İnsanoğlunun varlığını sürdürebilmesi için öncelikle beslenmesi gerekir. Abraham Maslow'un teorisine göre yemek en temel ihtiyaçtır. Sekiz milyar insanın yaşadığı dünya üzerinde yemek kültürü oldukça önemlidir. Özellikle son yıllarda yemek kültürüne bağlı olarak gastronomi çalışmaları ivme kazanmış, ülkemizde ve dünyada gelişme göstermiştir. Buna bağlı olarak ilimizde de gastronomi üzerine çalışmalar başlamıştır. Bu konuda Yenipazar Yavaş Şehir adeta öncü olmuş, Adnan Menderes Üniversitesi gastronomi konusunda farkındalık yaratma konusunda gayret göstermektedir. İl Kültür Müdürlüğü daha önce yemek kitabı çıkarmış olsa da yapılan çalışmalar yetersiz kalmıştır. Özellikle Antep, Hatay ve Adana gibi illerimiz gastronomi üzerinde çalışarak önemli gelişmeler sağlamıştır.

Uzunca bir süredir üzerinde çalışılan ve geçtiğimiz hafta sonu tanıtımı yapılan Aydın Gastronomi Kitabı bu çalışmaların ürünü olmuştur. Aydın İlimiz bir turizm kenti olmasına, çok çeşitli yöresel yemekleri bulunmasına ve tescilli yemekleri olmasına rağmen gastronomi konusunda yeterince farkındalık yaratamamıştır. Bu nedenle Aydın Gastronomi Kitabı büyük bir çabanın sonucu çok değerli bir çalışma olmuştur. Şimdiye kadar hazırlanan en geniş kapsamlı bu kitabın hazırlanmasında emeği geçen başta Aydın Valisi Hüseyin Aksoy olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Yine geçen hafta başında Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde açılan sanat eserleri koleksiyonu açılışında Aydın Eski Eserleri Sevenler Derneği'nde bir dönem birlikte çalıştığımız emekli öğretmen, köşe yazarı ve yemek konusunda uzman bir kişi olan Havva Çetinkaya Çetintürk ile karşılaşınca tanıtım toplantısına katılmadığımı belirttim ve Aydın Gastronomi Kitabı için kendisini tebrik etmek istedim. Ama kendisinin çok emeği olmasına karşın tanıtım toplantısına davet edilmediğini söyleyince şok oldum. Bir kitabın hazırlanmasında bu kadar emeği olan birinin bu tanıtım toplantısına çağrılmaması ve emeğine saygı gösterilmemesi bana ilginç geldi.

Havva öğretmene neden böyle olduğunu sorduğumda çok üzülerek şunları söyledi:

"Pandeminin yarı yasak döneminde R. Hanım aradı. Valilikten Yemek kitabı çıkarılacağını benim de ekipte olmamı istediklerini bildirdi. Onun odasında toplandık. İstanbuldan Gastronomi alanında yetkili S. K. geldi. E. Bey, H.Usta ve Ben. Herkese saygım sonsuz ama konu yöresel yemek kitabı olunca içlerinde araştırmacı yerel yemek yazarı ve üstelik tescilli olan bir tek ben varım. Şu olsun bu olsun derken bir liste oluştu. Ben tarifler gönderdim (Hala durur yazışmalar) birkaç “Aferin, tebrikler” aldım ve sonra ne olduysa birden iletişim kesildi. Beni kimse arayıp sormuyor, gitti tarifler. Dedim ki: (Bu iş kaldı demek ki…) kitap çıkmayacak. Yaklaşık altı ay sonra bi baktım H. Ustanın orda yemekler pişiyor, sosyal medyada paylaşılıyor. Sosyal medya paylaşımının altına benim niye haberim yok yazdım? cevap yok.

Neyse, Aydın için güzel bir iş dedim, bağrıma taş bastım. O da ne? R. hanımdan bana tekrar telefon geldi. Havva Hanım listeleri gönderelim birkaç cümleyle hikayelerini de yazar mısınız? Kıyamadım, işi yarım bırakmak olmaz deyip; “Tamam“ dedim. Yazdım gönderdim. Yine ses seda kesildi.

Bir gün kitap başlıyormuş diye duyunca, “Çok güzel olmuş “ diye yorum yazdım. Bir ay sonra kitabın valilikte olduğunu okudum. Koştum gittim, hayırlı olsun dedim. İlgili arkadaş bakıp incelemem için lütfedip bir tane verdi. Bir baktım, kitapta annesi yemek danışmanı olarak görünüyor, şaşırdım. Hiç bir toplantıda kendisini görmedim. Whatsapp grubumuzda da değil. Yüzümden anlamış olacak ki açıklama yaptı: "Yemekleri pandemi döneminde kime yaptırayım hocam, anneme yaptırdım" dedi.

Onca araştırmam, köşelerde yazmam, ulusal kanallarda programlara yemek araştırmacısı olarak çıkmam hikaye imiş. Olsun dedim. Yine de ilk kitabımız çıktı diyerek köşemde yazdım, teşekkür ettim.

Lansmandan iki gün önce sosyal medya paylaşımını okuyunca koştum gittim. R. hanımın odasında hummalı bir çalışma. Hiç oralı olmadan "Ben davetli miyim kızlar" dedim. "Hocam biz bilmiyoruz. Listeleri Vali Bey hazırladı" dediler. "Nasıl yani siz vermeden nasıl hazırlar? dedim. Tam o anda R. hanım girdi odasına ve beni gördü. Masasına doğru gitti yüzünde yarı gülümsemeyle;" Hoş geldiniz" dedi. Ofisteki kızlar; "Hocamın listede adı var mı diye sormaya gelmiş” deyince, R. hanım; “O aileden sayılır, lansman yarın 1926 restoranda dedi ve telefonla konuşmaya başladı. Ağzım açık ağlamaklı zor attım dışarıya kendimi. Madem ailedendim bari programı bilseydim önceden dedim kendi kendime.

Ve beklemeye başladım. Belki telefon gelir diye, gelmedi. Listede adımın olup olmadığını bilmediğim için gitmedim. Ama Vali Bey teşekkürleri okurken adım geçmiş.

Üniversitedeki etkinlikten sonra doğru Valiliğe gittim. Bari hakkım olan kitapları alayım diye. R. hanım bana; “Hoş geldiniz niye gelmediniz yoktunuz" deyince patladım tabi. Serzenişte bulundum içim buruk olarak. Konu can sıkıcı olmaya başlayınca; "Bana kitap verecek misiniz yoksa gideyim mi? dedim. R. hanımın son sözü lütfedip ismimi teşekkür listesine eklemek olduğunu söylemek oldu."

Havva Çetinkaya Çetintürk öğretmenimin dedikleri böyle. Proje bir GEKA projesi. Kendisi bu proje ile ilgili bazı konuları bana anlatsa da maddi konular içerdiği için köşemize almadık. Elbette Proje için bir miktar para alınmış ve harcanıp dağıtılmıştır. Konu bizim değil ilgililerin konusu, burada önemli olan ortaya bir eser çıkarılmış olması ve bu yapılırken emeğe saygı gösterilmemesi.

Elbette bu tür çalışmalar önemli, desteklenmesi ve arkasının gelmesi gerekir. Bu nedenle emeği geçenlere tekrar teşekkür ediyorum ama emeğe saygı gösterilmesini özellikle rica ediyorum. Kitap hazırlandı, basıldı ve tanıtımı yapıldı. Umarım bu çalışmaların devamında ilimizin tanıtımı için önemli olan yapılacak çalışmalar kalıcı olur. Yoksa emekler sabun köpüğü gibi yok olur gider.

Son söz, Aydın Gastronomi Kitabı gereken etkiyi yapar ve ilimiz bu konuda hak ettiği yere gelir. Dünya Aydın ilinin yemeklerini tanımış olur.

"Emek çekilmiş her şey, değerlidir." (Mimar Sinan)