banner158

27 Mayısta Aydın’dan Cemal Gürsel’e teşekküre giden de vardı, mağdurlara kol kanat geren de…

Dün(Çarşamba) 27 Mayıs İhtilalının 60.yıldönümüydü ve o tarihte biz ilkokul öğrencisiydik.

Yenipazar’da yolumuz üzerindeki şimdiki park alanında bulunan, çarşının en en işlek yerinde Fevzi’nin(Erciş) ve Hüseyin’in(Görünmezoğlu) kahveleri önünde görmeye alışık olmadığımız insan kümeleri vardı.

Büyük bir sessizlik içinde, o günün koşullarında nadir insanların evinde ya da işyerinde bulunan, kahvenin radyosundan, kulak kesilmişler, tok bir erkek sesi dinliyorlardı.

“Sevgili vatandaşlar, bu gün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri memleketin idaresini ele almıştır…”

Konuşanın ihtilalın kudretli Albayı Alpaslan Türkeş olduğunu ne sonra öğrendik. Yani bu gün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yassıada Demokrasi Adası’nın açılışını yapan Devlet Bahçeli’nin partisi MHP’nin doğal lideri.

O günden bu güne tam 60 yıl geçti ama yaşayanların aklında Aydın’da bu güne iki insan prototipi kaldı.

BİR: İhtilalın ardından Adnan Menderes’in memleketi Aydın’dan bir grup Cemal Gürsel’e teşekkür için gitmişti.

 Cemal Gürsel grubun gözünün içine baka baka “ az daha geç kalsaydık Menderes bu memleketi satacaktı”, dediği iddia edilir.

 Konuyu bir konferans için Aydın’a gelişinde dile getiren Şair, Yazar Yavuz Bülent Bakiler “bu sizin ayıbınızdır” diyerek yüzümüze vurması üzerine utançtan yüzümüz kızarmıştı.

İKİ: Yenipazar’da devrin CHP ilçe başkanı Osman Türkmen sergilemişti ele geçirilen bir gücün insanlık için nasıl kullanılması gerektiğini cümle aleme göstermişti.

27 Mayıs 1960 Cuma sabahı yaşananları Yenipazarlı kahveci Fevzi Erciş’ten dinleyelim.

“Kahveyi sabah namazından sonra açmamla birlikte bazı müşteriler ihtilal olmuş demeleri üzerine radyoyu açtım ama yapılan anonstan pek bir şey anlayamadık.

Derken oğul Ali Yörük geldi ve “ Alpaslan Türkeş 1946 olaylarında başı çeken Turancılardandır ama neyin ne olduğunu daha iyi anlamak için biraz bekleyelim bakalım” dedi.

Tekrar kulak kesildik.

Aradan bir kahve içimi zaman geçti, geçmedi Alpaslan Türkeş’in sesi tekrar duyuldu ve.”İsmet İnönü sağ ve sıhhattedir…”dedi.

O zaman anladık, ihtilalın DP iktidarına karşı yapıldığını…

İleriki günlerde Sarayköy’den bir vatandaşın “ Ali Yörük bize geldi ve Aydın olarak biz ayaklanmaya hazırız, siz de hazır olun ve bizden işaret bekleyin” ihbarı üzerine Ali Yörük gözetim altına alındı.

Sonrasında yüzleştirmek için götürüldüğü Sarayköy’de muhbirin onu tanıyamaması üzerine serbest kaldı,”dedi.

Diğer taraftan ihtilalda ilk nezaret altına alınan DP Yenipazar İlçe Başkanı Mustafa Bayraktar olur.

O konuda yaşananları daha önce dinlediğimiz oğul Müfit Kasım Bayraktar’dan dinleyelim.

“Babamın gözetim altına alındığının haberini alınca ne yapacağımızı bilemedik.

Bu arada bazı fanatik Halk Partililerin hıncından endişeliyiz, dostlardan bile geçmiş olsun demeye çekinenler var, derken babam konusunda sevindirici bir haber aldık.

CHP Yenipazar İlçe Başkanı Osman Türkmen karakola babamı ziyarete gitmiş.

Ziyaret Osman Türkmen’in babama kefil olması anlamı taşıdığı için önemli…

Sonradan öğreniyoruz ki, Osman Amca babamı sadece ziyaret etmekle kalmamış, sonrasında zahmet etmemesi konusunda bütün ısrarlarına rağmen tiryakisi olduğu üç beş paket ‘yenice sigarası’ da götürmüş.

Babam onun bu insanlığını ömrü boyunca unutmadığı gibi bize vasiyetinde:

Osman Amcanız siz bir yerde otururken önünüzden geçerse selamlamak için ayağa kalkacaksınız

Bir cemiyete gittiğinizde oradaysa onun halini hatırını sorduktan, iznini aldıktan sonra yerinize oturacaksınız.

Hasta olduğunu, bir şeye ihtiyacı olduğunu duyarsanız ilk imdadına yetişen de siz olacaksınız.

Biz de Osman Amca sağ olduğu sürece babamın vasiyetini yerine getirmeye çalıştık,” demişti.

Osman Türkmen’in bu insani davranışı burada bitmez, Adnan Menderes’in idam haberi üzerine koyu DP’li Kahveci Fevzi(Erciş) öfkeyle idam kararını verenlere saydırır.

Şikâyet üzerine gelen kolluk kuvvetlerinin karşısına ilk dikilen de Osman Türkmen olur ve komutana rica minnet serbest kalmasını sağlar.

Ne var ki, bu kadar insancıl, iyi niyetli olan Osman Türkmen çok istediği halde partisi CHP’den bir türlü belediye başkanı seçilemez.

Ona bu imkânı Adalet Partisi Yenipazar İlçe yönetimi sağlar ve Osman Türkmen 1977 belediye seçimlerinde Yenipazar’a başkan seçilir.

Mustafa Bayraktar bunları yaşarken belediye başkanı kardeşi Ahmet Bayraktar da ihtilaldan payına düşeni alır.

İhtilalcıların ilk işi onu görevden uzaklaştırmak olur.

Sonrasında olanları da oğul Yusuf Bayraktar’dan dinleyelim.

“Babam başkanlığı döneminde belediyeye çöp ve mezbaha arabaları almıştı. Yerine atanan yönetim bu satın almadan doğan borçları reddedince külliyetli miktardaki bu parayı babam kendi varlığından ödedi.

Bu yetmezmiş gibi aynı ihalede kendine verilen vekâletle Sultanhisar Belediyesi’ne aldığı arabaların parasını da babam ödemek zorunda kaldı,”dedi.

Sonuç olarak bir ihtilalın üzerinden tam 60 yıl geçti, insanlar bazı gerçekleri unutabilir ama tarih unutmaz,unutmuyor da…

 Kimileri hemşerisini ihtilalla iktidardan indirenlere teşekkür için Ankara’ya gider adları tarihe ‘yüz kızartıcılar’ olarak geçer, esamileri okunmaz.

 Osman Türkmen gibiler de tarihe bir ihtilal krizinde izlediği insan merkezli siyasetle erdemli, örnek siyasetçiler olarak geçer, adı unutulmaz her daim hayırla yâd edilir.

Ne mutlu onlara…