Karar alırken iyicil ya da kötücül güçlerimizin hangisinin baskın olduğunu araştıran bilim insanları sosyal medyanın fazla kullanımı halinde bireyin kötücül davranmaya başladığını saptadı. Araştırmaya göre bireyi kötücüllüğe sevk eden sosyal medya mecralarının ilk sırasında TikTok var.

Bir olay, durum, kişi karşısında karar alırken iyicil ya da kötücül güçlerimizin hangisinin baskın olduğunu, iyicil/kötücül tutum ve algılarımızı psikometrik olarak ölçen bileceğimiz ‘Üsküdar İyicillik ve Kötücüllük Ölçeği’ni 1023 kişiye uygulayan Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Tutgun Ünal, sosyal medya kullanımı arttıkça ‘iyicillik’ algı ve tutumlarının azaldığı sonucunu paylaştı.

4 SAATTEN FAZLA KULLANIMDA...

Ünal, araştırmayla ilgili şu bilgileri verdi: “Sosyal medyada günde 4 saatten fazla zaman geçirilmesinin iyicillik tutum ve davranışlarını baskıladığını gözlemledik. Bu durum, disinhibisyon dediğimiz aşırı öfke, aşırı mutluluk, aşırı alınganlık gibi duygu ve davranışlarda aşırıya kaçma durumunun harekete geçmesiyle açıklanabilir. Sosyal medyanın özgür ve kontrolsüz doğası bir süre sonra kişilerde aşırıya kaçmayı ve duygusal kontrolsüzlüğü ortaya çıkartıyor. Akabinde kişiler kötücüllük güçlerini baskılayamadıklarında linç /iptal kültürü olarak ifade ettiğimiz kişileri ve kurumları toplumdan yok saymayı hedefleyen kötü niyetli paylaşımlar zincirinin de bir parçası haline gelebiliyor.

EN ÇOK TİKTOK 

TikTok kullanıcıları günde 1 saatten fazla sosyal medya videolarını hazırlama, paylaşma ve aldıkları etkileşimi takip etme davranışlarında bulunuyor. Bu yüzden disinhibisyonun yani kontrolsüzlüğün en çok görüldüğü sosyal medya mecrası TikTok olarak karşımıza çıkıyor. TikTok kullanıcılarının aşırı duygular barındıran videolar çekmesi ve duygusal kontrollerinin azalması iyicillik tutum ve davranışlarını baskılıyor. TikTok, toplumsal kural ve ahlaki davranışlar bütününden bir anda sıyrılıp aşırı kontrolsüz videoların servis edilmesiyle disinhibisyon etkisini yayıyor. Duygularını iyicil güçleriyle besleyemeyenlerde bir süre sonra kötücüllük kendini gösteriyor. Kısa videolar aracılığıyla yayılan olumsuz duyguların ve kötücüllüğün yayılım hızı olumluya göre 5 kat fazla. TikTok kullanıcılarda kötücüllük farkındalığı oluşmuş ama ortalamanın altındalar.”

 FAZLA SOSYAL MEDYA KULLANIMI İYİCİLİĞİ AZALTIYOR

Araştırmaya 765 kadın (%74,4), 258 erkek (%25,1) katıldı. Yapılan incelemelerde cinsiyete göre bir fark gözlemlenmedi fakat günlük sosyal medya kullanımına göre iyicillik ve kötücüllük algılarımızın farklılaştığı ortaya çıktı. Analizlere göre günde 1 saatten az sosyal medya kullananlar ile  4-6 saat ve 7 saatten fazla kullananlar arasında fark bulundu. Günlük sosyal medya kullanımı arttıkça ‘iyicillik’ algı ve tutumları azalıyor. 1 saatten az sosyal medya kullananların iyicillik puanları pozitif yönde anlamlı derecede farklılaşıyor.

TİKTOK KULLANICILARI ORTALAMANIN ALTINDA  

Sosyal medya uygulamalarına göre yapılan karşılaştırmada TikTok kullananlar ölçekten en düşük puanı aldı. Yapılan analizlerde, TikTok kullanıcılarının ölçekten aldığı puan Twitter, Instagram, Facebook, LinkedIn kullanıcılarından anlamlı olarak farklılık oluşturdu. Diğer sosyal medya kullanıcılarının puanları 80 puanın üzerine çıkarken, Tik Tok kullanıcıları ölçekten sadece 60 puan alarak ortalamanın altında kaldı. Tik Tok kullanıcıları, ‘Kötücüllükte farkındalık oluşmuş ama ortalamanın altında’ olarak değerlendirildi.