Değerli okuyucularım, CHP Genel Başkanı 2. Yüzyıl Manifestosunu yayınladı. Amerikalı Kemal Derviş, Ecevit iktidarında geçmişte Türk ekonomisinin canını nasıl okudu ise şimdi de Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’da yaptığı toplantıda bu Amerikalıyı kendine baş danışman almış ve manifesto yayınladı.

Değerli okuyucularım, bu Amerikalı danışman Türkiye’yi ne kadar tanır, Türk köylüsünü işçisini, halkını ne kadar tanır?

Atatürk İzmir’de ekonomi manifestosunu yayınlarken yanında hiçbir yabancı unsur yoktu. O, halkına, Türk ekonomistlerine ve kendine güveniyordu. Bu olay, öncelikle Türkiye’deki Ekonomi profesörlerine, bilim adamlarına hakarettir.

Neyse konumuz şimdilik bu değil.

 

CHP Heyeti ve Özlem Çerçioğlu, bayram değil seyran değil Söke Belediye Başkanı Levent Tuncel’i niye ziyaret etti?

Değerli okuyucularım, Aydın’da Nazilli Belediye Başkanı Sn. Kürşat Engin Özcan İYİ Partiden AK Partiye geçince Aydın politikasında adeta deprem oldu, bu depremin sarsıntısı ile Aydın Büyükşehir Meclis aritmetiği yeniden şekillendi.

38 Cumhur ittifakı, 44 Millet ittifakına dönüşünce CHP Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun etrafındaki A takımı şok oldu. Çünkü önceden kıymet vermedikleri Söke, Germencik, İncirliova ilçeleri ile bir sevgi bir ilgi anlatamam tabi şu anda Efeler ilçesi ile ilişkiler buz gibi. Fatih Atay bu ilişkilerdeki samimiyetsizliği gördüğü için sanırım hiçbir şekilde bu tiyatro oyununa girmiyor.

Özlem Çerçioğlu, Söke Belediye Başkanı Sn. Levent Tuncel’i görevden uzaklaştırıp Fatih Akkentli ile Söke Belediye Başkanını devirmek için Akkentli’nin teyzesinin kocası AK Partili Hasan Turhan mahkemeye müracaat ederek Levent Tuncel’in sağlık durumu belediye başkanlığı yapmasında sakıncalıdır demiş ve vasi tayini talep etmiştir.

Bu tiyatroyu yöneten kim? Fatih Akkentli.

Sayın Levent Tuncel, “Söke’de CHP’den herkes aday olabilir seçilir ama bu isim seçilemez” diyerek noktayı koymuştu.

Söke Ticaret Odası seçimlerinde, Fatih Akkentli (MHP’li) Metin Sakalar karşısında CHP’lilere sarı tişörtler giydirerek sandık başlarına koyduğu taraftarları ve desteklediği adayları 7 komiteden ancak birini alarak 6 komiteyi kaybetmiş, Söke ticaret erbabından müthiş bir tokat yemiştir.

 

Söke Ticaret Odasının kaybedilmesi, Özlem Çerçioğlu’na ve CHP’ye şok yaşatmıştır.

 

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’i de oyun içinde oyun oynayarak yıpratmaktadır.

Çünkü Ömer Günel’in hayalleri vardır hem de büyük hayaller.

İleride Özlem Çerçioğlu bir şekilde Aydın Büyükşehir makamını boşalttığında oraya aday olmak istemek gibi düşüncesi olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir veya Özlem Çerçioğlu o makamda iken de bu olabilirdi.

Ömer Günel’in Kuşadası Belediye Başkanlığı makamına gelmesini Özlem Çerçioğlu’nun hiç istemediği seçim döneminde kamuoyu tarafından bilinmekteydi.

Hatta Kuşadası Belediye Başkanı o makamdan alındığı takdirde yerine Evrim Karakoz’un düşünüldüğünü de dünya alem bilmektedir.

Bu makama Evrim Karakoz’u getirme oyununu Sn. Bülent Tezcan bozmuştur.

Kuşadası’nda yarım yamalak ASKİ yatırımları, kanalizasyon patlamaları, Kuşadası trafiği, Tariş meydanına belediye binası yaparak Ömer Günel’in altı oyulduğunu düşünüyorum.     

Aynı oyun Nazilli Belediye Başkanı için oynanmıştır.

Bu oyunu ileride Ömer Günel çok iyi anlayacaktır. Çıkarılan 1/5000 planlarda dönen sistem dahi hırslı Ömer Günel için tuzaktır.

Özlem Çerçioğlu yanına cümbür cemaat milleti toplayarak Sayın Levent Tuncel’i ziyarete gitmiş. Sn. Levent Tuncel de aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır.

  “Sevgili hemşerilerim. Geçtiğimiz gün Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Seyit Torun, Genel Başkan Yardımcımız Bülent Tezcan, İl Başkanımız Ali Çankır, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu, Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ve Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel tarafından belediyemize gerçekleştirilen ziyaret bizleri onurlandırmıştır.

 

Ancak kamuoyuna yansıtılmaya, gündemi meşgul etmeye çalışılan görevimi bırakacağım gibi konular spekülasyondan öte değildir.

2019 yılında halkımızdan gördüğümüz teveccüh ve iradeyle görevimin başındayım.

31 Mart 2024 tarihine kadar Söke’ye hizmetin aksamadan temini için tüm birimlerimizle, belediyemizin mevcut imkânlarını kullanarak çalışmalarımıza devam edeceğim.

Aydınlık bir gelecek güçlü bir Söke için çıktığımız yolda çalışmalarımız devam etmektedir ve edecektir.

Siz değerli hemşerilerime en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum” dedi.

 

***

 

Değerli okuyucularım, geçen yazılarımda “Ey Sökeliler, bu Özlem Çerçioğlu ve Levent Tuncel’den memnun musunuz?” diye sormuştum.

 

Buna cevap olarak aşağıdaki mesaj gelmişti. Bu okuyucum genç bir grubun temsilcisi olarak yazmış, ismi bende mevcut.

 

Bakın Söke için neler yazmışlar?

 

Memnun musunuz?

Bir soru geldi, yaşadığım şehir Söke ile ilgili! Memnun musunuz diye? Nereden ve neden diye sordum kendime.

Yerel yönetimlerden Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Söke Belediyesinden…

Evet… Bu iki sorunun bir arada gelmesi doğru dedim, çünkü el ele tutuşup söz verdiler, “Birlikte daha güçlüyüz daha çok proje gerçekleştiririz.” dediler.

O zaman cevapta her ikisine birlikte gelecek.

2. Soru;

Niçin seçimde verilen sözler tutulmadı mı?

Çalışıyorlar, yapıyorlar neyi yapmadılar ki!

İşte bu soru cevaba değer dedim.

Memnun olmak ya da olmamak göreceli bir soru, kişiden kişiye değişir. Ama neyi yapmadılar ki sorusuna cevabım çok.

Söke….

Birçok hizmeti hak eden, fırsatlarla dolu bir coğrafyada bir yerleşim.

Doğru yönetimle 1950’lerde ülkenin Paris’i unvanı ile onurlandırılmış yerleşimin yeniden bu unvanı alması mümkünken gelinen durum ortada. Söke kocaman bir köy.

 

Neler yapılmadı?

Cevap ne yapıldı ki…

Ama yine de sayayım böyle bir fırsat geçmişken elime.

 

Söke Çayı- Her adayın ilk verdiği söz. Söke Çayı ıslahı yapıldı. Söke Çayı ıslahı.

Kim tarafından? Devlet Su İşleri.

 

Ne yapıldı?

Olması gereken teknik kesitinde, taşkın riskinin önlenmesi için yani DSİ’nin sorumluluğunda olan kısmı yapıldı.

 

Ne yapılmadı?

Belediye Başkanlarının söz verdiği, kentin en önemli ve Söke’yi bambaşka bir şehir haline getirmeyi vaat ettikleri; yürüyüş yolları, rekreaktif alanları, kafeleri, içinden nehir geçen şehirlerin o suyu gördükleri, su kenarında oturdukları, belki de içerisine girdikleri, küçük gondollara bindikleri, gençlerin vakit geçirdikleri, çocukların neşeyle uçurtma uçurdukları, yaşlıların gazete okudukları, caddesinde kafeleri ve alışveriş alanları olan hali yapılmadı. DSİ ihaleyi yaparken belediyelerinde söz verdikleri gibi projeleri olsaydı ve birlikte yapılsaydı hayal miydi? Hayır, çok basitti ama yapılmadı.

 

Niçin?

Söke ve Sökeli kimin umurunda? Yarın 2 tane ağaç, biraz da çiçek dikip bağırırlar Söke Çayını ne güzel yaptık diye…İnananlar olur tabi ki ama ben ve benim gibi şehrini sevenler değil! 3-5 oyuncu inanmış gibi yaparlar, abartır, kabartırlar, oldu bitti işte. Şu gençlik merkezi diye bas bas bağırıp beton duvarlar içine gençleri koymayı düşünenler yapsalardı bu projeyi de, sadece gençler değil tüm kentli mutlu olsaydı, çok mu zordu?

Bir ara dinlemiştim hatta takip etmiştim bir projesini Söke Belediyesi’nin. Bir yarışma da yapılmıştı hatta işin en başında. Sonra tanıtımlar oldu, sergisi yapıldı, gezmiştim orayı. Projeleri görmüştüm.

 

Birçok teknik insan, hem de ülke ölçeğinde birçok başarılı projenin altına imza atan plancı ve mimarlar Söke’yi çalışmıştı. Dedim galiba oluyor bu sefer. Fark edenler, yaparlar da herhalde. Söke Çayı’nın etrafı yemyeşil, içinden sular geçiyor, yanında kocaman 2 cadde, caddelerden sokaklara geçerken büyük yeşil alanlar… Gençlik merkezi, kültürel yapılar, mimarisi düşünülmüş yapılar.

 

Bence Söke’yi kurtaran en önemli projeydi bu. Eskişehir Belediye Başkanı’nın Eskişehir’in kaderini değiştiren Porsuk Çayı projesi gibi. Hepimiz gitmedik mi Eskişehir’i gezmeye. Şahane tasarlanmış bir nehir, heykelleri, gondolu, kafeleri, gece yaşayan şehir hayatı, mutlu esnaf, mutlu halk.

 

‘’Uzaydan gelmedi Yılmaz Büyükerşen, ülkenin yetiştirdiği, vizyon sahibi bir yöneticiydi sadece.’’

Söke’de hak ediyor böyle yöneticileri, Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve Belediye Başkanı Levent Tuncel ile.

Aynı partiden seçildiler iki dönemdir, ne oldu? Siyasi çekişmeler ve egolar ile 2 projeyi bir araya getirip yapamadılar, neyi paylaşamadılar acaba? Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Söke Belediye Başkanlığı koltuğunda mı gözü vardı?

Peki, ne oldu o projeye? Duydum, Söke Belediye Meclisi oy birliğiyle iptal etmiş projeyi; Biraz araştırdım neden diye? 3-5 kişinin menfaati için. Tescilli yapılar varmış, anıtlar kurulu plan yapım sırasında onların yanındaki binaların kaldırılması için karar almış, bazı binaların da yeniden yapılacağı zaman katlarını düşürmüş, bunu duyan yöneticiler planı iptal etmiş, çünkü 3-5 kişinin rantı 120.000 nüfusun ve kentin geleceğinden daha önemliymiş ki meclis kararı ile iptal etmişler hazırlanan güzel projeyi. Büyükşehir meclisi belki farkına bile varmamış durumun, belki de ahbap çavuş ilişkisi onlar da iptali onaylayıvermişler.

Yani umursayan olmamış Söke’yi, Sökeli’yi, çocuklarını, gençlerini, geleceğini.

Çok bilen 3-5 kişinin, rantları ellerinden gidecek diye panik yapan küçük bir kitleyi korumuşlar. Daha çok şey söylenir de başka konulara da yer kalsın.

 

Otogar

Yine 2014 yılından bu yana yani 2 seçim kampanyasında verilen söz.

Mevcut yerinden imar planındaki yerine taşınacak, mevcut otogarın olduğu kentin yeşil alanı olacak. Yer altı otoparkı, meydanı, parkı, kent mobilyaları ile. Devlet Demiryolları’nın yaptığı restorasyon uygulamaları ile bir bütün olarak toparlanacak, Sökelinin sosyal-kültürel alanı olacak. Otogar da kentin girişindeki doğru yerinde Söke’ye yakışır, modern bir yapı olarak inşa edilecek. Hayal miydi? Niye geç kalındı? Hayır 8.5 yılda yapılamadı.

 

Gençlik Merkezi-

Son seçim projeleri döneminde çok moda oldu gençlik merkezleri. Yine her Belediye Başkanı adayının dilindeydi.

Anlamını, işlevini bilen var mı acaba bu sözü verirken? Kocaman bir kamu yapısı yapılacak, sorarsan ne olacak diye, cevap; kapalı yüzme havuzu, kütüphane, kafe, ders çalışılacak yer. Söke Belediyesi baya mücadele etmiş projelerini hazırlamak için. Belki de belediyenin tek yatırım projesi. 2-3 yıl bu projeyle uğraşmışlar, yapımından bahsetmiyorum, sadece projesinden bahsediyorum.

Baya büyük bir bina tasarlamışlar, bütçesini çıkarmışlar bakmışlar offf… çok yüksek.

Binayı biraz küçültmüşler, tabi küçültürken acaba neyi iptal etsek, hangisi gençler için çok önemli demişler, bakmışlar yani hepsi önemli de başka başka yerlerde de olabilir. Aslında ihtiyaç olan belki de sadece spor salonu, kapalı yüzme havuzu falan.

Nitekim hala proje ile uğraşıyorlar sanırım.

Aslında bakmayı bilen çok kolay çözer bu sorunu, bu kadar bütçe ayırdın mademki Efes sinemasını restore et, sineması, tiyatrosu, opera salonu fonksiyonlarının da bir arada kullanılabileceği, üst kattaki otel odalarında gençlere ders çalışma alanları yapılabileceği  muazzam bir yapı… Söke’yi anlatan… Al sana kültür, al sana kimlik. Bütçe o kadar büyük ki kalanıyla bir tane de kapalı yüzme havuzu yaparsın elbet..

 

Sokaklar…caddeler

Gelelim cadde, sokaklara… Kocaman şehir sokaklar delik deşik, yarısı ilçe, yarısı Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda. Fark etmiyor, her yer çukur. Pırıl pırıl bir cadde gösterin bana Söke’de. Çöp kutusu, bankı, engelli rampası, aydınlatma elemanı, dükkanların saçakları, tabelaları ile…

Yok... ne yazık yok.

1940’larda yapılan Atatürk Parkı iyi ki var. Halen oralarda yürüyor insanlar, çocuklar hala orada oynuyor.

Ne yaptılar ya 10 senedir Söke’ye. Bir saysınlar bakalım. +1 ne koydular. Asfalt-parke demesinler, çöp topluyoruz demesinler, su veriyoruz evinize demesinler. İnsanların yüzünü güldürecek ne yaptılar.

500 kişi çalışıyor Söke Belediyesinde, Büyükşehir Belediyesinde kim bilir kaç kişi çalışıyor 10’da 1’i ile yapılır bu saydıklarım. Gerisi ne yapıyor? Duyuyorum, dinliyorum, oturuyorlar. Yönetici yönetemeyince adam ne yapsın, oturacak tabi. Belediyeler sanki işçi bulma kurumu. 500 kişiyi besle, hizmet üretme, yine vaat ederiz, yine kazanırız de. Kamu zararını hesaplama, insanların aç karınlarınla

ödedikleri vergiyi har vur, harman savur. Hesap soran da yok. Miss.

Gelelim kaybolan, kullanılmayan değerlere

Söke 2014 yılından bugüne çok büyük bir sınıra sahip. Denize kıyısı, göle kıyısı, antik kenti, çok güzel köyleri var.

Menderes Havzasının ortasında. Peki, bu değerler için ne yaptı belediyeler. Bir sürü

vaatler. Doğanbey’de şunu yapıcaz, Serçin’de bunu. İki festival… bitti. Yazık bu coğrafyaya, yazık bu coğrafyanın yöneticisiyiz diyenlere. Bir bakın örneklere. Ne örnekler var, kamp alanları yapanlar, bungalov yapanlar, turizm yatırımları yapıp bölgenin yaşayanlarının ekonomik kalkınmasını sağlayan kentlere bakın. Onların Belediye Başkanları da uzaydan geliyor herhalde, sihirli değnekleri var. Bizimkilerin yok. Ondan yapamıyorlar.

Yani kısaca yanlış kişiye sordunuz soruları!!!

Memnun değilim!

AK Partili Hasan Turhan, Levent Tuncel için vasi atanması talebiyle mahkemeye başvurmuştu, dava kabul edildi AK Partili Hasan Turhan, Levent Tuncel için vasi atanması talebiyle mahkemeye başvurmuştu, dava kabul edildi

Çerçioğlu: Levent Tuncel'in gereğini yapacağını düşünüyorum Çerçioğlu: Levent Tuncel'in gereğini yapacağını düşünüyorum

Söke Belediye Başkanı Levent Tuncel görevimin başındayım dedi ama niye CHP heyetiyle fotoğraf servis etmedi? Söke Belediye Başkanı Levent Tuncel görevimin başındayım dedi ama niye CHP heyetiyle fotoğraf servis etmedi?