Korona Virüsü tüm Dünya’da can almaya devam ediyor. Uzun zaman virüsten korunan ülkemizde de artık çok sayıda vaka ve ölümler görülmeye başladı. Vakalar on binleri, ölümler ise yüzleri bulmaya başladı. Ülkemizde de yoğun önlemler alınıyor. Görsel ve yazılı basından takip ettiğimize göre gerek merkezi yönetim, gerekse yerel yönetimler ellerinden geldiği ölçüde mücadele ediyor. Farklı projeksiyonlara göre tahmin edilen ölüm sayısını en az da tutabilmek için emek veriyorlar. Ancak bu mücadelede asıl olan halkın kurallara uyması ve kendini korumasıdır. Yoksa ne kadar önlem alınırsa alınsın sonuç kaçınılmaz olarak on binlerce ölümle karşılaşırız.

Yerelde belediyeler kendi olanaklarına ve kendi öngörülerine göre çeşitli önlemler alıyorlar. Özellikle belediyelerin asli görevi olan temizlik ve ilaçlama görevlerinde büyük duyarlılık görülüyor. Bu konuda hafta başında Germencik Belediyesi’nin bir çalışmasına tanık oldum ve Belediye Başkanı Fuat Öndeş’i takdir ettim. Fuat Öndeş küçük ve olanakları kısıtlı bir belediyenin başkanı olmasına rağmen büyük belediyelerin bile gerçekleştiremediği bir işi vizyoner bir liderlik göstererek başarmıştı. Salgının duyulmasından itibaren konuya önem veren Fuat Öndeş halkla kurduğu yakın ilişkiler nedeniyle onları da işin içine sokmayı başarabilmişti. Ancak burada şunu söylemeliyim ki Başkan Fuat Öndeş halkla olan ilişkisini başkan olduğu zaman değil, başkan seçilmeden çok önceden kurmaya başlamış ve başkan olduktan sonra makamında oturmayarak geliştirerek devam ettirmişti.

Germencik Belediyesi büyük bir işi başararak ilçenin uzak yakın tüm mahallelerini ilaçlamayı başarabilmişti. Belediyenin az sayıdaki aracının bu işi başaramayacağını bildiği için muhtarlarla toplantı yapan Başkan Fuat Öndeş kurduğu iyi ilişkiler sayesinde köylerden onlarca (elli) ilaçlama traktörünü işe koşarak büyük bir işi başarmıştı. Ayrıca ilk günden itibaren gerekli önlemleri alarak, bizzat kendisi halkın içinde dolaşarak yapılan çalışmaları yerinden yöneterek belediyenin sokaklardan yönetilmesi gerektiğini dost düşman herkese gösterdi. Burada getirebileceğimiz tek eleştiri toplantı alanında sosyal mesafenin yeterince gözetilmemiş olduğudur.

Germencik örneğini bir yana bırakıp ilimizdeki diğer yerel yönetimlere baktığımızda tüm belediyelerimizin canla başla çalıştığını rahatlıkla görebiliriz. Aydın’ın batısında doğusunda bulunan tüm belediyeler konuya gereken önemi vererek çalışmaktadır. Her ne kadar bazı belediye başkanları makosen ayakkabıları ile makamlarından ayrılmadan bu çalışmaları yapıyor olsalar da kendilerine yine de teşekkür ederiz.

Yeri gelmişken yapılan bu çalışmaların halka duyurulması elbette önemli ve gerekli olduğunu söylemek isterim. Ancak bazı belediyelerin yaptıkları çalışmaları adeta halkın gözüne sokacak derecede paylaşması insanlarda bıkkınlık yaratmaktadır. Örnek verecek olursak, konu ile ilgili olarak 10 Mart tarihinden bugüne kadar Efeler Belediyesi’nin yaptığı kırk kadar (neredeyse her gün) basın bülteninin yarısından fazlasının virüs nedeniyle yapılan temizlik çalışmaları ile ilgili olması akıllarda soru işaretleri bırakmaktadır. Zaten bu temizlik çalışmalarının belediyenin asli görevi olduğunu bilmeyen yoktur. İşini önemsediği ve çok iyi yaptığı için Efeler Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Ancak asli görevinizi yapıyorsunuz diye bu kadar övünmenizin hoş olmadığını yeri gelmişken belirtmek isteriz.

Merkezi yönetimin yereldeki temsilcileri de virüs mücadelesinde yoğun emek harcıyor. Ancak alınan tedbirlerin daha etkili olması gerekirken yeterince hızlı davrandıklarını, doğru pozisyon aldıklarını ne yazık ki söyleyemiyoruz. Özellikle halkın bilgilendirilmesinde, halkın maske ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasında biraz yetersiz kalıyorlar. Sayın Valimizi halkın arasında, sağlık kuruluşlarında yeterince göremiyoruz. Bizim insanımız yöneticilerini en yakınlarında görmek, onları hissetmek ister. Diğer illerde çok güzel Valilik çalışmalarının örnekleri kendi ilimizde de görmek en doğal hakkımız. Elbette Valimizin Newyork Valisi Cuomo gibi davranmasını beklemiyoruz, istediğimiz sadece halkın sağlığına karşı biraz daha duyarlı olunması, halk ile daha yakından ilişki kurulması.

Bizim tek isteğimiz sağlıklı bir kentte yaşamak, bu kentte olabilecek en az ölümle salgını atlatabilmek. Bunun için kenti yönetenler ve kentte yaşayanların üzerine düşeni sonuna kadar yapmasında fayda vardır.

“Empati için başkalarının farkında olmak, onların ihtiyaçlarına duyarlı olmak gerekir.” (Frans De Waal)