Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini 150 baz puan indirerek yüzde 10,50'den yüzde 9'a çekti. Peki faiz kararı sonrası kredilere nasıl bir yansıma görülecek? İşte detaylar...

TCMB'den yapılan açıklamada, "Kurul, mevcut politika faizinin küresel talebe ilişkin artan riskleri dikkate alarak yeterli düzeyde olduğunu değerlendirmiştir. Uygulanacak politikalar aralık ayında açıklanacak olan 2023 Yılı Para ve Kur Politikası metninde kapsamlı olarak ilan edilecektir." ifadelerine yer verildi.

FAİZ 2 YIL SONRA TEK HANELERE İNDİ

Merkez Bankası, bir önceki toplantıda politika faizini 150 baz puan düşürerek yüzde 10,5 seviyesine çekmişti. Merkez Bankası böylece ağustos, eylül, ekim ve Kasım toplantılarında art arda toplam 5 puan indirime gitti. Faiz, 2020 yılı Eylül ayında yüzde 8,25'ten yüzde 10,25'e çıkarılarak, tek haneli rakamlara ara verilmişti. Böylece 26 aylık aranın ardından yüzde 9 ile yeniden tek haneli faiz rakamlarına geri dönüldü.

Faiz kararıyla ilgili CNN Türk canlı yayınında açıklamalarda bulunan Beykent Üni. Rektörü Prof. Murat Ferman şu ifadeleri kullandı: 

Geçtiğimiz PPK kararının bir konfirmasyonu, bir arkasında duruş ve taahhüdü yerine getiriş olarak kabul edilmeli. Merkez Banka’larının güvenilirliği önemlidir. TCMB ibaresinin arkasında durarak. Seneyi iletişim bakımından önemli bir pozitif puanla kapatmıştır.

Merkez bankalarının bu konuda oynayacakları rol ve hareket kabiliyetleri eskiden beri tartışma konusudur. Enflasyona karşı nasıl tedavi uygulamak her zaman istenilen sonucu vermiyorsa burada da dünyada faiz artırarak antibiyotik kullanarak sıkılaştırma yoluyla enflasyon üzerinde kalıcı etki sağlanması mümkün gözükmüyor.

Türkiye’nin kendi koşullarına göre vaziyet etmek lazım. Türkiye ekonomi politikası kapsamında özgün duruşun kodlarını burada aramak lazım. Türkiye ekonomisine uyarlarken illa ortadoks politikaları uygulamak sonuç vermeyebilir. Merkez Bankası taahhüdünü yerine getirmiştir.

ABD’ye 10 bin kiralık konut! Gayrimenkulde global marka olmayı hedefliyor ABD’ye 10 bin kiralık konut! Gayrimenkulde global marka olmayı hedefliyor

Merkez Bankaları piyasaları parmak ucunda tutmalı, piyasa ne yapacak diye çekinmeli hem de sanki merkez bankaları bu etkinliklerini kaybetmemeli. Merkez Bankası son aylarda bu gücünü bir tarafa bırakmıştı. Fed de bu gücünü 5 aydır bıraktı. O da hep yukarı yönlü kullanacak.

Ancak Merkez Bankası taahhüdünü yerine getirdi. 9.50’ye 9.75’e de inebilirdi ancak Merkez Bankası bir parça da fırsat varken yüzde 9’a indirdi.

Pandemi döneminde hükümetler destekleyici politikalar ortaya koydu. Bir tek Türkiye mart ayında bu tedbirleri açıklarken istihdam dostu, yani dolaylı olarak büyüme dostu bir öncelik olduğunu deklare etti. Bunu ABD, İngiltere deklare etmedi, AB deklare etmedi.

Türkiye zaten tercihini büyümeden yana kullanmıştır. İstihdam dostu bir model vardır. Önümüzdeki yıl da bu çerçeveye uygun şekilde ince ayarların yapılması beklenmektedir.

FAİZ İNDİRİMLERİ KREDİLERE NASIL YANSIDI?

Uludağ Üni. Doç. Yüksel Okşak ise konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

Ekonomide esas mesele beklentileri yönetmeniz, piyasanın bu beklentileri kabul etmesidir. Türkiye ekonomi modelinde ilk bahsedildiğinde piyasada kabul ediliş yoktu, bu zamanla oturmaya başladı.

Aslında bu bir duruştur. Makroihtiyati tedbirlerle kredilerde makas daraldı. Geçen ayki faiz kararı ve bugün açıklanan faiz kararını olumlu buluyorum. Her ikisi de piyasa beklentilerini yönetecek argümanlar içeriyor. Aralık ayına yapılan işaret, faiz azaltım mekanizmasının durdurulduğunu belirtiyor olması bile piyasanın fiyatlanmasında ciddi bir pozisyon almayı işaret ediyor.

Large, medium ekonomi tarifeleri sonuç vermiyor. Ülkenin kendi gerçekleri, istihdam yapısıyla uyumlu ekonomi politikaları daha netice verir hale geliyor.

Türkiye yolunu faiz indirimi ile makroihtiyati tedbirler, maliye ile destekledi. Bunu da liralaşma stratejisiyle ön plana çıkardı. Bugün izlenen politikaların tutarlılığı ve doğrululuğu var piyasalar bunu kabul etmiş durumda.