• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242

    Metabolik sendromu kırmanın yolu var

    26.01.2012 22:48
    Amerikan Plastik Cerrahi Derneği çağımızın vebasını araştırdı
    Metabolik sendromu kırmanın yolu var
    Metabolik sendromu kırmanın yolu var Metabolik sendromu kırmanın yolu var Metabolik sendromu kırmanın yolu var

    Metabolik sendrom hastalığının tedavisiyle ilgili yapılan bir araştırma, bel ve karın bölgelerindeki yağları lazer lipoliz ve liposakşın yöntemiyle alınan hastaların yüzde 70’inin içine düştükleri depresyon ve kısır döngüyü kırdığını ortaya koydu.

    Estetik ve Plastik Cerrah Doç. Dr. Tayfun Türkaslan, Amerikan Plastik Cerrahi Derneği’nin yaptığı araştırma sonuçlarının, ülkemizde her üç kişiden birini tehdit eden metobolik sendrom hastalığıyla mücadelede önemli bulgular sunduğuna dikkat çekti. Doç. Dr. Türkaslan, TÜİK’in 2010 Yılı Türkiye Sağlık Araştırmaları’nda obezitenin en büyük sorun olarak karşımıza çıktığını belirterek, “Nüfusumuzun 15 yaş ve üstünün yüzde 17’si obez, yüzde 33’ü ise fazla kilolu. Obez ve fazla kiloluların yüzde 50.5’ini erkekler, yüzde 49.4’ünü kadınlar oluşturuyor. Metabolik sendrom hastalığı hareketsiz ortamlarda, masa başında, düzensiz beslenen ve stres altında çalışanlarda daha sık görülüyor. İleri yaşlarda kalp ve şeker hastalığına, hipertansiyona, erken yaşlanmaya yol açabilmektedir” diye konuştu.

    30-40 YAŞLARI ARASINDA YAĞLANMA BAŞLIYOR
    Bel ve karın bölgesindeki yağlanma ve sürekli açlık hissiyle kendini gösteren bu hastalığın modern yaşamı gittikçe daha fazla tehdit etmeye başladığını vurgulayan Doç. Dr. Türkaslan, hastalığın tedavisine yönelik Amerikan Plastik Cerrahi Derneği’nin Eylül 2011’deki bülteninde yayımlanan araştırma sonuçlarının, yağ aldırmayla sağlanan estetik düzelmenin hastanın özgüven ve motivasyonunu arttırdığını belirtti. Araştırmada, liposakşın ve lazer lipoliz ile yapılan estetik müdahaleyle, hastaların trigliserit ve kan kolesterol seviyelerinde ciddi düşüşler yaşandığının da ortaya konulduğunu belirten Doç. Dr. Türkaslan, “Bel ve karın bölgesinde oluşan bölgesel yağ artışının hastalığı şiddetlendirici etkisi artık net bir şekilde ortaya konulmuştur. Özellikle erkeklerde 30-40 yaşlar arasında karın ve bel bölgesinde ülkemizdeki beslenme alışkanlıkları nedeniyle sıkça bölgesel yağlanma oluşmaktadır. Ailesel yatkınlık da varsa, diyet ve egzersiz dahil diğer yöntemlerden sonuç alınamıyor” diye konuştu.

    LAZER LİPOLİZ İLE METOBOLİK SENDROM FRENLENEBİLİYOR
    “Bu yağlardan kurtulmak mümkün mü?” sorusuna açıklık getiren Doç. Dr. Türkaslan şunları söyledi: “Yağ aldırma işlemleri artık estetik amaçlarla değil, sağlığımız için de kullanılıyor. Liopakşın, yani yağ aldırma işlemiyle bel ve karın bölgesindeki yağlar alınarak bölgesel zayıflama gerçekleştirmekteyiz. Ayrıca son yıllarda geliştirilen lazer lipoliz yöntemi ile bölgesel yağ birikimleri ameliyata gerek kalmadan yok edilebilmektedir. Bu uygulamada lazer enerjisi deri altına çok ince fiber kablo ile nakledilerek ışık enerjisi termal enerjiye çevrilmektedir. Böylece yağ hücreleri adeta oldukları yerde patlatılmaktadır. Lokal anestezi ile kolay uygulanabilir bir işlemdir. Daha hızlı iyileşme ile sosyal hayata hızlı dönüş sağlanmaktadır.”

     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim