İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, canlı yayında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. 'Suriyeli sığınmacılar elbette memleketlerine dönecekler' diyen Bakan Soylu, 'Zannediyorum bu yılın sonu itibariyle gidiş başlayacak. Araştırmalara göre yüzde 70. 'Güvenli bir dönüş söz konusu olursa biz ülkemize dönmek istiyoruz' diyor.' ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı canlı yayın programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulunuyor. Soylu'nun açıklamasından satır başları şöyle: Batı ile doğu orasında bir köprüyüz. Büyük bir medeniyetin devamıyız. Kültürleri içimizde hamurlayarak bulunduğu bir coğrafyanın içindeyiz. Türkiye üzerinden yapılmaya çalışılanlar var. Cemevleri olayında bunu gördük. Kimi zaman laik-antilaik olarak çerçevelenmeye çalışıldı. Hepimiz tecrübe ediyoruz. Kamunun tecrübesi oluyor, terörle mücadele edenlerin bir tecrübesi oluyor. 21. asrın başından itibaren geçmişte bunları yaşayıp hissetiysek Cumhurbaşkanımız da nasıl birbirilerine sokulmak istendiğini, bu kavganın bize zaman ve güç kaybettiren bir kavga olduğunu biliyor. Fay hatları tetiklenmeye çalışılıyor. Birileri sürekli toplumu tahrik etmeye ve dejenere etmeye çalışıyor. Bugün Kürt olduğunu dile getiremeyen vatandaşımız var mı? Babası dede olan emniyet müdürümüz var, Ermeni kaymakamımız var.

"TÜRKİYE'Yİ ZAYIFLATMAYA ÇALIŞIYORLAR"

Kılıçdaroğlu başörtüsüne ne zaman "bez parçası" demişti? Kılıçdaroğlu başörtüsüne ne zaman "bez parçası" demişti?

Türkiye'ye bir tek şey sormak istiyorum. ABD son üç yılda PYD'ye 2 milyar dolar niye yardım eder? Acaba Türklerle Kürtler arasında bir şey oluşturabilir miyiz, Sünnilerle Aleviler arasında bir süreç oluşturabilir miyiz diye uğraşıyorlar. Türkiye Sünni-Alevi çatışmasıyla zayıflatılmaya çalışılıyor. Bunu zayıfsanız yersiniz. 2 bin dolarlık, 3 bin dolarlık ülkede size bir oyun kurabilirler. Bunu anlarsınız ama ses çıkarmazsınız. Türkiye'nin 21. yüzyıl öncesi tablosu buydu.

SURİYELİ SIĞINMACILAR TARTIŞMASI

Sığınmacılar elbette ülkelerine dönecek. 2011'de başladığı zaman biz bu sürecin bu kadar uzun süreceğini tahmin etmedik. Biz insaniliğimizden, biz komşuluğumuzdan, biz, o insanların karşı karşıya kaldığı zulümden, süreçlerden ayrı bir düşünce içinde olamayız. Bu insanlar kendi ülkelerine dönmeyecekler mi? Elbette dönecekler. Elbette ki dönecekler fakat şu anda nereye dönebilirler? PYD'nin etkin olduğu bölgelere mi dönebilirler? Şu anda rejimin sürekli bombaladığı yerlere mi dönebilirler? Türkiye uzun zamandır bu süreci de bir politikayla yönetiyor.

"SURİYELİLERİN YÜZDE 70'İ DÖNMEK İSTİYOR"

Onun ötesinde bizim sorumluluklarımız var. İnsani sorumluklarımız var, komşuluk sorumluklarımız var. Biz o insanları ölüme terk edemeyiz, ölüme itemeyiz. Bizim harekat yaptığımız bölgelerde, o hatta toplam 6 milyon insan yaşıyor. O İnsanlar kime itimat ediyor, kime güveniyorlar?Hayat orada daha öncekinden çok daha normale döndü. Sanayisi, ticareti, ekonomisi, eğitimi ,sağlığı, tarımı, üretimi var. Türkiye'de 3 milyon 650 bin Suriyeli sığınmacı var. Araştırmalarda Suriyelilerin yüzde 70'i dönmek istiyor.

Cumhurbaşkanımız bir ifadede bulundu, "Cerablus, Azez, El-Bab, Resulayn ve Tel Abyad bölgesinde 1 milyon kişinin dönüşünü temin edecek adımlar atacağız" dedi. Ertesi günden itibaren havan atmaya başladılar öbür taraftan. Yani burada her hamleyi gerçekleştiriyorlar. Türkiye'de bir provokasyon yapabilirler mi? Güvenlik açısından bana göre Cumhuriyet tarihinin en güçlü zamanındayız. Atak yemeyiz anlamına gelir mi, büyük konuşmamak lazım. Türkiye içerisinde geçmiş izlerden kalan birtakım denemelere girebilirler ama hemen gereğini yerine getirme kabiliyetine haiziz. Suriyeliler içerisinden bir provokasyon oluşturabilirler mi? Böyle bir şey olmaz, kesinlikle olamaz.