Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bir canlı yayında Canan Kaftacıoğlu ile ilgili bir soruyu cevap vererek, 'Ben, devam eden yargılamalarla ilgili hiç konuşmadım. Ancak burada bir karar çıktı. Kararlar eleştirilebilir. Kılıçdaroğlu da eleştirilebilir. Ama bunun temiz dille, saygı içinde olması lazım"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Kanal7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi programında soruları yanıtladı. Bakan Bozdağ, Canan Kaftancıoğlu'nun yargınlanma sürece ile ilgili konuşarak, "" Ben, devam eden yargılamalarla ilgili hiç konuşmadım. Ancak burada bir karar çıktı. Kararlar eleştirilebilir. Kılıçdaroğlu da eleştirilebilir. Ama bunun temiz dille, saygı içinde olması lazım. Kılıçdaroğlu, 'Ben mahkemeyi tanımıyorum' diyor. Türkiye bir hukuk devletiyse, mahkemeler bir karar verdiyse, hukuk devletini dilinden düşürmeyen kişinin, 'Kararı beğenmedim. Ben karşıyım ama ortada mahkeme kararı vardır. Elbette gereği yapılacaktır' demesi icap eder. Bu kanunlara uymamaktır. Kanunlara uymamaya tahrik suçtur." dedi.

Rusya ve Belarus dünyanın gübre ihtiyacını karşılamak için çalışacak Rusya ve Belarus dünyanın gübre ihtiyacını karşılamak için çalışacak

Bozdağ'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

(AK Parti'nin gençlik şöleninden dönen otobüsün kaza geçirmesi) Hayatını kaybeden gençlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Rabbim mağfireti ve merhametiyle muamele eylesin. Yaralı kardeşlerimiz var. Onlar için de acil şifalar diliyorum. Olayla ilgili hem adli hem idari açıdan işlemler başlatıldı. Maalesef üzüntümüz büyük.

KILIÇDAROĞLU CUMHURBAŞKANI ADAYI OLACAK MI?

Sayın Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adaylığını üstü kapalı şekilde açıkladı.

Herkes biliyor ki masadaki 7'nci HDP'dir.

Kılıçdaroğlu kendi adaylığına kabule önce CHP içindeki muhalefeti sonra masadakileri zorluyor. Onlar bu zorlama karşısında ne yapıyor, zaman içinde göreceğiz.

Sanki Türkiye'de 2023 seçimi sandığı gelmiş, Millet İttifakı kimi aday gösterirse göstermiş Türk halkı onu seçmeye mecburmuş gibi bir algı oluşturmaya gayret ediyorlar.

Kirli politikayı Türk halkı bir kez daha tekzip edecektir. Sayın Cumhurbaşkanımız her gün halkın arasında. Halkın ne hissettiğini görüyoruz, sorunları da biliyoruz.

(7'li masadan uzlaşı bekliyor musunuz?) 18 Haziran 2019 seçimlerinden bu yana tek bir şey konuşuyor: Adayın vasıfları, nitelikleri. Bu bana 2007 seçimlerini hatırlatıyor. Sayın Baykal hatırlarsanız şunlar aday olamaz diyordu. Şimdi kimlerin aday olabileceğini, kimlerin olamayacağını söylüyorlar ama adayı somutlaştırma konusuna bir türlü giremiyorlar.

2014'te cumhurbaşkanı seçimi yaptık, bir oldular aday çıkardılar. 2014 10 Ağustos'undan beri cumhurbaşkanı adayının kim olacağını tartışıyorlar. Hala bir tane adayı belirleyip kamuoyuna açıklayamadılar. Bu ismi somutlaştırmaya geldiğinde masanın pozisyonu ne olacak, ondan endişe duyduklarını düşünüyorum. Herkesin gönlünde bir aslan var. Herkes lider. Herkes gördüğünün kabul görmesini istiyor.

Sayın Akşener'e söylüyorum: İYİ Parti'nin, CHP'nin, AK Parti'nin üyelerine sorun. Cumhur İttifakı'nın adayı kimdir diye çıkın sorun. Her vatandaş Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın aday olduğunu söyleyecektir. Genel Başkan düzeyinde, 'Daha onlar bile açıklamadı' denmesi milletin aklıyla alay etmektir.

Adayların vasıflarını anlatırken şunu söylüyorlar: Şunu yapacak, bunu yapacak. Orada esasında genel başkanlara biat edecek, onların emir eri olmayı kabul edecek, onlar ne derse 'emredersiniz' deyip onların dediklerini hayata geçirecek bir cumhurbaşkanı adayı profili arıyorlar. 'Falanca gelir de bu yetkileri eline alırsa halimiz ne olur' diye endişe ediyorlar. Dediklerini yapma konusunda bir sürü vaatte bulunuyorlar, vaatlerin yapılmayacağını kendileri de Türk halkı da çok iyi biliyor. Cumhurbaşkanı orada sadece vitrin olarak duracak ama esas icrayı bunlar yapacak.

YARGITAY'IN CANAN KAFTANCIOĞLU KARARI

(Kılıçdaroğlu'nun, 'Mahkemeyi de kararını da tanımıyoruz. Canan Kaftancıoğlu İstanbul İl Başkanımızdır, nokta' açıklaması) Ben, devam eden yargılamalarla ilgili hiç konuşmadım. Ancak burada bir karar çıktı. Kararlar eleştirilebilir. Kılıçdaroğlu da eleştirilebilir. Ama bunun temiz dille, saygı içinde olması lazım. Kılıçdaroğlu, 'Ben mahkemeyi tanımıyorum' diyor. Türkiye bir hukuk devletiyse, mahkemeler bir karar verdiyse, hukuk devletini dilinden düşürmeyen kişinin, 'Kararı beğenmedim. Ben karşıyım ama ortada mahkeme kararı vardır. Elbette gereği yapılacaktır' demesi icap eder. Bu kanunlara uymamaktır. Kanunlara uymamaya tahrik suçtur.

Türkiye'de tweet attı diye hakkında soruşturma başlatılan bir kişi yok. Tweetin içinde yazandan dolayı soruşturma açılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı ve annesine küfrü ifade özgürlüğü olarak görüyorsa, Kılıçdaroğlu mitingde çıkıp tekrar etseydi. Hakaret sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde suçtur. Küfrediyor, hakaret ediyor, ifade hürriyeti diyor. Sayın Kılıçdaroğlu'nun kendine karşı açtığı hakaretlerle ilgili kaç tane açtığı dava var, bilmiyoruz. Sayın Akşener'in kaç tane şikayetçi olduğu kişi var, ne kadar tazminat var? Kaftancıoğlu için de geçerli. O zaman bunların kendileri hakkında söylenen hiçbir söz hakkında şikayetçi olmaması lazım.

"TÜRKİYE HUKUK DEVLETİ OLMAKTAN ÇIKIYOR" İDDİASI

Sadece bir, iki isim üzerinden hem Avrupa Konseyi hem Türkiye içinde hükümler veriliyor. Türkiye'de cezaevinde o kadar kişi var, onlar üzerinden bu iddialar dile getirilmiyor. İki, üç kişi üzerinden Türkiye'deki hukuk sistemini kimse sorgulayamaz, buradan da adil bir sonuca varamaz.

Tayyip Bey'i milletvekili listesinden sildiler. Anayasa'nın 76. maddesinde değişiklik yaptık. Bir parti düşünün, 363 milletvekili çıkarmış, onun genel başkanı milletvekili olamamış. Biz Anayasa'yı değiştirdik, Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakan oldu. Hukuk devleti zayıfladı mı? Dayatmalar yapıldı 2007'de. 367 ucube kararı çıktı. Biz seçim kararı aldık, seçime gittik. Ayrıca Anayasa'yı değiştirdik, Cumhurbaşkanı'nı halk seçecek dedik. Hukuk devleti güçlendi mi, zayıfladı mı?

"ALNIMIZ AK, YAPTIKLARIMIZ ORTADA"

15 Temmuz'u yapan hainler hesap verdi, veriyor. Hukuk devleti zayıfladı mı? Askeri yargıyı biz kaldırdık. Bir devlet, iki yargı. Ayrı ayrı usuller. Dün, bunların hiçbirinin ağzına almaya cesaret edemediği şeylerdi. Türkiye'nin hukuk devleti vasfının güçlenmesi için tarihi reformlara biz imza attık.

Bireysel başvuru hakkını biz getirdik. İdarenin işleyişinin denetimi yolunu biz açtık. Bilgi edinme hakkını vatandaşımıza verdik. Kendi ve kamuyla ilgili konularla da kamuya mecburiyet getirdik.

Merve Kavakçı hanımefendinin başına neler geldi. Ama şimdi Türkiye'nin büyükelçisi. Biz, Türkiye'yi hukuk devleti vasıflarından uzak ayıplarından kurtardık. Türkiye'deki hiçbir parti, hukuk devletini zayıflatma konusunda AK Parti'yi suçlama hakkına sahip değildir. Bu konuda alnımız ak, yaptıklarımız ortada.

AÇIK CEZAEVİ İZİNLERİ UZATILACAK MI?

Geçenlerde AK Parti MYK'da bu konu konuşuldu. Yarın da Kabine'de benim de sunumum olacak, orada bir değerlendirme yapılacak. O değerlendirmeden sonra bu konuda karar çıkarsa kamuoyuyla paylaşılacak.

Bugüne kadar 413 bin 652 kişi bundan istifade etti. Bunların içinde çıkıp suça karışanlar var. Onlarla ilgili adli süreç başlatıldı. Şu anda tutuklanmış olanlar var.

KİRACILARLA İLGİLİ DÜZENLEME YAPILACAK MI?

(Bazı konut sahiplerinin kiracıları zorla veya birtakım bahanelerle çıkartıp, evini yüksek miktarla kiralamaları) Bizim borçlar kanununda esasında kiracıları, kiralayanları koruyan önemli hükümler var. Kötü niyetli şekilde bu konuda hareket edilmemiş olsa bu düzenlemeler hem kiracıları hem ev sahiplerini koruyor. Ancak son zamanlarda kiracıları zorlayan, onları zorla çıkarmak isteyen ve bu konuda kiracının karşılayamayacağı miktarda artış talep eden ev sahipleri olduğuna dair ciddi haberler var. Bu konu Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığımızın konusu. Onlar bu konuda Maliye Bakanlığıyla beraber çalışma yapıyor. Biz de Adalet Bakanlığı olarak destek veriyoruz.

Kanunlarımızın koyduğu hükümler, sınırlar var. Yasa asgari müşterekleri ve usulü ortaya koyuyor. Düzenlemede ne çıkacak, şimdi söylemeye imkan yok. Hem ev sahibi hem de kiracıyı koruyacak makul bir formül ortaya çıkarsa, bu konuyla ilgili adım atabiliriz.