Birleşmiş Milletler (BM), Myanmar'daki darbenin ardından ülkede 600'e yakın silahlı grup oluştuğunu ve Arakanlı mültecilerin bunlara katılmaya zorlandığını duyurdu.

BM Myanmar Özel Temsilcisi Noeleen Heyzer, BM Genel Kuruluna brifinginde, 1 Şubat 2021'deki darbenin ardından ülke nüfusunun dörtte biri olan 14,4 milyon kişinin insani yardıma muhtaç hale geldiğini söyledi.

Myanmar ordusunun şiddet ve orantısız güç kullanmaya devam ettiğine dikkati çeken Heyzer, darbeden bu yana 14 bin kişinin tutuklandığını ve onlarca kişinin göz altındayken hayatını kaybettiğini söyledi.

Heyzer, ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu geçtiğini, 7,8 milyon çocuğun okulu bırakmak zorunda kaldığını aktardı.

Ülkede orduya direnen 600'e yakın silahlı grup oluştuğuna dikkati çeken Heyzer, Arakan'da yerinden edilen ve kamplarda yaşayan 140 binden fazla Rohingyalı (Arakanlı) mültecinin, özellikle de gençlerin kamplardaki silahlı gruplarca hedef alındığını ve bu silahlı gruplara katılmaya zorlandığını söyledi.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric de çatışmalar arttıkça silahlı grupların da insanları kendi saflarına katılmaya zorladığını duyurdu.

AB'den Myanmar'a "silah akıyor" uyarısı

Avrupa Birliği'nin (AB) BM Daimi Temsilcisi Olof Skoog ise isim vermeden bazı ülkelerin Myanmar'daki askeri rejime silah sağlamaya devam ederek, şiddet ve baskıya imkan tanıdığını aktardı.

Skoog, Myanmar ordusuna silah satışına, silah transferine ve teknik desteğe derhal son verilmesi ve ordunun değil Myanmar halkının desteklenmesi çağrısı yaptı.

Myanmar'daki askeri darbe

Myanmar ordusu, 2020'deki genel seçimlerde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilim yaşanmasının ardından 1 Şubat 2021'de yönetime el koymuştu. Ordu, ülkenin eski fiili lideri Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve olağanüstü hal ilan etmişti.

Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

BM verilerine göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçmak zorunda kalan ve Bangladeş'e sığınan 700 binden fazla mülteci bulunuyor. Kamplardaki mültecilerin yarısını ise çocuklar oluşturuyor.

Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle Arakan'da yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ile Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulama da işlevsiz kalıyor.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Uluslararası medya ve kuruluşların Arakan eyaletine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, bugüne kadar Arakanlı Müslümanların geri dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri de yerine getirmedi.

Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanlar ve insan hakları örgütleri, gerekli güvenli ortam sağlanmadan bu kişilerin Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizliğe yol açacağı endişesini taşıyor.