Venedik Komisyonu, Türkiye’de 15 Temmuz sonrası Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) “Avrupa hukuk normlarıyla uyumlu olmadığı” yönünde rapor hazırladı.
Raporu incelemeden, öncelikle “Venedik Komisyonu” nedir? Ne iş yapar? Sorularını yanıtlamakta yarar var.
Venedik Komisyonu, Avrupa Konseyi’nin anayasal danışma organı konumunda. 1990 yılında kuruldu. Komisyon demokratik kurumlar, temel haklar, seçimler, siyasi partiler ve yargıyla ilgili konularda Avrupa genelinde müşterek hukuk alanı oluşturulması için çalışıyor. Venedik Komisyonu'nun rapor ve tavsiyeleri AİHM, Avrupa Konseyi organları ve AB tarafından referans belge olarak kullanılıyor.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi İzleme Komitesi’nin talebi üzerine, Venedik Komisyonu tarafından hazırlanan raporda;
1-Venedik Komisyonu, Türkiye’deki OHAL uygulamalarının “tedbirin” çok ötesine geçtiğini, uygulamaların kamu görevlilerini açığa almaktan çok kovmayı, dernekleri geçici devlet kontrolü altına almaktan çok tasfiye etmeyi içerdiğini belirtti.
2-Venedik Komisyonu, Türkiye’nin olağanüstü hal ilan etmek için yeterince nedeni olduğunu belirtirken, alınan tedbirlerde çok ileri gittiğini söyledi. Komisyon, daha önce kanun hükmünde kararnamelerle ilgili yapılan başvuruyu reddeden Anayasa Mahkemesi’nin, yargı denetimi yetkisi olması gerektiği görüşünü ifade etti.
3-Venedik Komisyonu,“ OHAL’in ilan edilişindeki anayasa hükümleri, Avrupa standartlarıyla uyumlu gözükse de hükümet olağanüstü güçlerini adam karalama için kullanmıştır. On binlerce kamu görevlisi KHK’lerle açıklanan listelerle işlerinden atılmıştır. Bu toplu atılmalar, her bir kişisel olayda, doğrulanabilir kanıttan yoksundur. Bu listelerin hazırlanış hızı, toplu işten çıkartmalarda asgari usul teminatına bile uyulmadığına işaret etmektedir. Bu işten çıkartmalar olağan mahkemeler tarafından yargı denetimine açık değildir, en azından yargı denetimine erişim konusu tartışma konusudur. Devlette böylesine bir tasfiye, güçlü bir keyfilik görüntüsü oluşturmaktadır.”
4- Venedik Komisyonu raporunda “Komisyon, Gülen ağına bağlı veya diğer örgütlerin iddia edilen bağlantıları nedeniyle ‘terörist’ olarak tanımlandığının farkındadır. Ancak bağlantının içeriği çok zayıf şekilde tanımlanmıştır ve bu örgütlerle anlamlı bir bağlantı gerektirmemektedir ki bu da kamu görevlilerinin sadakati konusunda şüpheye neden olur.”
Raporda ,Gülen ağının başarısız darbe girişiminde yer aldığını varsaysa bile, bu ağ ile bağı olanlara yönelik cezai ve disiplin cezasına uzanmaması gerektiğini vurgulamıştır.
5-Komisyon, Anayasa Mahkemesi’nin OHAL KHK’lerini ele alma gücüyle ilgili belirsizlikten endişelidir. Anayasa Mahkemesi’nin bu Kanun Hükmünde Kararnamelerin hukukiliğini incelemesi gerektiğini ifade etmiştir.
6-Venedik Komisyonu, kolluk kuvvetlerine adli denetim yapmaksızın şüphelileri 30 gün gözaltında tutma yetkisini eleştirerek, gözaltında tutulan şüphelinin avukatına erişim konusunda getirilecek kısıtlamaların istisnai olması gerektiğini ifade etmiştir.
Venedik Komisyonu’nun bu raporu, AİHM kararlarını etkileyeceği kuşkusuzdur. Bu nedenlerle, Olağanüstü Hal sürecinde yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilenenlerin Türk hukukundaki yargı yollarını tükettikten sonra AİHM’ne açacağı davalarda, Venedik Komisyonu’nun bu raporu son derece önemlidir.

Aydınpost ANDROID'de TIKLA İNDİR! Aydınpost APPSTORE'da TIKLA