Uzun zamandır ilimizde jeotermal enerji tartışması var. Bir avuç kahraman sürekli konuyu gündemde tutmaya çalışıyor. Bu kahramanları hepimiz biliyoruz. Ya diğerleri? Ne siz sorun, ne de ben yazayım. İlgililerin çoğu “dut yemiş bülbül gibi” susmuş durumda.

Her tarafımız jeotermal elektrik santrali dolup taştı. Her bir enerji santrali için en az 12 kuyu açıldığını, bu kuyular için dünya kadar arazinin bir daha kullanılamayacak duruma getirildiğini çıplak gözle görebilirsiniz.  Zaten şöyle bir etrafınıza baktığınızda görmemeniz mümkün değil. Güzelim ovanın delinmedik yeri kalmadı.

Bu şirketle işi o kadar çığırından çıkardılar ki, neredeyse evimize de santral kuracaklar. Şaka sanmayın, isterlerse çok rahat sizin evinizin bahçesine kuyu açıp santral kurabilirler. İlgili kanunu okursanız anlarsınız.

Sabahleyin pencerelerinizi açtığınızda jeotermal santrallerden yayılan kokuyu duymamanız da mümkün değil. Gerçi bu kokuyu bizler alıyoruz ama yöneticilerimiz ve ilgililer sanırım almıyorlar. Öyle olsaydı bu koku için bir şeyler yaparlardı. Görünen o ki bir şey yapılmıyor. Ya da görmezden geliniyor.

Santral teknolojisinde dışarıya gaz salınmayan tipte üretim yapan tesisler de var. Ama çoğunluğu dışarıya önemli miktarda gaz salıyor. Bu gazın içinde neler var? Her kafadan bir ses çıkıyor ama gerçek araştırma raporlarını kimse yayınlamıyor. Son dönemde Büyükşehir belediyemiz de birçok ölçüm istasyonu kurdu ama ortada açıklanan bir veri yok.

Sorulacak bir sürü soru var. Bunların çoğu Aydınpost yazarları tarafından soruldu ve sorulmaya devam ediyor. Sorulara ilgililerden cevaplar gelmeyince insanın aklına türlü türlü şeyler geliyor. En önemli sonuç, Aydın’da insan sağlığına değer veren bir merci yok. “Nasıl olsa milyondan fazla insan var, birazı telef olsa zarar etmeyiz”, diye düşünüyorlar galiba.

Hadi jeotermalin gazını geçtik. Akışkanlarını ne yapacağız? Menderes Nehrini zaten pislik götürüyor, biraz da jeotermal akışkanı akıtsalar ne olur ki? Şimdi havamız zehirli, suyumuz zehirli, bu suyla sulanan toprağımız zehirli. Eeee, bu zehirli ortamda biz ne halt yiyeceğiz? Kim buna dur diyecek? Çevre İl Müdürlüğü, Tarım İl Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü, belediyeler, diğer ilgililer ne iş yapar? Aydınlının sağlığını hiç düşünmezler mi? Bizim hayatımız bu kadar ucuz mu?

Her Aydınlı kadar bende yaşadığım kentte sağlıklı bir ortamda ve sağlıklı bir şekilde yaşamak istiyorum. Ayrıca Aydın’da yaşayan her Aydınlının da, burada yaşayan her insanın da aynı şekilde yaşama hakkı vardır. Bu hakkı savunmak ve sağlığımızı korumak ta burada yaşayan her kişinin boynunun borcudur. Herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır.

Olmaya devlet cihanda bir nefes sağlık gibi. (kanuni Sultan Süleyman)