7 Haziran seçimlerinin üzerinden yaklaşık 4 ay geçmişken yeni bir seçim heyecanı yaşayacağız. Yaptığımız alan çalışmalarında ve bizim dışımızda yapılan alan çalışmalarında da alınan sonuçların pek değişmeyeceği görülüyor. Üç aşağı, beş yukarı sonuçlar birbirine yakın olacaktır. Ama seçmenlerde gördüğümüz sessizlik bizi de tedirgin etmekte, ‘’acaba sandıktan bir sürpriz çıkar mı’’, sorusunu düşündürmektedir. Bir sürpriz olursa kimin lehine, kimin aleyhine olacağını kestirmek şu anda mümkün görünmediğinden bekleyip görmek en doğrusu olacaktır.
Seçimlerde başarı için kritik illerde siyasi partilerin ana temaları illere göre defans ya da hücum felsefesine dayanmak zorundadır. Yerelde ve genelde az farkla kazanılan ya da kaybedilen milletvekillikleri için çalışmalar sonucu belirleyecektir. Az farkla kazanılan milletvekilliği için kazanan partiler defans yapıp kaybetmemek isteyecek, buna karşılık az farkla kaybeden siyasi partilerde hücuma geçip kaybettiği milletvekilliğini kazanmak isteyecektir. Özellikle çekişmeli geçen illerde bu yarış kendini iyice hissettirecektir.
İşe Aydın yerelinden bakarsak, 7 Haziran seçimlerinde %40.56 oy alan CHP 4 milletvekili, % 29.25 oy alan AKP 2 milletvekili, %18.15 oy alan MHP ise 1 milletvekili çıkarmıştır. Oy oranı %8.84’te kalan HDP ise milletvekili çıkaramamıştır. CHP’nin kazandığı dördüncü milletvekili az bir farkla kazanılmıştır. Eğer CHP oy oranında %1-2 oy kaybı yaşarsa muhtemelen bu milletvekilliğini kaybedecektir. Kaybetmemek için de sıkı bir defans politikası izlemelidir ki, bu defansı özellikle Aydın BŞB Başkanı Sayın Özlem Çerçioğlu kanalı ile yapmaya çalışmaktadır. Geçen seçimin aksine bu seçime Sayın Özlem Çerçioğlu var gücü ile asılmaktadır. Buna karşılık AKP oy oranını %1-2 oranında artırırsa bu milletvekilliğini kazanabilecektir. Aynı durum MHP için de gerçekleşecektir. MHP oy oranını %2-3 oranında artırırsa bu milletvekilliğini kendisi kazanabilecektir. Tabi ki bunların gerçekleşebilmesi için diğer partilerin oy oranlarında artış olmaması gerekmektedir. Bu arada HDP sürpriz yapıp oy oranını %4 civarında artırırsa bir milletvekilliği kazanabilecektir. Bu senaryolara göre; 4-2-1, 3-3-1, 3-2-2 ya da 3-2-1-1 durumları gerçekleşebilecektir. Bunu da siyasi partilerin performansları belirleyecektir.
Yukarıdaki senaryoların hangisi gerçekleşirse gerçekleşsin seçim sonrasında yerelde önemli değişiklikler olacaktır. CHP’nin 4. Milletvekilliğini kazanıp kaybetmesi üzerinde bir sürü senaryo ortalarda şimdiden dolaşıyor. Özellikle Sayın Özlem Çerçioğlu bu senaryoların hepsinde var. AKP’nin milletvekili sayısının değişip değişmemesi de özellikle Sayın Mehmet Erdem ve Sayın Sadık Atay ile İl yönetimi için büyük önem taşıyor. Benzer durum MHP için de geçerli. MHP’de sayının 1’de kalıp kalmamasının yanında aldıkları oy oranı da önemli olacak. Bu oran liste dışı kalan Sayın Ali Uzunırmak ve İl yönetimi açısından önem taşıyor. Bu sonuçları önümüzdeki haftalarda hepimiz göreceğiz. HDP için başarı bir milletvekili çıkarmak olacaktır.
Ulusal düzeyde de durum pek farklı değildir. Genel olarak az farkla kazanılmış 30 civarında milletvekilliği bulunmaktadır. Bu sayı mecliste grup kurabilecek sayıdan bile fazladır. Partiler bu kazanımları korumak için illere göre defans politikaları ya da hücum politikaları belirleyecekler, bir şekilde de bunları uygulayacaklardır. Parti yönetimleri hummalı bir şekilde bu seçim çevrelerinde hesap kitap yapıyor. Seçmenlerin bıkkınlık yaşadığı bir ortamda partiler ellerinden geleni yapıyorlar. Sonuçlarını bir hafta sonra öğrenebileceğiz. Yeri gelmişken seçmenlere de birkaç söz etmek isterim.
Seçmenler oy verecekleri siyasi partiler ile milletvekili adaylarını en iyi şekilde tanımalıdırlar. Seçmenler kendilerine söylenenler ile yazılıp çizilenler ile yetinmeyip araştırmalı, kendileri için en uygun olan seçeneği bulmalıdırlar. Ayrıca geçmişte çektiklerini unutmamalı, hafızalarını her zaman dinç tutmalıdırlar. Yoksa daha çok kendi kendilerine ağlayıp durmak zorunda kalırlar. Benden söylemesi.