Son dönemde trafik sorunu ilimizde oldukça önemli boyutlara ulaşmıştır. Özellikle Astim kavşağı çalışmaları bu sorunu derinden hissetmemize neden olmuştur. İlimizde giderek artan trafik yoğunluğunun beraberinde getirdiği maddi kayıp, zaman ve kaynak israfı, meydana gelen kazalarda can ve mal kayıpları giderek artmaktadır. Üstelik hem sürücüler, hem de yayalar için yüksek düzeyde stres kaynağı yaratmaktadır.
Efeler İlçesi özelinde sorunun duruma bakalım. İlçe merkezindeki ana arterler yetersizdir. Bu arterler bağlanan yan yollarda mevcut trafiği kaldırmakta yetersiz kalmaktadır. Ana arterlerde ve yan yollarda park etmiş araçlar trafik sorunundaki karmaşanın daha da büyümesine neden olmaktadır. Mevcut otoparklar kayıtlı araç sayınının % 5’inden azını karşılamaktadır.
Yeni Dörtyol, Zafer Meydanı, Hükümet Bulvarı ile Gazi Bulvarı’nın kesişim noktası, Gazi Bulvarı ile Atatürk Bulvarı’nın kesişim noktası, Eski Dörtyol, Aydın Tekstil kavşağı, Muğla yolu üzeri Tansaş Kavşağı, Işıklı Kavşağı ve İstasyon Meydanı trafiğin en çok sıkıştığı alanlardır. Bu sıkışıklığa sebep olarak; kentin tarihi dokusu, yanlış açılan güzergâhlar, yanlış planlamalar, estetik kaygıları, yerel yönetimlerin park parası almak istemeleri, yanlış dolmuş güzergahları, uygun olmaya duraklar, yaşayanların uygun olmayan davranışları, sürücülerin ve yayaların bilgisizliği gibi onlarca nedeni daha yazabiliriz.
Tamam, anladık, ama ne yapabiliriz?
Öncelikle gerçekten çözüme inanmış bir yönetim gerekir. Laf olsun diye çalışıyor görünmekle trafik sorununun çözüldüğü şimdiye kadar görülmemiştir. İşimiz eğitim olduğu için neler yapılabileceğine kısaca değinelim.
Öncelikle İl Trafik Komisyonu’nun acil kararlar alması ve bu kararları hızlıca hayata geçirmesi gerekir. Transit araçların en kısa sürede şehir dışına taşınması gerekir. Hem de hiç vakit kaybetmeden. Trafiğin çok yoğunlaştığı kavşaklarda alt-üst yolların yapılması kaçınılmazdır. Ana arterler dışında kalan taşıyıcı yolların daha aktif hale getirilmesi ve tek yön uygulamasının genişletilmesi yararlı olacaktır. Tek yön uygulamasına geçilen cadde ve sokaklarda orta refûjlerin kaldırılması gerekmektedir. En kısa sürede bu yolların araç parkına kapatılması, ortaya çıkacak park yeri ihtiyacı için de büyük otoparkların inşa edilmesi gerekir. Bu iş için her yerel, hem de merkezi yönetim birimlerinin kaynaklarından yararlanılması yerinde olacaktır.
Merkezi yerlerde bulunan resmi dairelerin en kısa sürede çevreye dağıtılması hem araç trafiğinin, hem de yaya trafiğinin rahatlamasını sağlayacaktır. Bu yapılamıyorsa yeni yapılacak resmi dairelerin kesinlikle şehir dışında yapılması uygun olacaktır.
Anayol, tali yol bağlantıları düzgün yapılmalı, trafiğin akışını hızlandıracak şekilde aydınlatılıp sinyalize edilmelidir. Özellikle belirle belirli yönlere doğru trafik yoğunluklarının bulunduğu yollarda akışı hızlandırmak için akıllı sinyalizasyon çalışmaları yapılmalıdır. Ayrıca tren yolunun şehir içinde kalan kısımlarının deplase çalışmaları bir an önce başlamalıdır. Buradan kazanılacak alanlar araç trafiğine ayrılmalıdır. Yine tren yolları geçişlerinde alt ve üst geçitler bir an önce yapılmalıdır. Bu iş için acilen Ulaştırma Bakanlığı ile ortak çalışma grupları kurulmalıdır.
Dolmuş durak ceplerinin, okul servis bekleme yerlerinin genişletilmesi, yolcu indirme ve bindirmelerde akan trafiği engellememesi için önlemler alınması gerekmektedir. Mümkün olan güzergâhlarda toplu taşımanın hafif raylı sisteme dönüştürülmesi gerekmektedir. Raylı sistem hızlı ve etkili olursa birçok özel araç trafik dışı kalacaktır.
Bisiklet ve motosiklet gibi araçların trafik akışı düzenlenmeli, bunlara ait park yerleri tanzim edilmelidir. Böylece hem araç hem yaya trafiği olumlu etkilenecektir. Yaya trafiğinin çok yoğun olduğu bölgelere yeterli ve güvenli geçiş noktaları düzenlenmelidir. Tercih edilebilir alt ve üst geçitler bu iş için uygun adımlardır.
Daha birçok tedbir ve öneriyi buradan yazabiliriz. Ancak, yerel ve merkezi yönetimin işbirliği ile sorunun kolaylıkla çözülebileceğini yazmakla konuyu kapatmak istiyorum. Ben yerine biz diyebilmeyi başarabilirsek her türlü sorunun üstesinden gelebilir, daha yaşanabilir bir kente sahip olabiliriz. Herkes üzerine düşeni yapmalı, güçlü bir sinerji yaratmalıyız. Biz diyebileceğimiz, takım ruhu ile çalışabileceğimiz günlere.