Anadolu çomarı bir din bezirgânıdır, tarikat, cemaat hepsi onun için bir araçtır. O düğün evinin tefçisi, ölü evinin yasçısıdır, dostluğu da düşmanlığı da devre göre değişir. İtimat edilmez,güvenilmezdir... Satışa getirmekte üstüne yoktur.

Anadolu çomarı izlenen, beğenildiği üzerinde yapılan yorumlardan belli olan bir video kaydı metni... Biraz hiciv biraz hezeyan dolu metin X’de ve İnstgramda yayınlandı.

Metni gören, okuyanı dışta tutarsak, izlemeyenlerin hoşuna gidebileceğini düşünerek bu yazıda da ben konu etmek istedim.

 Anadolu Çomarı, bir Şark Kurnazı karakteridir.

Daha çok Şahan Gökbakar’la özdeşleşen Recep İvedik’e benzer.

Karakteristik özellikleri nedir?

Anadolu Çomarı fırsatçıdır, eyyamcıdır, düştüğü yerden bir avuç toprakla kalkmayı amaçlayan bir düzenbazdır.

Kitabında zarar yazmayan bir açıkgözdür.

Her devirin adamıdır. Menfaatini kollamada kimse onunla yarışamaz, bu yolda onun girmeyeceği kılık yoktur.

Siyaset arenasında rehberi rüzgârgülüdür.Güçlü onun için en muteber insandır.

Yüzsüzlükte üstüne yoktur, kapıdan kovulsa pencereden girer.

Anadolu çomarı bir din bezirgânıdır, tarikat, cemaat hepsi onun için bir araçtır.

Düğün evinin tefçisi, ölü evinin yasçısıdır, dostluğu da düşmanlığı da devre göre değişir.

Kesinlikle güvenilmez... Satışa getirmekte üstüne yoktur.

Ortalık kızıştırır, bundan amacı oradan oraya laf taşıyarak, herkesin yanında kıymetli adam muamelesi görmektir.

Güttüğü amaç da kafasında gezdirdiği yedi tilkinin kuyruğunu birbirine değdirmeden işlerini yüzdürmektir.

Anadolu çomarı, siyasi fırsatçıdır. Amacı yerelde bir partide yerelde yönetim kurulu üyeliği,Ankara delegeliği, belediye meclis üyeliği kaparak toplumda itibarlı adama sayılmaktır.

Anadolu çomarı, bir milletvekilinin adamı görüntüsü vererek, bu sahte dostluğu sosyal medyadan gerçekmiş gibi dolaşıma sürerek  ranta ve çıkara çevirmekte kullanır.

Anadolu çomarı, anonim yaşamaktan korkar, bir partiye sığınmak, düğün yerinde boş çanak gezdiren avara kasnak gibi dolaşarak kendine itibarlı adam süsü vermek ister.

Anadolu çomarı,her yönüyle ve tavrıyla kifayetsizliğin, cehaletin,alavere,dalaverenin, seviyesizliğin  dibidir.

Bu meçhul karakterin, ancak dikkatle bakıldığında sosyal hayatta kolayca teşhis edilebilecek Anadolu çomarının gerçek kimlik ve karakterini dilerseniz biraz da kendinden dinleyelim:

“ Ben Anadolu çomarıyım, zevksizim, görgüsüzüm, hadsizim, faydacılığın dibini sıyırırım...

Ben Anadolu çomarıyım, güce taparım, nezaketi zayıflık olarak görürüm, zayıf gördüğümü her fırsatta ezmeye çalışır ama güçlünün gö...nü yalarım...

Ben Anadolu çomarıyım, her açıdan vasatım, o yüzden herkesin benim gibi vasat olmasını isterim ki vasatlığım göze batmasın, onlar gibi olamayacağım için vasatın üstündeki herkesten nefret ederim...

Ben Anadolu çomarıyım, yirmi yıl İstanbul’da yaşayıp köylü kalmayı başarırım,asla şehirli olamam,yaşadığım şehri köye çevirmeye çalışırım...

Ben Anadolu çomarıyım, din, iman der kılıfına uydurarak her günahı işlerim, vatan millet der vergi kaçırırım, ikiyüzlüyümdür, hiçbir ilkem yoktur, kendi ülkemin işgaline ses çıkarmaz fakat başka ülkenin işgaline sokaklara dökülürüm...

Ben Anadolu çomarıyım, utanma duygum yoktur, sürekli kul hakkı yerim,”Allah görür” yazılı arabamla trafikte saplama yapıp milletin yol hakkını gasp ederim, hiçbir ahlaki değerim yoktur, ahlak deyince aklıma sadece cinsellik gelir, o da akrabalarım dahil herkese hallenip bana (yüz) verme ihtimalleri olmayanlara ahlaksız diyerek kendimi rahatlattığım için...

Ben Anadolu çomarıyım, kafam pek çalışmaz, basit bir sebep- sonuç ilişkisi bile kuramam, izlediğimi anlamam, dinlediğimi anlamam, gördüğümü anlamam, üç kelimenin üstündeki cümleleri anlamam, basit bir olayı bile doğru değerlendiremem, gerçek milliyetçilere vatan düşmanı gerçek vatanseverlere vatan haini diyecek kadar zekâ yoksunuyum.”

Görüldüğü üzere Anadolu çomarı düzenbaz bir karakter olması yönüyle Guguk Kuşu familyasındandır. Her ikisinin bir toplumda çokluğu ve sözünün geçerli olması hayra alamet değildir.   

Kıssadan hisse anlatılır:

Vakti zamanında bir stajyer kadı adayı İstanbul’a tayin olur ancak kadro yokluğundan bir müddet beklemesi istenir. Makul bir süre beklemesine rağmen bir türlü göreve başlayamaz.

Parası biter, veresiye geçinmeye başlar. Bunu gören en fazla yüz göz olduğu lokanta sahibi bir akıl verir:

Sultan Ahmet’te falanca dergâhta bir muhterem şahıs var, bir hayır duasını alırsan belki işinin önündeki engel kalkar, der.

Stajyer genç kadı inanmasa da ne yapsın, son çare denileni yapar ve verilen adrese giderek muradını dile getirir.

Genç kadı sözünü bitirir, bitirmez, zatı muhterem:”Enbiyaların, evliyaların hatırına Allah nasibin önündeki engelleri kaldırsın,” der ve misafirini uğurlar.

Stajyer kadı kapıdan çıktığında Sultan Ahmet Meydanı’nda tellal “Üsküdar Sulh Hukuk hâkimliği münhaldır, dileyenin üç gün içinde müracaatı duyurulur,” diyerek bağırmaktadır.

Bunun üzerine adı geçen adliyeye giden kadıya “neredeydiniz, ne zamandır seni arıyorduk, bulamayınca son çare tellal çağırttık,” denir ve genç kadı göreve başlar.

Fakat birkaç yıl çalıştıktan sonra hastalanır ve doktor tebdili hava(hava değişimi) verir. Rapor bitiminde tekrar kadrosuzluktan bir müddet beklemek zorunda kalması söylenir.

Sonunda çareyi yine o zatı muhtereme gitmekte bulur. Derdini anlattığında bu sefer de “uğursuzların, dızdızcıların, şerirlerin hatırına Allah’ın izniyle rızkının önündeki engeller kalkar, inşallah,” duasıyla konuğunu uğurlar.

Çıktığında tellal yine bağırmaktadır: Beyoğlu ağır ceza hâkimliği boş bulunmaktadır, isteyenin en kısa sürede müracaatı...”

Kadı vakit geçirmeden göreve başlar ancak kafası da iyiden iyiye karışmıştır. Zira ilk gelişinde zatı muhteremin yüzü suyu hürmeti adına dua ettikleriyle ikinci seferkiler taban tabana zıt kişiliklerdir.

Teşekkür ziyareti için biraz da bu çelişkiyi öğrenmek için gittiğinde ulu kişi:”ilk kez geldiğinde toplumda o güzel insanlar çoğunluktaydı. Şimdi ise üstünlük saydığım o ahlak yoksunlarındadır. Bir toplumda hangisinin sözü geçerliyse onun hükmü yürür,” der.

Sonuç olarak hikâyede olduğu gibi bu devirde sözü geçerli olanlar guguk kuşları ve Anadolu çomarları olunca dürüst, yetim hakkına duyarlı insanların da hükmü olmuyor.

Yeniliklere attığı imza ile Aydın’da Tarım 4-0’a örnek bir işletme Makale: Yeniliklere attığı imza ile Aydın’da Tarım 4-0’a örnek bir işletme