• BIST 109.330
  • Altın 155,622
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501

    Beni paranoyak yaptı

    27.02.2009 01:00
    Spikerlik yaptığı dönemde ruh sağlığının bozulduğunu söyleyen Saba Tümer, 'Sunduğum her haber benim başıma gelecekmiş gibi hissediyordum. Bir ara paranoyak olmuştum,' dedi.
    Beni paranoyak yaptı
    Beni paranoyak yaptı Beni paranoyak yaptı Beni paranoyak yaptı

    Hafta içi her gece hazırlayıp sunduğu “Saba Tümer"le Bu Gece” adlı programla son günlerin en çok konuşulan ismi olan Saba Tümer, Milliyet Cafe'ye verdiği röportajda; bir dönem sunduğu haberlerin ruhsal durumunu etkilemesi üzerine paranoyak olduğunu söyledi. Türkiye"ye gelen dünyaca ünlü bir astroloğun “Senin misyonun haber sunmak değil” demesiyle hedefini değiştirdiğini söyleyen Tümer “Hedefim ana haber sunmaktı ancak bir türlü gerçekleşmedi. İyi ki de onu dinleyip hedefimi değiştirmişim. Gerçek misyonumu buldum” dedi.

    Programdaki başarınızı neye bağlıyorsunuz?
    Bir kere Habertürk yönetiminin bana inanmasına, güvenmesine bağlıyorum. Kendi başıma yaptığım programlarda daha önce de bir başarı vardı. Biz yola çıkarken “Sizleri tatlı bir tebessümle uykuya göndereceğiz” diye bir vaatte bulunmuştuk. Bunu yerine getirdik. Tabii ki beş büyük kanalla yarışmıyoruz ama son iki aydır diğer haber kanallarının hepsini geçtik.

    Daha önce ikili olarak yaptığınız programlarda bu başarıyı yakalayamadınız. Kendi başınıza program yapmak daha mı kolay?
    Tek program yapmak daha avantajlı. Çift olunca ben kendimi geri plana çekiyorum ve kendim olamıyorum. Tek olunca çok rahatım. Programı yürütmek zorunda olmak bana ayrı bir keyif veriyor.

    Haber sunuculuğunu bırakıp böyle bir yola girmeye nasıl karar verdiniz?
    İlk başta haberlerin içinde 15 dakika konuk ağırlıyordum. O zamanlar programın adını koyacağımız zaman içinde “haber” kelimesi geçsin istemiyorum dedim. Onun üzerine “Saba Tümer"le Bu Gece” koydum adını. Haber olunca daha bir kısıtlayıcı oluyor. Artık haber sunmak istemiyordum.

    Neden haber sunmak istemediniz?
    Haber gerçekten çok ciddi bir iş. İnsanın ruh sistemini etkileyen bir şey. Yolda giderken “Şarampolden yuvarlanan araba” “Uçağın tekerlekleri açılmadı” gibi metinler geçiyordu aklımdan. Bir ara paranoyak olmuştum. Sunduğum her şey benim başıma gelecekmiş gibi hissediyordum. Hedefim ana haberdi ancak bir türlü geçemedim. Dünyaca ünlü bir astrolog Türkiye"ye gelmişti ve bana “Senin misyonun haber sunmak değil” dedi. O kafamı kurcalamaya başladı ve hedef değiştirdim. İyi ki de değiştirmişim. Gerçek misyonumu buldum galiba.

    Konukları seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?
    Gündemde olan ya da gündeme gelmek isteyen konuk oluyor bize. Bizim program herkesin farklı yönünü ortaya çıkarıyor.

    Teoman şaşırttı

    Konuklarınız arasında beklemediğiniz bir performans sergileyenler oldu mu?
    Oldu. Mesela Sergen ve Teoman. Teoman gerçekten hiç beklemediğim bir performans sergiledi. Hiç o kadar açık yüreklilikle konuştuğunu görmemiştim. Sergen"le yaptığım söyleşi de çok keyifliydi.

    Peki konuk etmeyi isteyip de ikna edemedikleriniz oluyor mu?
    İlhan İrem"i çok istedik ama çıkmıyor. Onun dışında pek olmadı. Brad Pitt"i aramadık tabii (Gülüyor) Acun getirse de biz de nasiplensek .

    Canlı yayın, birçok konuk sizi zorlamıyor mu?
    Boynum ve sırtım tutulmuş vaziyette. Orada çok rahat gibi görünüyorum ama kasılıyorum. Canlı yayında ağzınızdan çıkacak bir kelime bütün kariyerinize mal olabilir. O saat dilimini doldurmak, sorular sormak zor yani.

    Ekranda sanki evinizde sohbet eder gibisiniz.
    Oradaki gerginliği bana sor. Rahatım ama geriliyorum canlı yayında. O kadar kasılmaktan çenem falan ağrıyor.

    Çeneniz gülmekten ağırıyor olabilir mi?
    Olabilir tabii (Gülüyor).

    Gülüşünüzü ya çok seviyorlar ya da nefret ediyorlar.
    “Gülsün” diyenler çoğunlukta. En azından onlar mesaj atıyorlar. “Gülmesin” diyenler de mesaj atsınlar ona göre gülmeyeyim (Gülüyor). Ben ekranda oynamıyorum içimden geliyor gülüyorum.

    Saç renginiz, giyiminiz, takıları-nız kadınlar tarafından takip ediliyor?
    Evet kuaförümü soruyorlar, saç boyamı soruyorlar. Taktığım bileziği çok beğenip istiyorlar. Benim malım kıymetlidir. Eşyalarımı öyle veremem kimselere (Gülüyor).

    Ekranda göğüs dekoltenizle konuşuluyorsunuz.
    Ben dekolte giymediğimi sanıyorum. Birkaç omuzu açık elbisem vardı onları giydim. Normal hayatta daha çok dekolte giyen biriyim.

    200. programınızı yaptınız. Özel bir gece hazırlandı nasıl geçti?
    Salon o kadar güzeldi ki düğün salonu gibiydi. Kardeşime “Eda ablam evlenmedi demezsin” dedim. Evlilik öncesi prova gibi oldu. Her masayla tek tek ilgileniyorsun aynen düğün gibiydi. O yüzden düğün yapmamaya karar verdim.

    Çocuğum olursa işimi bırakır, kendim büyütürüm

    İş hayatınız istediğiniz gibi ilerliyor, peki aşk hayatınız ne durumda?
    Bazı insanlar evlenmek için doğuyor ve büyütülüyorlar. Ben onlardan değilmişim. 20"li yaşlarda evlendin evlendin, belli bir yaşa gelince ne istediğini biliyorsun ve zorlaşıyor evlilik. İşim var, kendi paramı kazanıyorum bir de evlilik zor. Çok âşık olmam lazım, mutluluktan tavana vurmam lazım. Hem fiziksel, hem ruhsal tatmin olmam lazım evlenebilmek için.

    Çocuk yapmayı istemiyor musunuz?
    Çocuk çok seviyorum. Güzel yanaklı çocuk gördüğüm zaman dayanamayıp öperim. Çocuğu büyütürken çalışmayı düşünen bir insan değilim. Çocuğum olursa işimi bırakıp onu büyütmek isterim.

    Eski patronlarım şimdi rakibim oldu

    Programa başlarken bu kadar beğenileceğini öngörmüş müydünüz?
    Biliyordum. O saat televizyon kanalları için ölü bir saatti. Ben bunu yapmaya başladıktan sonra NTV Okan Bayülgen"le “Sade Vatandaş”ı koydu. CnnTürk Reha Muhtar"ı koyuyor. O saati dilimini hareketlendirdim. Bu konuda mütevazı olamayacağım. Eski patronlarım şimdi rakibim oldu.

    H2

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim