Geçtiğimiz 12 Eylül Cumartesi... Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Kongresi yapıldı.
Yer Mimar Sinan Kapalı Spor Salonu... Tribün izleyici kapasitesi Bin 500 koltuk... Delegeler için 600 koltuk da zeminde var...İzleyici eh işte... Mevcut başkan Osman Gazi Cihangiroğlu tek aday.

Kongreler partilerin görücüye çıktıkları yer olmamaları nedeniyle önemli... Ayrıca teşkilatların sınavı... Buralarda depoladıkları heyecanla partililerin, davaya, partiye aidiyetleri güçlenir.
Kongreye ev sahipliği yapanr Mimar Sinan Kapalı Spor Salonu soğutma sistemi olan tek salondur... O nedenle sıcak mevsimlerde kongre için en ideal yerdir denebilir.
Ama buna rağmen salon dolmamıştı...Hal böyle olunca da yeterli heyecan atmosferi de oluşmadı.
İzleyenleri coşturma görevini mehter takımının üstlendiği görüldü... Ama mehter gençlerin yarattığı sinerjiden hayli uzaktı.
Her ne kadar:
Tek adaylı kongreler sönük geçer dense de... Bu tez dava partileri için değil kitle partileri için geçerlidir. .
O nedenle bir “dava partisi” olan... Dinamik gençlik örgütüne sahip... MHP için bu tez geçersizdir.
Peki, öyleyse niye, kongre partililerin arzuladıkları sinerji yoğunluklu bir atmosferde geçmedi?
Bu sorun aslında bir tek nedene açıklanamaz, MHP’nin zamanımıza kadarki tarihi bagajıyla bağlantılı bazıları konjonktürel, bazıları kimlikle alakalı beş başlık altında özetlenebilecek sorunların ürünüdür.
Birincisi:
Efeler İlçe Başkanı Mesut Gümüş’ün de kısa sohbetimizde dediği gibi MHP’den ayrılan partilerin hedef kitlesi milliyetçi oylar olunca MHP kendi içinde bir taraftan bölünüyor ve bölündükçe de küçülüyor ve zayıflıyor..
Bu partiler:
Büyük Birlik Partisi... İYİ Parti....Zafer Partisi...Anahtar Parti...Milli Yol Partisi ve Kutlu Parti......
İkincisi:
MHP Cumhur İttifakına katılmazdan önce radikal sol partiler ve DEM Parti dışındaki seçmenin bir nedenle partilerine kızan,hınç almaya yönelik verdikleri oyu devşiren ikinci partisiydi.
Cumhur İttifakına katılınca MHP yalnız AK Parti seçmenin ikinci partisi oldu..
Bu gerçeği bize kongreye temsilen sadece AK Parti’nin katılması da gösterdi.
Üçüncüsü:
Aydın insanı sıcakkanlıdır... İnsanı önce ölçer,tartar:Konuşmasında... Oturmasında... Kalkmasında... Bakışlarında... Kendinden bir şeyler bulursa,”bu bizdendir,” der ve hem gönlünü hem sofrasını açar. Ancak siyasetçi bu insanların şifresini çözene kadar bu yolda birkaç çift ayakkabı eskitmesi gerekir.
Yoksa burnu büyüklere... İnsana tepeden bakanlara... Kanı kaynamayanlara... Özetle duyguları örtüşmeyene çayını ikram eder, yemeğini yedirir, sonra nazikçe yolcu eder.
O nedenle siyaset Aydın’da halkın içinde...İnsanlara dokunmakla yapılır...Seçmen kendiliğinden bize gelir,diyen aldanır.
Diğer yandan eğer bir parti dışarıdan da olsa destekliyorsa iktidarın bütün icraatlarına da ortak demektir. Nimete ortak olmak, külfete karışmamak siyasetin doğasına terstir.
O nedenle farkına bile varmazsınız işçiler... Memurlar... Emekliler... Çiftçiler... Besiciler... Esnaf... Size olan desteğini çeker ki, bu gerçek parti toplantılarında... Kongrelerde ortaya çıkar.
Dördüncüsü:
Dava insanları...İnanmışlar...Adanmışlar,..fikir ayrılığına düştüklerinde...Karşılıklı münakaşalarda.....Bir makama rakip olduklarında restleşirler....Bazen de işi daha da ileriye götürürler...Kavga ederler.
Nimet küçüldükçe mücadelenin de şiddeti artar,sözünde olduğu gibi parti küçüldükçe çekişme de kızışır.
O nedenle dava partilerinde günümüz şartlarında yönetici olmak elini ateşe sokmakla eşdeğerdir.
İnsanın hem vaktinden hem nakdinden fedakârlık ister...Eğer idealistseniz dava adamlığı gelmeyene gitmeyi... Küsenle konuşmayı... Yeri geldiğinde dilsiz... Yeri geldiğinde kör... Yeri geldiğinde sağır olmayı gerektirir.
2007 Genel Seçimlerinde Aydın’da üç milletvekili çıkaran MHP... Kırılmaların ve bölünmelerin bir sonucu 2019’dan bu yana milletvekili çıkaramıyor.
Aydın’ın ilçelerinde de belediye başkanı bulunmuyor. İl başkanı Osman Gazi Cihangiroğlu
“Bizim kongrelerimiz birliğin,kucaklaşmanın,kardeşliğin ..buluştuğu kutlu irade tecellileridir” dese de Deniz Debboylu dışında üyeliği devam ne bir milletvekili ne belediye başkanı ne de geçmişte seçime girerek partiyi temsil eden bir aday vardı.
Bir partili:
Ben 60 yaşındayım... Kendimi bildi bileli MHP’liyim... Bu salonda kendi akranlarımdan tanığım beş kişi yok,” dedi ve sözlerini.”kendi kendime biz Aydın’da nasıl milletvekili çıkaracağız, soruyorum cevabını bulamıyorum,” diyerek bitirdi.
Beşincisi:
Her ne kadar Osman Gazi Cihangiroğlu konuşmalarında Öcalanlı Terörsüz Türkiye konusunda “Bin yıllık kardeşliğimize vurgu yapsa da Aydın’da kafası karışık olanların sayısı bir hayli fazla.
Sonuç olarak:
Bu beş husus göz önüne alındığında MHP Kongresinde salon niye dolu değil,,. Partililer neden kongreye gereken ilgiyi göstermediler.., Katılanlar neden coşkulu değildi,az çok anlaşılıyor.
Saydığımız nedenler demek ki,yalnız Aydın’a özel konular değil. Bu kanıya Aydın il kongresinin 12 Eylül İhtilalı’nın yıl dönümüne denk getirilmesinden varıyoruz.
Ve son tahlilde ihtilal öncesinde yaşanan anarşik olaylarda şehit olan Aydınlı ülkücü gençler belgeselinden de anlıyoruz ki, MHP kendi külleri üzerinden yeniden doğmayı hedefliyor.
Bu hamlesinde başarılı olup olamayacağını seçimlere kadar bilmemiz mümkün değil
Yalnız o belgeselde Alpaslan Türkeş’in adı geçmezken Devlet Bahçeli’nin iki kısa konuşması yer alıyor. Bu bazı partililerde tepki yaratabilir ve yeni bir cephe açabilir.
Bizden hatırlatması.