Yangınlar, kentlerin ve insanların korkulu rüyasıdır. Yerel yönetimler yangınlara karşı önleyici tedbir almak ve çıkan yangınları en kısa sürede söndürmek için görevlidirler. Zamana karşı yapılan söndürme yarışının kaybedilmesi hem can hem de mal kaybına neden olabilmektedir. Bir insanın hayatı mal ile kıyaslanamayacak kadar değerlidir. Bu kadar değerli bir hayatı korumak için herkes üzerine düşeni sonuna kadar yapmalıdır.

Yerel yönetimler öncelikle yangınların çıkmaması için önlemler almalıdır. Bunun için çeşitli kurallar koyarlar. Bu kurallara uymayanlara da yaptırımlar uygularlar. Yangın esnasında neler yapılması konusunda bilinçlendirme eğitimleri verirler. Söndürme işi ile ilgili sürekli eğitim çalışmaları düzenlerler. Görevli personelin en kısa zamanda yangın yerine ulaşması, farklı tip yangınlara göre nasıl bir söndürme yolu izleyeceğini biliyor olması oldukça hayati bir durumdur. Elbette yerel yönetimlerin yangınlara zamanında müdahale için elinde yeterli malzemelerin de bulunması gerekmektedir.

Yaklaşık beş yıl önce Aydın Polisevinde çıkan yangın ve sonuçları benim hala hafızamda. Unutanlar şöyle bir hatırlasın o olayı. Yine birkaç ay önce sanayi sitesindeki bir depoda meydana gelen yangında hafızamızda. Çünkü müdahale yetersiz kalmış ve içeride bulunan tüm süngerler yanıp bittikten sonra yangın ancak söndürülebilmiştir. Yine birkaç gün önce Zafer mahallesindeki sıradan ev yangında gördük ki sokak aralarında itfaiyenin manevra yapacağı alanların yeterli olmaması nedeniyle zor anlar yaşanıldı.

Benim asıl vurgulamak istediğim nokta sünger deposu yangınında olduğu gibi kimyasal kökenli yangınlara müdahale. Kimyasal yangınlara su ile müdahale edemezsiniz. Çok kısa sürede ısının çok yükselmesi, zincirleme reaksiyonların oluşması ve yangının çok hızlı büyümesi söndürmeyi çok zorlaştırmakta. Bu tür yangınları ancak çok profesyonel ekipler ve çok iyi malzemeler ile söndürebilirsiniz. Ekibiniz iyi eğitimli ve donanımlı değil ise, elinizde bu tür yangınlarda kullanılacak malzemeler yoksa gerçekten yandınız demektir.

İyi kaliteli bir köpük, karbondioksit, sodyumbikarbonat veya amanyumfosfat gibi kuru kimyasal tozlar, heptafluropropan gibi kimyasallarını yoksa gerçekten yandınız demektir. Su ile soğutarak söndüremeyeceğiniz bu tür yangınların bir şekilde boğulması, üzerinde bir kalkanın oluşturulması, ısının iyi absorbe edilmesi (emilmesi) vs. gerekmektedir.

Batı Gazi Bulvarı ile 1901 sokak arasında bir otel var. Alt katı ile birinci katı sünger ve yapıştırıcı deposu olarak kullanılıyor. Ayrıca yanındaki boş dükkan ile 1901 sokaktaki apartmanların altındaki depolarda da aynı kişi tarafından sünger ve yapıştırıcı depolanıyor.

Şimdi buradan yetkililere soruyorum;

1-Bu küçük ada üzerinde birbirine bitişik düzende yüz civarında daire, otel, kreş ve çeşitli dükkânlar bulunmakta. Bu otelin altında gece vakti bir yangın çıkarsa ne olur?

2-Böyle bir yangına ekiplerimiz ne kadar sürede müdahale edebilir?

3-Bu müdahale süresi yeterli midir?

4-Elemanlarınız böyle bir yangın konusunda eğitimli mi?

5-Elemanlarınızın böyle bir yangın karşısında nasıl davranılacağı konusunda uzman kişilerden eğitim aldırdınız mı?

6-Yukarıda bahsettiğim kimyasal mücadele malzemelerinden elinizde yeterince var mı?

7-Kullandığınız araç ve gereçler yeterli ve modern mi?

8-Allah korusun ama böyle bir yangında kaç kişi yaşamını yitirir?

9-Yoğun yerleşim yerlerindeki bu tür depo alanlarını şehir dışına almayı düşünüyor musunuz?

10-Yangın konusunda yaptığınız denetimler yeterli mi?

11-Yangın önleme ve tedbir alma konusunda halkı bilinçlendirme adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

12-Gerekli önlemleri almak için can kaybı mı olması bekleniyor?

13-İnsana değer vermeyi düşünüyor musunuz?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler. Bu arada söylemeliyim ki ben orada oturuyorum.