Seçimlerin üzerinden bir hafta geçti. Gerek yerel olarak Aydın’da, gerekse ulusal düzeyde hem iktidar, hem de CHP ve MHP başarısız sonuçlara imza atmışlardır. Ama ilk defa kendi başına seçime giren HDP, barajı geçerek mecliste temsil etme hakkını elde etmiş ve Türkiye partisi olma yolunda ilk adımı atmıştır. Artık bundan sonraki süreç HDP’nin ne kadar samimi olduğunu, kendisine oy veren sol kitleyi yanıltıp yanıltmadığı gösterecektir. Gerçekten barış mı istiyorlar, yoksa barış kılıfı altında başka amaçları mı var, bunu da zaman gösterecek. Ama her ne olursa olsun HDP, 7 Haziran seçiminin tek galibi durumundadır.
Gelelim diğer partilere. AKP gerek yerel örgütlerin belirlenmesinde, gerekse vekil adaylarının belirlenmesinde demokratik davranmamaktadır. Her ne kadar yöneticilerin ve adayların bu durumu bilerek seçimlere girdiklerini söyleseler de sonuçları olumsuz olmuştur. Bu durum Ankara’da iyi lobi faaliyeti yürüten kişilerin yönetici ya da aday olmalarını sağlamış, böylece sağlıklı olmayan listeler oluşmuştur. Aydın’da da aynı durum yaşanmış, parti tabanında listeye büyük tepkiler olmuştur. İthal adayların varlığı da farklı bir sorun oluşturmuştur. Gerçi tepkilerin büyük çoğunluğu seçim yenilgisinden sonra dillendirilmiş olsa da partililer memnun olmamışlardır. Burada iktidar olmanın avantajlarını dahi kullanamamışlardır. İthal adaysız iyi bir liste burada 3 vekili çok rahatlıkla alabilir, hatta 4 vekili zorlayabilecek iken 2 vekilde kalınmıştır. Yerel örgüt yöneticilerin ve Genel Merkezin bu durumu iyi analiz etmesi gerekmektedir.
Parti içi demokrasinin ve aday belirleme sürecindeki antidemokratik uygulamaların olduğu diğer bir pati de MHP olmuştur. Demokratik olmayan yollardan aday belirlemenin yanında Kadın Kolu gibi organlarında seçimle değil, tepeden atamayla yapılması ve sık sık değiştirilip etkisiz hale getirilmesi olumsuz etki yaratıp parti imajını olumsuz etkilemiştir. Aydın yerelinde aday listesinin büyük memnuniyetsizlik yaratması çalışmaların yetersiz kalmasına neden olmuştur. Hâlbuki büyük oy kaybeden iktidar karşısında çok daha fazla oy alabilecek iken alamamışlardır. Demokratik oylarla belirlenmiş iyi bir liste ve tüm birimleriyle iyi bir ekip çalışması ile seçim yürütülse idi MHP vekil sayısını ikiye, hatta üçe bile çıkarabilirdi. Ulusal düzeyde oyları ve vekil sayıları artmış görünüyor. Liste sorunu illerin yarısında kendisini hissettiriyor, kendilerini halka iyi anlatamıyorlar. Bu nedenlerle iktidardan kaçan oyların çok küçük bir kısmı alınabilmiştir.
Aydın CHP oldukça başarılı görülüyor. 2011 seçimlerine göre hem oy veren seçmenlerin sayısı, hem de vekil sayısı artmış durumda. Aydın’da Çerçioğlu’nun hakkını kendisine teslim etmemiz gerekir. İl ve ilçe örgütlerinin yetersiz çalışmalarına rağmen yaptığı stratejik hamleler oy sayısının artmasında oldukça etkili olmuştur. Bu stratejik hamlelere il ve ilçe örgütleri uyum sağlayabilseydi 5 vekil hiçte zor değildi. Bu nedenle Aydın’da Çerçioğlu başarılı, örgütler başarısız olmuşlardır. Ulusal düzeyde ise CHP yerinde saymış, vekil sayısı 3 azalmış, oy oranları da %1 düşmüştür. CHP tarihinin en iyi seçim bildirgesinin, projelerinin ve sloganlarının olmasına karşılık yerinde saymanın nedeni olarak kendilerini halka yeterince anlatamamaları olmuştur. Örgütlerin başarısız olması bu sonucu doğurmuştur. Yapılması gereken önümüzdeki süreçte yenilenecek olan örgütlerin halka inebilen, kendini anlatabilen dinamik örgütler şeklinde oluşturulmasıdır.
Sonuç olarak, partiler çeşitli açılardan değerlendirildiğinde, HDP hariç başarısızlıkları ön plandadır. HDP ise aldığı desteklerle barajı aşmış, Türkiye partisi olma yönünde adım atmıştır. Umarım kendilerine verilen değeri ve güveni boşa çıkarmazlar.