Siyasal İslamı temsil eden  iktidarı 23 yılda neleri muhafaza etti, neleri istismar etti.

Ak parti topluma "ADALET VE KALKINMA" vaadiyle özellikle YOKSULLUK VE YOLSUZLUKLA mücadele edeceklerini tahadüt eden bir anlayışla devleti yönetme sözü vererek iktidara gelmişti. 

Öyle ya 23 yıl Cumhuriyet tarihinin en uzun iktidarında olan Ak parti toplumun umudu mu muhafaza edebildi, ekonomiyi mi muhafaza edebildi, toplumsal değerlerimizi mi muhafaza edebildi.?

2002 yılında krizden çıkmak üzere devraldığı iktidarın ekonomik göstergeleri düzelmeye başladığı dönemde iktidara gelen Ak parti iktidarı Cumhuriyet döneminde yapılmış her ne varsa özelleştirme adı altında satarak hazineye milyarlarca dolar para koyduklarında İlk olarak geçmiş iktidarın IMF ile anlaşmasını istismar etti.

Hatırlayalım, ne demişlerdi.!

Biz IMF'den borç alan değil IMF'ye borç  veren iktidarız diye övünmeyi ihmal etmemişlerdi.

IMF programının uygulanması ile düşen enflasyon bütçe dengelerinin düzelmesi ile düşen faiz oranları ile her kesimden halkın krizin etkisinden kurtulup nefes almaya başladığı 2002 - 2010 dönemine katkı yapmıştı.

Ak parti iktidarının ilk 8-10 senesi özelleştirme adıyla satılan varlıkların hazineye aktarılması, bozulan ekonomik göstergelerde ki düzelme, alım gücünün yükselmesi düşüse geçen enflasyonla banka faizlerinin düşmesi uzun vadeli kredi imkanları ihraçatcı, çalışan ücretliler, emekliler banka kredileri ile ev araba alma imkanlarına kavuşmuşlardı. 
 
Bütün bu gelişmelerden sonra Milli gelir yükselmiş, ferah düzeyi artmıştı.

İlk 10 yılın sonunda muhafaza edilen her ne varsa istismar edilmeye başlandı.

Her gün yolsuzluk haberleri duyar olduk.!!!

Öyle ki bakan çocuklarının evlerin de para sayma makineleri, banka müdürlerinin evlerinde ayakkabı kutularında paralar bulunup bakanın kolunda binlerce dolarlık saat ortaya çıktı.! 

Bütün bunlara sebep olan nereden, kimden geldiği belli olmasına rağmen hiç birşey olmamış gibi davranıp gereği yapılamadı.

Döviz garantisi ile yapılan köprüler, otoyollar, tüneller, şehir hastaneleri ve havalimanlarına verilen garantiler zaman içinde hazineye yük olmaya başladı. 

Artan enflasyon, yükselen döviz kurlarını kontrol edilebilmesi için Merkez bankası döviz rezervleri ( 128 Milyar dolar ) nereye kime satıldığı belli olmadan eriyip buharlaştı.

Maliye bakanı ve Merkez bankası değişiklikleri 
(Faiz sebep Enflasyon sonuç ) anlayışı ile gelinen noktada ( KKMH )  Hazine garantili Kur korumalı döviz hesabı uygulaması başladı ve Merkez bankası bu uygulama sonrası 885 Milyar Türk lirası ( 30 Milyar dolar) zarar etti. 

Merkez Bankasında döviz rezervleri eksilere gerileyince uluslararası piyasalarda kıredi notumuz eksilere düştü.

Özelleştirme ile satılan varlıklarımız, yap işlet devret projeleri istismar edildiği gibi ekonomi yönetimde  iflas etti. 

23 yılda Ak parti iktidarı bir çok şeyi muhafaza edemediği gibi birçok şeyi de istismar etti. 

Bugün gelinen noktada Yolsuzluk ve yoksulluk tavan yaptı.

Dini ve milli değerler istismar edildi. 

Adil gelir dağılımı, vergi sistemi istismar edildi. 

Adalet sisteminiz istismar edildi. 

Milli eğitim sistemimiz istismar edildi. 

Sağlık sistemi istismar edildi.

Dış politikada yapılan yanlışlarla Milli güvenliğimiz istismar edildi. 

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı istismar edildi.

Kısacası 2002 de eleştirilen her ne varsa bugün daha da kötüsünü yaşayan bir Türkiye haline geldik.

Şimdi ise iktidarda kalabilmek için yeni bir Anayasa yapma isteği ile toplum istismar edilmek isteniyor. 

Her zaman olduğu gibi taktir okuyucularındır.

Akşener yine kantarın topuzunu kaçırdı Makale: Akşener yine kantarın topuzunu kaçırdı