• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501

    Erdoğan B planını açıkladı

    29.03.2012 08:49
    Başbakan Erdoğan, Güney Kore’den İran’a geçerken gündemi değerlendirdi.
    Erdoğan B planını açıkladı
    Erdoğan B planını açıkladı Erdoğan B planını açıkladı Erdoğan B planını açıkladı

    Kazakistan’ın Almaatı şehrindeki aktarma sırasında gazetecilere çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte o sözler...

    Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran tasarının Nimet Çubukcu’nun bakanlığı döneminde başladığını söyleyen Başbakan Erdoğan, dünyadaki uygulamaları da incelediklerini söyledi. Erdoğan “Hizmet alımı ile eğitim ve öğretim başlattığımızda, anında herkese özel okul şansı doğacak” dedi.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi’ne katıldığı Seul’den İran’ın başkenti Tahran’a geçti. Erdoğan, Kazakistan’ın Almaatı şehrinde yapılan aktarma sırasında gazetelerin yayın yönetmenlerine Türkiye gündemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. İşte Başbakan’ın sorulara verdiği cevaplar:

    4+4+4 konusu Genel Kurul’da. Bu konuda bir anket çalışması yaptınız mı?

    Çok farklı değerlendirmeler yaptık. Nimet Hanım’ın bakanlığı döneminde yapılan Eğitim Şûrası’nda bu konuda çalışmalar başladı. Arkadaşlara "Dünyadaki uygulamaları da getirin" dedim. Üzerinde çalıştık. Sizlere ilk kez açıkladığım gibi, “hizmet alımı” ile eğitim ve öğretim başlattığımızda, anında herkese özel okul şansı doğacak.

    “Hizmet alımı” ile öğrenci başına özel okullara destek ödemeyimi kast ediyorsunuz?

    Evet. Hizmet alımı ile öğrenci başına özel okullara destek vereceğiz. YGS ve LYS’yi de kaldıracağımız için, dershanelerin de kalkmasını arzu ediyoruz. Vatandaşa ciddi külfet oluşturduğunu görüyoruz. Ama artık doyuma ulaşmıştır. Belirli birikimleri ve kadroları var, onlar da okullaşsınlar. Biz de onlardan hizmet alalım. Özel hastanelerden hizmet alımı gibi...

    LYS veYGS kalkacaksa üniversiteye girişler nasıl olacak?

    Okul başarı puanları gibi kriterlerle öğrenciler liseden sonra üniversiteye girecekler. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’nın da YÖK’ün de alt yapı çalışmaları var. Bülent Arınç "Dershaneleri kaldırmak gibi bir çalışmamız yok" diyor... Bu bizim arkadaşlarla kendi aramızda yürüttüğümüz bir çalışma. Liderler istikameti verir, alttakiler de gereken çalışmaları yapar.

    YENİ ANAYASA İÇİN B PLANINI AÇIKLADI

    Dış basında Türkiye’nin yeni bir anayasa ihtiyacına vurgu yapan yayınlar var. Yeni anayasa çalışmaları nasıl gidiyor?

    Cemil Bey’le görüştüm. Ciddi bir hızlanmanın varlığından söz etti. Nisanda yazılımına geçmeyi planladıklarını söyledi. Temennim "kesintisiz" anayasa...

    Anayasa konusunda bir uzlaşmama riski var mı?

    Tabii ben uzlaşmayla bunun halledilmesi yanlısıyım. Umarım Meclis’te grubu bulunan dört partinin temsilcileri, STK’ların da görüşlerini aldıkları bu komisyonda uzlaşmayı başarırlar. Bu işi tamamlayabilirlerse çok daha güçlü bir Anayasa ortaya çıkar.

    Diğer partilerin kırmızı çizgileri var. Bir B planınız var mı?

    Arkadaşlara "Bu süreci tıkayan biz olmayalım" diye söyledim. Derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. Herkesin kırmızı çizgileri nedir görelim, değerlendirelim. Kısa süre önce milletin onayından geçen 26 maddelik bir paket var. Bunu geri çekemeyiz. Bunu zenginleştirelim, buna varız tabii. 4 parti uzlaşamazsa, B planı, uzlaşabilen partiler ne yapabilir onu görmek olur.

    P5+1'İ İSTANBUL'DA BULUŞTURACAĞIZ

    İran ve P5+1 Grubu (BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin, artı Almanya) arasındaki nükleer kriz görüşmelerine ev sahipliği yapma talebimiz kabul gördü mü? İran’ın nükleer çalışmalarına ilişkin P5+1 toplantısının İstanbul’da yapılması teklifimiz kabul gördü. Ashton, bizzat kendilerinin kabul ettiğini söyledi. İran da daha önce kabul etmişti.

    8 TAKIM DÜŞERSE FUTBOL BİTER

    Özgür Gündem’in kapatılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

    Kurumların kapatılmasına sıcak değilim. Failler cezalandırılmalı, tüzel kişiler değil. Siyasette de böyle. 4-5 kez kapatıyorsunuz. Yenisi kuruluyor... n Şike konusunda da siz “suçun şahsiliği” vurgusunda bulunmuştunuz... Doğru. Platini’ye söyledim. O da “Haklısınız ama uygulama böyle” dedi. Ben de “Düzeltelim, o zaman” dedim. Şike sahaya yansımış mı bakılır ve karar ona göre verilir. Aksi halde kulübü cezalandırmak neden? Para cezası vermek neden? 8 takım birden ligden düşerse ne olur, futbol biter. Ceza davası ile Futbol Federasyonu’nun kararını birbirinden ayırmak lazım. Platini’ye de İngiltere örneğini verdim. Orada holiganlar yüzünden Theatcher İngiliz takımlarının Avrupa’ya çıkışını 5 yıl yasakladı. Ne oldu? Kendi aralarında gayet güzel devam ettiler. Döndükleri sene de şampiyon oldular.

    Erdoğan’ın örnek verdiği HEYSEL FACİASI

    Başbakan Erdoğan’ın Platini’ye bahsettiği İngiltere örneği, Heysel Faciası’nı işaret ediyor. 29 Mayıs 1985 günü Brüksel’de oynanan Juventus- Liverpool Şampiyon Kulüpler Kupası final maçının başlamasından önce olaylar çıkmıştı. İngiliz taraftarlar İtalyanlar’a saldırmıştı. Çıkan panik sonucu bir duvar çökmüş ve taraftarların tel örgülere sıkışması sebebiyle 38 İtalyan taraftar ile 1 Belçikalı ölmüş, 600 kişi yaralanmıştı.

    Olayları öğrenen futbolculardan Liverpool’lu Mark Lawrenson, Alan Hansen ve Kenny Dalglish sahaya çıkmak istemediğini söyleyince, devreye giren UEFA ve kulüp yetkilileri maçın oynanacağını söyleyerek oyuncuların sahaya çıkmalarını sağlamıştı. Bu çapta bir olaya rağmen final maçı boş tribünler önünde oynanmış; Juventus Michel Platini’nin penaltıdan attığı golle 1-0 kazanarak kupayı kazanmıştı.

    Olay sonucu İngiliz takımlarına 5, Liverpool’a ise 6 yıl uluslararası karşılaşmalardan men cezası verilmiştir. Brüksel’deki Heysel Stadyumu’nun ismi, ‘Kral Baudouin’ olarak değiştirilmişti. Devrin İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher sert bir açıklama yaparak, “Bu ceza az bile! Gerekirse artırabiliriz” diyerek İngiltere’deki holiganizme ciddi bir savaş açmıştı. Daha sonraki yıllarda İngiltere’deki futbol terörü, alınan radikal önlemlerle giderek azaldı ve Premier Lig bugün dünyanın marka değeri en yüksek ligi haline geldi.

    ‘NÜKLEERDE DAYATMAYA KARŞIYIZ’

    Kamuoyunun merakla beklediği İran temaslarına başlayan Başbakan Erdoğan, “Nükleer enerji konusunda kimsenin kimseye dayatma yapmaya hakkı yok” dedi. Erdoğan’ın “Nükleer görüşmeler İstanbul’da yapılsın” teklifi kabul gördü.

    Başbakan RecepTayyip Erdoğan, Güney Kore’deki programını tamamladıktan sonra resmi ziyaret için İran’a geçti. İran ile nükleer görüşmelerin İstanbul’da yapılması konusunda olumlu gelişmeler olduğunu, konuyu yakından takip ettiklerini söyleyen Erdoğan, “Nükleer enerji konusunda kemsenin kimseye barışçıl amaçlı olduktan sonra bir dayatma yapma hakkı yoktur” dedi.

    RESMİ TÖRENLE KARŞILANDI

    Başkent Tahran’daki Mehrabad Havaalanı’nda Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi ve diğer yetkililer tarafından karşılanan Erdoğan ikili görüşmeler çerçevesinde ilk olarak Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Rahimi ili görüştü. Sadabad Sarayı’nda Rahimi tarafından resmi törenle karşılanan Erdoğan, tören kıtasını selamlamasının ardından Farsça teşekkür etti. Karşılama töreninin ardından baş başa görüşmeye geçildi, ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

    Başbakan Erdoğan, İran ile nükleer görüşmelerin İstanbul’da yapılmasına ilişkin sorular üzerine, “Sayın Salihi bu konuda zaten İstanbul’da yapılmasını daha önce de söylemişti. Şimdi karşı taraftada bu konuda Kore Zirvesi’nde aldığımız bilgilerle olumlu gelişmeler var. Öyle zannediyorum ki onların açıklamasını beklemek durumundayız. Biz de bu sürece olumlu katkıda bulunmayı arzu ediyoruz. Çünkü baştan itibaren bu konuyu en yakın takip eden üçüncü ülke konumundayız’’ dedi. Erdoğan, nükleer enerji konusunda Batılı ülkeler tarafından herhangi bir dayatma olup olmadığına ilişkin bir soruya da, “Nükleer enerji konusunda kimseye barışçıl amaçlı olduktan sonra herhangi bir dayatma yapma hakkı yoktur. Nitekim Kore’deki toplantıda da nükleer sivil enerji noktasında, askeri enerji noktasında, bunların ortak ele alınması gündeme geldi. Tabii nükleer silahlara karşı aklıselim sahibi olan herkes normalde karşı çıkıyor. Ve böyle bir dayatmayı yapmaya da kimsenin hak ve salahiyeti yoktur’’ yanıtını verdi.

    Müzakerelerin Türkiye'de olmasını onaylıyoruz'

    İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Rahimi, Erdoğan'la yaptığı basın toplantısında nükleer enerjiden faydalanmanın herkesin hakkı olduğunu vurguladı. ''Biz bu nükleer müzakerelerin Türkiye'de olmasını onaylıyoruz ve kesinlikle istiyoruz'' diyen Rahimi şöyle devam etti: "Türkiye ve İran arasındaki ilişki çok kardeşçe bir ilişkidir ve kesinlikle zarar görmez bir ilişkidir. Bugün kardeşliğimiz ve dostluğumuzun gelişmesi konusunda, bir başka düğüm daha atılmış oldu bu sağlam bağa. Dostluğumuzu ve ilişkilerimizi geliştirmek için bugün bir adım daha ileri atmış bulunuyoruz. Bu her iki millete de mübarek olsun.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim