• BIST 109.156
  • Altın 153,130
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053

    PKK nefes alamayacak

    13.09.2011 07:57
    Terörle mücadelede başlatılan “tam saha pres” etkili şekilde devam ediyor.
    PKK nefes alamayacak
    PKK nefes alamayacak PKK nefes alamayacak PKK nefes alamayacak

     

    PKK ise saldırıları artırarak yok oluş sürecini durdurmaya çalışıyor. İşte bölücü terörü boğacak çok önemli adımlar... Ankara terörle mücadele konusunda çok kararlı ve bugüne kadar olmadığı kadar tüm kurumları ile tek vücut. Bir yandan yeni anayasa ile demokratik adımlar atılırken diğer yandan teröre karşı etkili bir mücadele başlatılıyor. Belki de Atalay’ın ifade ettiği gibi, “Bazen çözümler tüm kozları oynadıktan sonra gelir”
     
    PKK ile mücadelede 'Silvan saldırısının bir dönüm noktası olacağı' Ankara kulislerinin en popüler konusuydu. Nitekim geride kalan sürede yaşanan gelişmeler bu tespiti teyit etmiş durumda. Özellikle son günlerde PKK ile mücadelede perde gerisinde ilginç gelişmeler yaşanıyor.
     
    Ankara'nın havasına bakarak şunu söyleyebiliriz. Başbakan Erdoğan'ın 'Bayram sonrası artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' sözü bir konsept değişikliğinin ifadesi. Terör örgütü de 'Ankara'daki değişimi' fark ettiği için saldırılarını artırarak planı bozmaya çalışıyor.
     
    PKK'nın daha önceki gece Şemdinli'yi basmaya çalıştığı bir noktada yani gemiyi azıya aldığı bir dönemde Ankara ne planlıyor?
     
    ‘BU İŞİ ARTIK BİTİRECEĞİZ’
     
    Öncelikle şunu söylemek mümkün. Başkent'te askeriyle, polisiyle, MİT'iyle tam anlamıyla bir bütünlük var. Belki de ilk kez istihbarat paylaşımında, sivil asker dayanışmasında sorunsuz bir dönem yaşanıyor. Yüzle 58'lik referandum, yüzde 50'lik seçim AK Parti hükümetine müthiş bir öz güven verdi. Yakın gelecekte yeni bir seçimin olmaması da avantaj. Yani radikal kararlar ve tedbirler için zaman ve zemin müsait.
     
    Yeni stratejiyi belirlerken bu öz güven çok belirleyici oldu. Hükümetin nabzı 'bu işi artık bitireceğiz' şeklinde.
     
    Yine Ankara'nın havasına bakarak şunu da söyleyebiliriz. Açılım sürecinde birtakım çevreler 'Öcalansız olmaz' konusuna dahildi. Hatta hükümet çevrelerinden buna inandırılanlar da olmuştu. Fakat şu an itibariyle bu görüş askıda.
     
     Nitekim Ramazan başından bu yana Öcalan kimseyle görüşemiyor. Görüşmeler kesildiği için de örgüt şiddetin dozunu artırdı. Kulislere göre saldırılardaki artış da Öcalan'ın isteği. Çünkü İmralı'nın düşüncesi hükümetin kendine muhtaç kalması. Yani PKK aslında hep bildiğini ve tek bildiğini yapıyor. Silahla Öcalan'a mevzi açmaya çalışıyor.
     
    Başkent'te örgütle ilgili yapılan analizlerden birisi de şu: Eğer etkili nokta operasyonları ve saha hakimiyeti sağlanırsa örgütün askeri anlamda dağılması işten bile değil. Çünkü hem içte hem de dışta eskisi kadar destek bulamayacak.
     
    Açılıma ara verildiği, güvenlik eksenli bir politika ile tekrar 1990'lara dönüleceği yönündeki eleştiriler ise çok gerçekçi değil. Çünkü ne bugünün Türkiye'si eski Türkiye ne de iktidarda eski iktidarların zihniyetini paylaşan bir yönetim var. Açılımdan geri adım atmak yok. Fakat güvenlik olmadan, her gün şehitlerin geldiği ortamda da demokratikleşme yolundaki adımlar duraksayacağı için 'güvenlik ve açılım paralel' götürülecek.
     
    Yine kulisler ve Ankara'nın nabzı açısından not etmemiz gereken bir şey daha var. Türkiye, Kürt meselesinin çözümü konusunda hiç bu kadar kararlı olmamıştı. Risk almaya da hazır bir iktidar var. Fakat aynı zamanda çok ciddi bir güvensizlik de var. Çünkü muhatabınız yani BDP ya da o çizgideki siyasetçiler güven vermiyor. Perde arkasında başka mikrofonda başka konuşuluyor. Verilen sözler tutulmuyor. Böyle olunca yeni dönemde BDP'ye yönelik siyaseten fazlaca bir beklenti yok. Hükümet BDP'nin yemin edip Meclis'e geleceğini düşünüyor. Gelmezlerse de ekstra bir çaba harcama niyetinde olmadığı izlenimini veriyor.
     
    Artan terör olaylarını, açılımda gelinen noktayı ve bundan sonraki süreci açılımdan sorumlu isim Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile uzun uzun konuştuk. Bir grup meslektaşla sorularımızı cevaplayan Atalay çözüm için umutlu. Atalay'ın anlattıklarını bir cümle ile özetlemek gerekirse Türkiye örgüte karşı tam saha pres stratejisini uygulamaya koydu.
     
    Bakan Atalay 'tekrar 90'lı yıllara mı dönüyoruz' endişesinin yersiz olduğunu düşünüyor. "Açılım bitti, öl öldür noktasında değiliz" diyen Atalay "Güvenlik, diğer tedbirlerin uygulanması için. Nihayetinde güvenlik olmadan çözüme gitmek de mümkün değil. Altını çizerek söylüyorum asla kötü örnekler tekrar etmeyecek. Bu tedbirler çözümün yolunu açmak için" diyor.
     
    Bakan Atalay detay vermiyor ama kapsamlı bir açılım paketi üzerinde çalıştıkları ortada. Entegre bir proje üzerinde çalışılıyor. Yeni anayasa çalışmaları sırasında birtakım sürprizler görmek mümkün olabilir.
     
     İSTİHBARATÇI TAKVİYESİ
     
    Son günlerde Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde incelemelerde bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu Irak'ta. Dışişleri Bakanlığı'nın ayrı çalışmaları var. Bir yandan da nokta operasyonlar için polis özel harekatı sahaya çıkıyor. Yani bütüncül bir çalışma var.
     
    Bakan Atalay bu durum için "Birbirine entegre bir yol haritamız var. Hiçbir alanı boş bırakmıyoruz. Komuta kademesi bölgede incelemeler yapıyor. Diplomatlarımız çalışıyor. Askeri yönden, güvenlik yönünden gerekli adımları attık, atmaya devam edeceğiz. Artık Türkiye içi de Türkiye dışı da örgüt için güvenli alan olmaktan çıkacak. Kuzey Irak'taki istihbaratçı sayımız arttı. Askeri yönden de ilaveler olacak. Barzani yönetimi taleplerimize sıcak bakıyor. Ülke içinde de Hakkâri Şırnak bölgesinde alan boşluğu olmayacak. Askerimize, polisimize saldırının bir maliyeti olduğunu görecekler. Tam saha pres yapıyoruz" diyor.
     
    PREDATÖR İÇİN ABD İLE SIKI TEMAS KURULDU
     
    MİT'in başına Hakan Fidan'ın geçmesi, TSK'da da yeni oluşan komuta kademesi sonrası istihbarat paylaşımında etkili bir mekanizma oluştu. Artık tüm istihbarat kurumları her ay bir araya gelip durum değerlendirmesi yapıyor. Bakan Atalay'ın ifadesiyle 'istihbarat akışı çok iyi ve hiç olmadığı kadar verimli. Koordinasyon da iyi.'
     
    Aslında İsrail'le yaşanan sıkıntıların bir hayra vesile olduğunu da söylemek mümkün. Çünkü 28 Şubat döneminde başlayan ve son yıllara kadar süren TSK-İsrail yakınlaşmasının sonucu olarak alınan HERON'lar başımıza bela oldu. Hem İsrail anlaşma şartlarına uymuyor hem de zaten terörle mücadelede yanlış bir tercihti. Çünkü silahsız bu sistemlerin çok ciddi zaman kaybı var. Hükümet silahlı ve en etkili İHA olan Predatör'ü almak için ABD ile sıkı temasta. Eğer Predatörler envantere girerse PKK'nın rahat hareket etmesi mümkün olmaz. Çünkü Predatör uydu kontrollü ve hafızaya yüklenen terörist eşkallerini bulduğu anda taşıdığı üstün silah gücüyle imha edebiliyor.
     
    Gerek müstafi Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in ses kaydında itiraf ettiği hantal yapı gerekse de bizim bu köşede aktardığımız tuhaf bürokratik engeller konusunda çalışmalar başlatıldı.
     
    Atalay bütün aksaklıkların en kısa sürede düzeltilmesi için çalışıldığını, yeni dönemde valilere çok ciddi görev düştüğünü, artık kamuoyuna yönelik açıklamaların da valiler tarafından yapılacağını anlattı. Bütün bunların yanı sıra Dışişleri üzerinden Avrupa ve Amerika'da yoğun bir diplomatik trafik sürdürülüyor. Ülke içinde ise kamu diplomasisine ağırlık verilecek.
     
    Kuzey Irak istihbaratını İsrail kurdu
     
    Bakan Atalay, Lieberman'ın PKK ile ilgili sözleri için 'zihin altının yansımasıdır' diyor. Aynı zamanda çok ilginç bir bilgiyi de paylaştı; "İsrail'in Kuzey Irak yönetimi ile arası çok iyi. Hatta bu bölgenin istihbarat örgütünü İsrailliler kurup yetiştirdi. Hâlâ da temasları sürüyor. İsrail medyasının PKK'ya ilgisi de fazla. Sık sık terör örgütü yöneticilerinin röportajlarını yayınlıyorlar."
     
    Hakkâri'ye iki yeni sınır kapısı açılıyor
     
    Bakan Atalay İran konusunda aramızda herhangi bir sorun yaşanmadığını anlattı. İran'ın Türkiye ile işbirliğine hazır olduğunu, istihbarat konusunda çok ciddi bir paylaşım yapıldığını fakat PKK'ya karşı askeri anlamda bir iş birliği olmadığını söyledi. Bölgenin ekonomik olarak canlanması için de birtakım projeler var. Mesela yakında Hakkâri'den Kuzey Irak'a iki yeni sınır kapısı açılacak.
     
    Özetle şunu söylemek mümkün.
     
    Ankara terörle mücadele konusunda çok kararlı ve bugüne kadar olmadığı kadar tüm kurumları ile tek vücut. Bir yandan demokratik adımları yeni anayasa ile atarken bir yandan da teröriste karşı etkili bir atak başlatıyor. Yani artan şehitler ve saldırılar nedeniyle moraller bozulsa bile yakın gelecekte iyi şeyler görebiliriz.
     
    Belki de Bakan Atalay'ın ifade ettiği gibi "Bazen çözümler tüm kozları oynadıktan sonra gelir."
     
     
    AA
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim