ADÜ Rektörü Sayın Cavit Bircan seçildikten yaklaşık 15 ay sonra basın mensupları ile bir araya geldi. ADÜ sosyal tesislerinde gerçekleşen buluşma kahvaltı eşliğinde yapıldı. Değişik ilçelerden çok sayıda basın mensubunun katıldığı toplantıda rektör yardımcıları da hazır bulundu.

Buluşma, üniversitenin son yıllarında yaptığı çalışmalar hakkında bilgilerin verildiği ve kısaca üniversitenin tanıtıldığı bir sunu ile başladı. Göze ilk çarpan, bu sununun çok amatörce hazırlanmış olduğu idi. İçinde bilişim ile ilgili birçok birimin bulunduğu bilim kurumunun bu kadar amatör bir sunum hazırlamış olması beni fazlasıyla şaşırttı.

Sunum sonrası basın mensuplarına bilgi veren Sayın Bircan önemli konulara değindi. 48 bin öğrenciye hizmet veren üniversitenin fiziki olarak hızla geliştiğini, Diş Hekimliği Fakültesi’nin tercih edilen bir hastane olduğunu, Tıp Fakültesi’nde yanık tedavi ünitesinin hizmete açılacağını ve nöro anjiyo cihazının alınarak bu konuda öncü konuma geldiklerini söyledi. Ayrıca organ nakli konusunda da çalışmaların son aşamaya geldiğini, en kısa sürede bu ünitenin de açılacağını belirtti. Başta nöro anjiyo olmak üzere sağlık konusunda yapılan yenilikler konusunda Sayın Bircan’ı yürekten kutlar, bu yeniliklerin artarak devam etmesini dilerim.

Sorulan sorular üzerine Sayın Bircan, hastanenin 90 milyon civarında borcu olduğunu, bu borcun da bir şekilde kapanması gerektiğini, ancak bu arada döner sermaye paylaşımlarında sorunlar yaşanabileceğini vurguladı. Bu söylem hastanede var olan idari sıkıntıların doğru olduğunu ve devam edeceğini gösterdi.

Sorulan sorular demişken, bir gazetecinin sorusuna cevap veren Sayın Bircan’ın gazeteciye ismiyle hitap etmesi, diğer bir soruda yabancı öğrenciler için ‘’çulsuz öğrenciler’’ tabirini kullanması gözlerden kaçmadı. İsminin başında birçok unvan bulunan Sayın Bircan’a bu söylemler yakışmadı.

Üniversite ile halk arasında kopukluğun varlığını reddetmeyen Sayın Bircan, bu konuda çalışmalar yapacaklarını, ancak bir araya gelmesi gereken üst düzey yöneticiler arasında gerginliklerin bulunduğunu, üniversitenin ve kentin gelişmesi için bu gerginliklerin en kısa sürede giderilmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Sayın Bircan jeotermal konusunda da gerekli çalışmaların yapılacağını, var olan bir proje ile güneş enerjisi tarlalarının kurulacağı müjdesini verdi. Ayrıca birçok konuda da çalışmalarının sürdüğünü, geldikleri zamandan bu güne yaşanan gelişmeleri anlattı.

Benim merak ettiğim bir başka konu ise, konuşmalarında sürekli olarak özerklikten bahseden Sayın Bircan’ın bu konuda bir sorununun mu bulunduğuydu. Sürekli üniversitenin özerkliğinden dem vurması, bende yönetimsel anlamda sorun olduğu hissini uyandırdı. Zaten bu konuda ve üniversitenin çeşitli birimlerinde mobbing uygulandığı konusunda söylentiler sıkça kulağımıza geliyordu.  Umarım kulağımıza gelen bu bilgiler doğru değildir. Tüm bilim yuvalarında olduğu gibi, bizim üniversitemizde de bütün işler liyakat esasına göre yürütülüyordur.

Ayrıca Sayın Bircan, yaptıklarını anlatırken sanki her şey kendi döneminde başarılmış gibi konuştu. Bu kadar büyük sistemlerde kurumsal yönetimlerin süreğen olduğunu galiba unuttu. Kendisinden önce birçok rektör bulunduğu gibi kendisinden sonrada birçok rektör olacak.  Önemli olan kurumun sağlıklı olarak yönetilebilmesi ve işlemesi. Bu tür bilgilendirme toplantılarının devamı dileği ile kendisine ve üniversitemize başarılar dilerim. .