Evet, şimdi size bir soru sorsam; Efeler Belediyesi nasıl yönetiliyor? İyi yönetiliyor diye kaç kişi cevap verirdi acaba. İsterdim ki başkanlık seçimlerinde tüm gücümle destek verdiğim, kazanması için çok çalıştığım, Sayın Mesut Özakcan’ın belediyesi için herkes, “mükemmel çalışıyor” diyebilsin. Ama gerçek böyle değil. Maalesef belediyemiz iyi yönetilemiyor. Bir belediyenin iyi yönetilebilmesi için yalnızca başkanının iyi ve gayretli olması yeterli olmuyor. Çünkü belediyeler muhtarlık değil. Yüz binlerce insanın yaşadığı, sürekli değişen ve gelişen kentlerde, iyi bir yönetim için iyi bir ekip çalışması gereklidir. Çünkü belediye başkanı tek başına bu kadar çok işe asla yetişemez.

Belediye hizmetleri sadece çöp toplamak, su parası tahsil etmek, ruhsat vermek değil günümüzde. Belediye hizmetleri giderek çeşitlenmekte, belediyelerin eskiden göz ardı edilen sosyal yönleri giderek önem kazanmaktadır. Böyle olunca belediye hizmetleri çeşitlenmekte, uzmanlık gerektiren yeni alanlar açılmaktadır. Hal böyle olunca belediyelerin teşkilat şemaları da giderek genişlemektedir. Belediyeler iyi bir hizmet vermek istiyorsa bünyesinde çok sayıda uzman barındırmalı, çalışmaları bu uzmanlar yönlendirmelidir. Hatta bu çeşitlilikten dolayı kanunlar başkanlara çok sayıda danışmandan hizmet alma hakkı tanımışlardır.

Efeler Belediyesi hizmet binasının henüz yerinin bile belli olmayışından başlarsak, bir sürü işin belediyemizce iyi yapılmadığını görebiliriz. Belediyemizde en düzenli yapılan iş afişler olarak gözükmekte. Ama onlarda tasarım garabeti olduğu için insanların sinirlerini bozmakta. Tasarım demişken belediyemizin arada sırada bastırdığı basın bültenlerini hiç sormayın, bir bülten ne kadar kötü yapılırın örneği olarak gösterilebilecek düzeyde bu bültenler. Yani basın ve halkla ilişkiler bölümü evlere şenlik.

Kültür bölümünün de basın bölümünden farkı yok. Bir şeyler yapılmaya çalışılıyor ama, yaptıkları çalışmaları anlamak için tercüman tutmak gerekiyor. Bir ara gündeme gelen şehir tiyatrosu örneği gibi. Sosyal belediyecilikte kültür bölümü belediyelerin en önemli bölümlerden birisidir.

Park bahçeler müdürlüğü çalışmaları da aynı şekilde. Sanki işi bilen hiç kimse yok. İşler el yordamı ile gidiyor. Yaptıkları park dizaynları 70’lerden kalmış gibi. Ben başkan olsam, müdürlük personelini gezmeye gönderirim. Mesela Afyon’a, mesela Antalya’ya. Gezsinler, park nasıl yapılır görsünler diye.

Mezarlıklar da aynı şekilde berbat durumda. Efeler’de cenazeye gidiyorsunuz, eve gelip burnunuzu temizlediğinizde burnunuzdan kırmızı çamur çıkıyor, çünkü toz sadece mezarlığı değil, Efeler’in yarısını kaplamış durumda. İşi bilen bir ekip olsa 15 günde orayı çiçek bahçesine çevirir. Yeni eklenen mahallelerde durum daha da kötü. Bunları da diğer belediyelerin mezarlıklarına gezmeye göndermek gerekiyor.

İmar ve şehircilik içinde bir şeyler yazmak istiyorum. Efeler Belediyesi sınırları içinde yaya iseniz yandınız. Kaldırımlarda esnafın eşyaları, arabalar, düzensiz dikilmiş ağaçlar ve elektrik kutusu gibi engeller yüzünden yürünmüyor. Ne gereği var ki, “yayalar yoldan yürüsün” diye düşünülüyor sanırım. Şehircilik oturduk yerden olmaz. Şehrin gelişimini takip etmek, yeni alanların gelişimini planlamak, eski alanların dizaynını yeni duruma göre düzenlemek gerek, ama nerdeeee.

Aslında yazacak o kadar çok şey var ki. Hani neredeyse kitap yazılacak. Son olarak insan kaynakları ve eğitim müdürlüğü var. Personel eksikliğini tamamlayacak, personelin eğitimini sağlayacak. Gülüyorum kendi kendime. Önce bunların eğitilmesi ve diğer bütün ilgililer ile beraber diğer illere gezmeye gönderilmesi gerek. Yok, hala öğrenmiyorlarsa yapacak bir şey yok. O zaman sürekli gezmeye göndermek gerekiyor galiba.

Geçenlerde bir bülten görmüştüm onu da yazmadan geçemeyeceğim. Bir başlık atılmış, Sayın Başkan Mesut Özakcan, yağcılar içini ziyaret eden ilk belediye başkanıymış. Sesli güldüm. Allah bu başlığı atanı da güldürsün.

Son olarak birkaç soru; belediyemizde kaç tane danışman var? Bunların uzmanlık alanları nedir? Kaçı buralı? Boş danışman kadrosu var mı? Varsa neden boş duruyor? Teşekkürler.

Ne kadar çok çalışırsan, o kadar mesut olursun. (Charles Dickens)