri 2 milyar dolar olarak ifade edilen büyük bir arazi ve külliye var. Bağış yapıldığı için burası artık devletin malı sayılır.

 

Ama kutsal miras adeta unutulmuş durumda. (sayfa 50/51)

Değerli okuyucularım, bu devlet adamının ne kadar milliyetçi maneviyatçı olduğunu öğrendiğim için kendisini bu ölüm yıldönümünde rahmet ile anıyorum, mekânın cennet olsun Sayın Ecevit.

 

 

***

 

 

Sayın CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu

Değerli okuyucularım bu aralar Sn. Bay Kemal (bu ifade kendisinindir)

Amerika’da ve İngiltere’de bankerlerden para bulmak ile meşgul, beyefendi İngiltere’den gençlere sesleniyor,

-Ey gençler, sizin isteklerinizi yerine getirmek için İngiltere’den para buldum, diyor.

Hay Allah, bin kunduz. Yarabbi Atatürk’ün partisinin başkanı İngiltere’den para bulmuş, bunu gençlere müjdeliyor.

***

CHP Aydın Gençlik Kolları, Aydınpost yazarları ile bir araya gelmiş; beni istememişler.

İşte bu gençlere o toplantıda sormak isterdim, Sayın Tayyip Erdoğan bu ülkede yap- işlet-devret ile akla hayale gelmeyen bir sürü eser ortaya koyarken,

 

Siz CHP’li gençler Avrupa’nın para babalarından faizle para dilenerek bulunan parayı içinize sindirecek misiniz?

 

Ayrıca,

1.    Aydın Büyükşehirde ve CHP Belediyelerinde yapılan 21.B ihalelerini,

2.    750 bin ton mıcır ihalelerinde yapılan yolsuzlukları, buralarda adrese teslim ihaleleri, gazetecilerin dövülmesini eleştiri yapan gazetecilerin ahlak dışı resimlerini çekerek trolleri ile kamuoyuna sunan bu trollerin ağır ceza mahkemelerinde yargılandıklarını biliyor musunuz,  sizi kullandıklarını içinize sindirecek misiniz?

3.    Eleştiri yazıları yazdı diye Aydınpost’a Efeler Belediye Başkanı Fatih Atay tarafından tazminat davaları açılmasını içinize sindirecek misiniz?

4.    Statlarda CHP’li belediyeler için eleştirel yazı yazan gazetecilere sinkaflı küfürler edilmesini nasıl karşılıyorsunuz?

5.    Ayrıca küfür edilen bu gazetecinin 10 yıl boyunca Sayın Özlem Çerçioğlu’na vefa gösterdiğimi, on yıl boyunca Özlem Hanım ve CHP lehinde yazılar yazdığımı bildiğiniz halde sizi yönlendiren kişiler tarafından sizi kandırdıklarını biliyor musunuz diye sormak isterdim.

Gerçekten büyük üzüntüm oldu, sizlerle karşılıklı fikir teatisinde bulunmak isterdim.

 

Şimdi bu CHP’li gençlere Aydın ilini köy haline getirenlerin yanında CHP’li Eskişehir’in nasıl turizm kenti haline geldiğini ve Sn. Yılmaz Büyükerşen’in kenti ne güzel hale getirdiğini yazacağım.

 

Değerli gençler, bundan bir müddet evvel Eskişehir’e gittim.  Orta Anadolu’da yaratılan Eskişehir’i görmenizi isterim.

 

Bunların hangisi büyük köy Aydın’da var? CHP’li Özlem Hanım hangisini yaptı,

okuyun.

Başlayalım.

Bu yazıda değişik yerlerden alıntılarım da vardır çünkü Eskişehir birkaç gün kalınarak anlatılamaz.

 

Aydın büyük bir köydür, CHP’li Sayın Özlem Çerçioğlu’nun Aydın’a hiçbir şey yapmadığını bu yazımdan sonra daha iyi anlayacaksınız.

 

Eskişehir’in dünyada en güvenli ilk 10 kent arasına girdiği yazıyor.

431 şehrin bulunduğu listede Eskişehir 8'inci, Antalya 61'inci, Bursa 74'üncü, İzmir 77'nci, Ankara 182'nci, İstanbul 263'üncü sırada yer aldığı ifade ediliyor.


Sayın CHP’li Aydın Büyükşehir Belediye Başkanının Aydın için yaptığı eserleri ile ilgili bir kitabı var mı?

Sayın Yılmaz Büyükerşen’in yazdığı kitabı alın okuyun, ben okudum ve bu şehirde yaptıklarını o rehber kitabı okuyarak gezdim.

Bugün, ünlü araştırma şirketi Numbeo'ya göre dünyada ilk 10 kent arasına giren Eskişehir…


Eskişehir'e uzun yıllar önce birkaç defa gitmiştim. Tipik bir Anadolu kentiydi… Fazla cazip bir tarafı yoktu… Ortasında akan Porsuk Çayı b*k akıyordu, tıpkı şimdi b*k akan Büyük Menderes gibi leş kokuyordu.

İnsanlar, Yılmaz Büyükerşen'i gördükleri yerde ya alkış tufanına tutuyor ya da ona sarılıp birlikte fotoğraf çektirmek istiyorlar. İnanılmaz bir sevgi var…

Eskişehir, 900 bin nüfuslu orta büyüklükte bir kent ama aklınıza ne gelirse her şey var orada…

Kentin ortasından akan Porsuk Çayı Eskişehir'e ayrı bir güzellik veriyor. İçinden su geçen kentler hep güzeldir zaten… Porsuk Çayı’nda turist taşıyan gondollar ve motorlar Venedik'i hatırlatıyor.

Yaz aylarında yüzüp serinlemek için halk plajı da var Eskişehir’de… Ücretsiz…
1999'dan beri 23 yıldır görev yapan Yılmaz Büyükerşen rüya gibi bir şehir yaratmış…
 

Bir “Masal Şatosu” var ki, anlatmakla bitmez… Yalnız çocuklar değil büyükler de hayran oluyor bu şatoya… İçine girip gezmek insanları gerçekten masal dünyasına götürüyor.

Eskişehir yeşilliklerle, güzel parklarla, suni göllerle dolu “Ülkemizde güzel şeyler de oluyor” derken, bu güzel şeylerin başında Eskişehir geliyor. Raylı sistem gelişmiş… Tramvaylar gece-gündüz şehri harmanlıyor. Her kentin bir karakteri vardır. Eskişehir'in de öyle…

Opera, tiyatro, müzik, güzel sanatlar, müzeler, üniversiteler… Ve bunların birbirleriyle kucaklaşmasından ortaya çıkan Avrupaî bir şehir…

Eskişehir'e gidince görülmesi gereken ilk iki müze:

1) Balmumu Heykeller Müzesi… Yılmaz Büyükerşen bu müzeyi 19 Mayıs 2013 tarihinde açmıştı. O günden bu yana çok geliştirdi. Atatürk başta olmak üzere, önde gelen siyasilerin, ünlü bilim adamlarının, iş insanlarının, gazetecilerin balmumundan yapılmış tam boy heykelleri var.

2) Eskişehir Kurtuluş Müzesi… Milli Mücadele'yi ve Yunan ordusunun Eskişehir cephesinde nasıl bir hezimete uğradığını belgeleriyle anlatıyor…

Eskişehir'in diğer turistik yerleri
Hamam Müzesi… Cam Sanatları Müzesi… Bilim-Kültür ve Sanat Parkı…

Opera Sarayı… Hayvanat Bahçesi… Oya Müzesi… Kedi Müzesi… Uçak Müzesi…
Modern Sanat Müzesi… Sualtı Dünyası… Uzay Evi ve Bilim Dünyası… Kent Park ve Japon Bahçesi…

 

CHP’li gençler biliniz ki,

Gidin, çevrenizdeki illere bakın. Aydın iline bakın. Ahmet Gözen olarak ben bu ilde 25 yıldır köşe yazıları yazıyorum.

Son on yıllık dönemde Sayın Özlem Çerçioğlu için bir sürü insanla kötü oldum çünkü ona kız kardeşim dedim.

Eleştiri yazan, diğer illerle karşılaştırma yazan bir sürü gazeteci arkadaşım geçmişte CHP’nin ve Özlem Çerçioğlu’nun dostuydu.

CHP ve Aydın Büyükşehir Başkanı ve onun etrafındaki yeteneksiz, basiretsiz A Takımı proje üretmedikleri ve Sayın Özlem Çerçioğlu’nun hayalleri olmadığı için Aydın ili köy kalmıştır.

Sizleri kandırıyorlar, bunu bilin benim gibi 10 yıl sonra anlarsınız.

İnşallah bir gün bir araya gelip medeni bir şekilde tartışırız,  ben her zaman hazırım ama medeni olarak.

 

İyi haftalar!