Partiler milletten öncülük edecekleri değişime destek vermeleri isteğini milletvekilliği aday listelerinde kendileri sergileyemediklerinde doğal olarak samimiyetleri seçmen tarafından sorgulanır ki, o zaman da değişim ve gelecekle ilgili söylemleri havada kalır.

Aday listelerini hazırlayıp Yüksek Seçim Kurulu’na önceden teslim eden MHP’nin dışında kalan 8 Nisan gecesi seçime girme hakkı olan partilerin genel merkezleri açısından son beş yılın en uzun gecesiydi, dense her halde yerinde bir saptama olur.

Partiler kendi adaylarını tespitte çıkan sorunlar yanında ittifakların da beraberinde getirdiği ortak liste çıkarma başta pek çok baş ağrıtıcı konuda verdikleri kararların yol açtığı problemleri halletmek zorunda kaldılar.

Oysa adaylar delegeler ya da partiye kayıtlı üyelerin oylarıyla yargı denetiminde yapılan önseçimle sıralandığında kaderlerine razı olurlar, kontenjan sıraları da herkesin bilgisi dâhilinde önceden belirlendiği için hem partililer arasındaki kavga, gürültü yerini bir sinerjiye bırakır hem de parti genel merkez yönetimlerinin daha az başı ağrırdı.

Diğer taraftan oyların çöpe gitmesinin önüne geçmek amacına yönelik ittifakların ortak liste çıkarma zorunluluğu ya da ittifak partilerinin bir diğerinin listesinden seçime girmek zorunda kalmaları önseçimi daha da zorlaştırdı.

Öyle olunca da parti genel merkezlerinin darılanı, kırılanı asgari seviyede tutabilmek için hem aday belirleme işlemi zora bindi hem de partilerin üst düzey yönetimlerinin sabahlamalarına neden olacak iş yükü çoğaldı

8 Nisan gecesini uykusuz geçiren yalnız partilerin genel merkez yönetimleri değildi elbet, o geceyi aday adayları da Ankara’dan gelecek güzel bir haberi alabilmek için muhtemelen ayakta geçirmişlerdir.

MHP yukarıda belirttiğimiz üzere 87 seçim bölgesi adaylarını YSK’ya teslim süresinin dolmasına üç gün kala kamuoyuyla paylaştığından Aydın aday listesi biliniyordu.

Teslim tarihinin son günü(9 Nisan) basında ilk yer alan CHP aday listesi oldu. Ancak sürpriz bekleyenlerin ya da Aydın’ın sosyolojik yapısına uygun stratejilerin gözetildiği bir liste beklentisi içersinde olanların ümitleri boşa çıktı: Adayların isimlerine gelince:

1-Bülent Tezcan 2-Hüseyin Yıldız 3-Süleyman Bülbül olmak üzere üç milletvekili yerlerini korurken diğer sıraları: 4-Evrim Karakoz 5-Nilüfer Ünüvar 6-Gamze Yolcu Metin 7-Ziya Yılmaz 8-Nebahat Oskay Ürün paylaştılar.

Adaylar parti tabanında ve Aydın kamuoyunda nasıl karşılandı, eksiği fazlası nedir?

BİR: İlk bakışta klasik dengeleri gözeten liste vasat, partilileri seçim kazanmak için seferber edecek, bir nitelik ve heyecan taşımıyor.

Diğer taraftan milletvekillerinden en azından birinin değişeceğine garanti gözüyle bakılıyordu, bunu bekleyenlerde bu haliyle liste hayal kırıklığı yarattı, adaylar hem BŞB Başkanını hem de Evrim Karakoz’u bir hayli yoracak gibi görünüyor.

İKİ: Listede göze çarpan diğer bir husus diğer partilerde bu konuya dikkat edildiği halde CHP’de seçilebilecek sırada bir kadın adayın yokluğudur. Kaldı ki, erkek egemen bir parti olarak bilinen MHP birinci sıra adayı bile bir kadındır.

Aynı şekilde ilk kez HDP yerine bu seçime katılacak olan Yeşil Sol Parti’nin de ilk sırasında kadın bir aday bulunmaktadır.

Keza AK Parti’de ikinci sıra, İYİ Parti’de üçüncü sıra adayları da kadındır. CHP’de ise kadınlar kendilerine kazanma şansı zor olan beşinci sırada yer bulabilmişlerdir.

Her halde kadınları tek başına temsilde CHP, BŞB Başkanlarının bir kadın olmasını yeterli görmüş olmalı.

ÜÇ: Son dönem il başkanı Ali Çankır’ın da seçilebilecek bir sıradan aday yapılacağı bekleniyordu, onun da adının listede yer almaması bu seçimin diğer bir sürprizi oldu.

Prof. Dr. Yüksel Yalova’ya da adaylıkta şans tanıyanlar Ali Çankır’da olduğu gibi hayal kırıklığı yaşadılar.

DÖRT: Listenin en büyük eksikliği Söke ayağının topallıyor olmasıdır. Eğer Söke CHP seçmeni bunu gurur meselesi yaparsa 2018 seçimlerinde olduğu gibi bu durum CHP’ye bir milletvekiline mal olabilir mi, onu zaman gösterecek.

Hüseyin Yıldız’ı (Didim) Söke adayı kabul etmediklerini CHP seçmeni bir önceki seçimde göstermiş oldu.

BEŞ: Diğer bir konu da aday listesinin Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na fazladan katma değer üretecek nitelikte olmamasıdır.

ALTI: İzmir’de her iki seçim bölgesinde CHP listelerinde DP adaylarına yer verildiği gibi Adnan Menderes’in memleketi Aydın’da da DP’li bir aday listede yer alsaydı CHP’ye hem milletvekilliğinde hem de Cumhurbaşkanlığında olumlu katkısı olurdu diyenler vardı, gerçekleşmedi. Belli ki Aydın ortak listenin dışındaydı.

YEDİ: Her seçim partilere aynı zamanda bir yenilenme fırsatı da tanır ki, iktidarlar seçim dönemlerinde yaptıklarıyla, muhalefet partileri de geleceğe yönelik değişim ve dönüşüm vaatleriyle rıza oluşturmak için çaba harcarlar.

Partiler milletten öncülük edecekleri değişime destek vermeleri isteğini milletvekilliği aday listelerinde kendileri sergileyemediklerinde doğal olarak samimiyetleri seçmen tarafından sorgulanır ki, o zaman da değişim ve gelecekle ilgili söylemleri havada kalır.

Bu açıdan bakıldığında söylemlerinde yenilikten ve değişimden söz eden CHP’nin Aydın milletvekilliği aday listesinin söylemleriyle eylemlerinin çeliştiği statükocu bir tarafı var.

Bu çelişkiye dikkat çeken CHP içinden bir siyasetçi bu liste tersinden sıralansaydı eminim daha fazla oy alırdı” değerlendirmesinde bulunduktan sonra “Eğer eskiye rağbet olsaydı eskiler bit pazarına nur yağar, derlerdi,” dedi.

SEKİZ: İktidar haydi neyse de muhalefet halkın günden güne hayatını zorlaştıran ekonomik kriz, enflasyon, işsizlik gibi temel sorunlarına çözüm bulacağına dair güven oluşturamazsa mutsuz merkez seçmeni çareyi uçlardaki partilere yönelmede bulur.

Örnek 2001 ekonomik krizinin ardından yapılan 2002 seçimlerinde Genç Parti’nin aldığı yüzde 7 oy merkez partilerini siyasetten sildiği akıllardadır.

Bu seçimde de gerek CHP’li gayri memnun seçmenin oylarına talip Muharrem İnce’nin gerek milliyetçi oylara göz kırpan Ümit Özdağ’ın Genç Parti’nin 2002’deki yerine oynadığı bir gerçektir.

DOKUZ: Bu aday listesinden tatmin olmayan CHP seçmeninden hem Yeşil Sol Parti’ye hem de Memleket Partisi’ne oy kayması olacak gibi görünüyor. Miktarı bir milletvekiline mal olur mu, bilinmiyor.

ON: CHP’nin tek şansı birinci sırasında kontenjan adayının bulunmasından dolayı stratejik oy kullanacak CHP seçmeninden İYİ Parti’ye geçişlerin sınırlı ya da hiç olmayacağı ihtimalidir.

O takdirde kaybı daha fazla olur, bir milletvekiliyle sınırlı kalmayabilirdi.