1 Kasım’da heyecanı sönük, sonuçları büyük seçime gidiyoruz.
Yapılacak seçim ülkemiz açısından “Kırılma noktası” olacak.
Tıpkı 2002 seçim sonuçları gibi.
Türkiye geldiği noktadan sandıktan aldığı güçle ya yoluna devam edecek,
Yâda, yeniden koalisyonlu dönemlere merhaba diyecek.
Sonuçlar açıklandığında, ya iktidar karşıtları kazanacak,
Yâda; iktidar sandıktan aldığı dersle yala devam vizesi alacak.
Yer yer nükseden ve millet tarafından tasvip görmeyen “Şımarıklığın ve iktidar sarhoşluğunun” bedelinin ağır olacağını da görmüş olacak.
Bekleyip göreceğiz.
Milletin tercihi sandıkta nasıl tecelli ederse etsin herkes sonucu kabullenmelidir.
Özellikle partilerimiz.
Yeni duruma göre pozisyon almalı, milletimizi eli böğründe koymamalıdır.
Yapılacak seçimler üzerinde oluşturulacak şaibe ülkenin siyasi hayatına darbedir.
Bize göre bu konuda hassas olmak gerekiyor.
Bir tane seçmen bile, hür iradesine müdahale ediliyor ve kendisini tehdit altında hissediyorsa buna müdahale edilmeli güvenlik sağlanmalıdır.
Atılan taş ürkütülen kurbağaya değmelidir.
Ancak sandık üstünde oluşacak tehditleri bertaraf edeceğim derken,
Şuyu vukuundan beter sonuçtan kaçınılmalıdır.
Demem şudur ki;
Seçme hakkını özgürce kullanması kadar, seçimler üzerinde oluşacak şaibede seçme hakkı kadar önemlidir.
Yerleri değiştirilecek sandık sayısı ve seçmen sayısının genel sayı içindeki payı dikkate alındığında etkisinin kıymeti harbiyesi yoktur.
Bize göre;
Seçimlerde sandık bölgelerine konulacak kamera sistemiyle, sandık bölgesinin denetlenmesi ve özgür oy kullanma imkanı sağlanabilir.
YSK bu görevini siyasi partiler talep etmeden yapmalıdır.
Oy kullanma sürecinde, oyların kullanılma evresinin öncesinde ve kullanıldıktan sonraki sayım süreçlerinde işlemlerin salimen yapılması için sandık kurullarında görevlilerin can güvenliği başta olmak üzere, görevlerini rahat yapmaları sağlanıp, sandıklar ilgili seçim kurullarına güven içinde ulaştırılmalıdır.
Bu görevi yapamayan YSK yönetimi derhal görevden alınıp haklarında yasal işlem yapılmalıdır.
Bu arada şunu da belirtelim.
Daha sandık bölgeleri tespit edilmeden yetkisiz olduğunu söyleyenlerden siyaset kurumu birlik içinde olup görevden kaçan YSK yetkililerine gerekeni yapılmalıdır.
Milli İradenin sağlıklı oluşmasına katkı vermeyenler cezalandırılmalıdır.
Siyaset kurumu bu görevden kaçmamalıdır.