Son viraja girildi ama ne memlekette, ne Aydın’da seçim havası yok. Meydanlarda müzikli, anonslu seçim arabaları da görülmese seçim olduğunun farkına bile varılmayacak.
Beş ay öncesinin yorgunu adaylar canlarını dişlerine takmış süreci tamamlamaya çalışıyor… Her biri hem maddeten hem de bedenen yorgun ve bitkin… Tablo aynı çıkarsa yenilenme olasılığı olan 3.seçimi ağızlarına bile almak istemiyorlar.
Seçmenin durumu da adaylardan farklı değil… Alanda gördük ki, vatandaşın çoğu kendi derdinde… Kimi harç borç içinde… Sattığı alacağına yetmiyor… Memur, emekli geçim derdinde… Esnaf, tüccar ise ödeme sıkıntısında… Çoğu insanın ya kendisi ya da çocuğu işsiz.
Vaatlere inanan pek yok... Pastayı büyütmeden verilecek paranın hem de fazlası ile geri alınacağının herkes bilincinde.
Velhasıl vatandaşın gündemi ile siyasetçilerin gündemi örtüşmüyor… Kasap et derdinde koyun can derdinde dense yeridir.
Bu sakinlik hayra alamet değil… Birileri tokadı yer ama kim? Yanıtı sandıklar açılınca görülecek… Ama vatandaş siyasetçiye hürmette kusur etmiyor… Nezaket gereği geleni karşılıyor, gideni uğurluyor.
Sessizlik sandığa rağbeti azaltır mı? İzlenimlerimiz azaltmayacağı yönünde… Çoğunluk oyunu kullanacak ama kerhen… Kime, orası sır gibi saklı…
Vatandaş cephesi böyle…
Siyaset cephesi ise vaatlerle o kilidi açmaya çalışıyor… Kimisi fire vermeme, kimisi vekil sayısını artırma derdinde…
Tek başına iktidar sloganı ile AK Parti Mehmet Erdem öncülüğünde 7 Haziran’da 2237 oy farkıyla CHP’ye kaptırdığı milletvekilini geri almak için tam saha pres gece gündüz koşturuyor.
Peki, amacına ulaşabilir mi?
Yanıtını verebilmek için geçmişte bu partiye oy verip de 7 Haziran’da sandık başına gitmeyen ya da başka partiye veren insanların 1 Kasımda bu partiye oy vermesi için o günden bu güne ne değiştiğine bakmak gerekiyor.
Bu parti işe adayları yenilemekle başladı.7 Haziran’ın 1.sırası Sadık Atay 3. sırası Zeynep Karahan Uslu 1 Kasım listesinde yok. Bu değişiklik AK Parti’yi rahatlattı, denebilir.
Şurası bir gerçek… Aydın seçmeni milletvekillerini iş takipçisi gördükleri için yabancı adaya oy vermez… Tercihlerini tanıdık, iletişim kurmada zorluk çekmeyeceklerinden yana kullanır.
O nedenle Sayın Uslu’nun tutmayacağı baştan belliydi. Ancak onun gelişi Aydın’daki “şehir kulübü” siyasetini bozdu ve “kralın çıplak” olduğunu herkese gösterdi.
Eskiden kasabalarda kaymakam, komutan gibi “devlet ricalinin”, her partiden toprak zengini “eşrafın” ve ticaretle uğraşan varlıklı “seçkinlerin” devam ettiği, poker oynadıkları, normal vatandaşın alınmadığı adına “şehir kulübü” denen yerler vardı.
Bunlar görüş, düşünce ve siyasi konularda birbirine aykırı gibi görünseler de kulüpte menfaat birliği içinde aynı masanın etrafında toplanır içinde yaşadıkları ama değerler noktasında uzak oldukları halkı cahil, kendileri tarafından güdülecek sürü gibi görürlerdi.
Aydın siyaseti de son yıllarda böyle bir kasaba, şehir kulübü siyasetinin ağına düşmüştü. Siyaset adına yapılan rekabet değil birbirini kollayan, paylaşım merkezli danışıklı dövüştü.
AK Parti’deki yerel siyasetçilerin Zeynep Karahan Uslu’nun gelişine kadar belediye icraatlarına yönelik hatırda kalacak bir eleştiride bulunduğuna tanık oldunuz mu?
Dahası… Belleğinizi yoklayın… O meşhur stat görüşmesi ile Mehmet Erdem’i zamanın Başbakanı Erdoğan’a kim, kime şikâyet ettirmişti?
Taziye ziyareti adı altında AK Parti il binasına kimler, kimi tebrike gitmişti de objektiflere şen-şakrak görüntüleri yansımıştı?
BŞB adayı sıfatıyla Aydın’a ilk geldiğinde centilmenlik anlaşması yapmak için Mustafa Savaş’ı ayağın tozuyla kim, kimin yanına götürmüştü?
AK Partilileri siyasete küstüren asıl neden Sayın Uslu’nun deşifre ettiği, karşısında Mehmet Erdem’in bile “çakal uykusuna yatmayı” tercih ettiği, bu hileli yapılanmadır. 2011’deki %35,47 oranındaki oyunun 2015 de %29,25 oranına gerilemesi bu kirli ittifakın bir sonucudur.
AK Parti’nin 3. vekillik şansını artıran birinci neden 7 Haziran listelerinin değişmesi ile sadece bu partinin değil Aydın siyasetinin onur kırıcı bu “vesayetçi görüntüden” kurtulmuş olmasıdır.
İkinci neden de teröre karşı hükümetin ortaya koyduğu tavır… AK Parti bu tutumu ile milliyetçi oyların bir kısmının en azından 7 Haziran’da MHP ye kaptırdıklarının geri döneceğini umuyor.
Üçüncüsü, kritik eşikteki 3. sıra adayı Mustafa Savaş’ı önemli bir kesimin sahiplenmesi… Onun seçmende uyandırdığı mağduriyet algısı…
Dördüncü neden de yeni seçmenler…7 Haziran’daki 772 bin 649 seçmene çoğunluğu genç 4 bin 419 seçmen katılmış. AK Partililer bu gençlerden çoğunluğun 1Kasım’da tercihini kendilerinden yana kullanacağı inancını taşıyor.
İşte AK Parti’yi 3.vekillik konusunda ümitlendiren 7 Haziran’da olmayıp da 1Kasım’da olan başlıca etkenler ana başlıkları ile bunlardır.
Bu seçimin başka bir önemi de MKYK üyesi olarak Mehmet Erdem için sınav özelliği taşımasıdır. AK Parti oyunu artırarak seçimden çıkarsa ne ala… Oyları düşerse teneke çalarak sevinecek o kadar insan var ki, başta “kısa dönemlikler” elde teneke pusuda bekliyorlar.
Bunu da bir dip not olarak belirtmiş olalım… Seçimler Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.