Değerli okuyucularım, Türkiye, Bartın Maden Faciası ile iliklerine kadar sarsıldı öyle sarsılma ki anlatılmaz.
Soma maden faciasında 300 maden işçimizin madende ölmesi sonrası Bartın’da da 41 maden işçimizin ölerek şehit olması –katledilmesi- Türk milletinin sarsılmasına sebep oldu.
Buradan yetkililere ve oradaki özellikle sendika ağalarına sormak istiyorum.
Sayın Tayyip Erdoğan’a cenaze namazında bir kadın “Giruzu patlaması olacağını ağabeyim bir hafta önceden bana söyledi” diyor.
İşte o an Sayın Cumhurbaşkanımızın donup kaldığını düşünüyorum.
Oradaki yetkililer, sendikacılar utanmadılar mı acaba? Göz göre göre bu 41 kişi öldü mü yani?
Yazıklar olsun!
Niye Avrupa’da binlerce maden ocağı varken oralarda böyle facialar olmuyor anlamak mümkün değil.
Aileler ve yetimler,
Değerli okuyucularım, ben Darüşşafaka’da 15 yıl hizmet ettim. Darüşşafaka, babası ve annesi ölmüş çocukları Osmanlı’dan beri okutur. Burada hizmet veren insanlar eli öpülesi insanlardır.
Yetim olmayan yetimliğin acısını bilmez.
Ben bu yetim çocuklarla iç içe oldum. Babalar ve anneler gününü asla kutlamam veya geçiştiririm. Kendi babam da yetimdi, o günler bu çocuklar için acı dolu anlardır.
Allah kimseyi yetim bırakmasın, babasız annesiz bırakmasın. Kuran’ı Kerim bununla ilgili ayetlerle doludur.
“Yetime hizmet etmek Allah’a hizmet etmektir, kim ki yetime hizmet ederse cennetliktir” der Kuran’ı Kerim.
Bununla ilgili sayısız ayet ve hadis vardır.
Şimdi;
Bartın’da Soma’da sayısız maden şehidi bana göre ihmal sebebiyle katledilmiştir. Kazalar sebebiyle ölenler hariç bu ölümlerde birçok kız, erkek çocuk yetim kaldı.
Bu çocukların yaşamının nasıl şekilleneceğini düşünebiliyor musunuz? Annesi, akrabaları 3 gün sonra unutabilirler.
Bu çocuklar bir ömür boyu babasızlığın acısını çekecekler.
Onlar her kapı açılışında babalarını bekleyeceklerdir.
Bayramlarda elini öpecek babaları olmayacaktır, okullarda babasızlığın acısını çekeceklerdir, evlendiklerinde babasızlığın acısını çekeceklerdir.
Rabbim bu öksüz çocuklara yardım etsin, Allah kimseyi öksüzlük ile imtihan etmesin.
Rabbimden vefat eden madencilerimize rahmet diliyorum.
Bu emekleri için şu ifade can alıcıdır,
“Yüz karası değil kömür karası, böyle kazanılır ekmek parası.”
Siz yerin 300 m. altında hiç kazma salladınız mı?
Yaşarken mezara girmektir bu.
Öbür taraftan bu facianın olduğu gün vur patlasın çal oynasın yapanları da Allah’a havale ediyorum, yazıklar olsun.
Bu hafta öksüz inciri ve jeotermal üzerine oynanan oyunları yazacaktım ama içimden gelmedi dostlarım, çok üzgünüm.
Vah giden maden işçilerimize, vah geride kalan yetimlerimize.