banner158
banner218

Dünya turunu salgın nedeniyle yarıda bırakan iki Türk genci devlete minnettar

Dünya turunu salgın nedeniyle yarıda bırakan iki Türk genci devlete minnettar
banner216


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın koordinasyonunda Nijerya, Singapur, Endonezya ve Malezya'dan uçakla getirilen 210 Türk vatandaşının Aydın'da Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlardaki 14 günlük karantina süresi devam ediyor.

Burada tüm ihtiyaçları karşılanan vatandaşların her gün ateşleri ölçülüyor.

Karantinada kalanların birçoğu iş ya da eğitim için yurt dışında bulunurken dünya turuna çıkan iki gezginin hikayesi dikkati çekiyor.

Ali Umut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, otostopla dünya turuna çıktığını, bu şekilde 24 ülkeyi gezdiğini, Malezya'dayken ise salgının başladığını söyledi.

Malezya'nın salgına karşı bir çabasının olmadığını gözlemleyip Türkiye'ye dönmeye karar verdiğini aktaran 21 yaşındaki Umut, "Türkiye’nin diğer ülkelere göre daha fazla bir çabası var. Devletimiz çok yaşasın. Bu konuda bize yalnız olmadığımızı hissettirdi. Karantinanın bu kadar iyi olacağını hiç beklemiyordum. Karantina benim için çok güzel geçti. Her şey çok iyiydi. Hatta 'karantinayı 15 gün daha uzatma gibi şansım var mı' diye bile sordum. Öyle güzeldi. Biteceği için çok üzgünüm. Buradan sonra memlekete dönüşü yine onlar organize ediyormuş.Yani her şey düşünülmüş." diye konuştu.

Macar arkadaşıyla dünya turuna çıkan ve Endonezya'dan getirilen 25 yaşındaki Esra Şerman da sürecin başından sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, vatandaşının yanında yer aldığını vurguladı.

Büyükelçiliğin kendileriyle yakından ilgilendiğini belirten Şerman, "Telefonda konuştuğumuzda 'Esra Hanım bakın bir durumu kendinize dert ettiğinizde ya da yalnız hissettiğinizde lütfen bizi arayın' diyorlardı. Aynı şehirde olamasak bile 'burada vatandaşlarımızı yalnız bırakmayacağız' diyorlardı." dedi.

Şerman, "Ben buraya gelince arkadaşım da kendi ülkesine döndü. Kendi çabalarıyla ve bireysel olarak gitti. Hiçbir şekilde karantinaya almadılar. Sağlık kontrolleri yapılmadı. Hani Avrupa Birliği diyoruz. Baktığımızda onlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin verdiği hizmetin yanına bile yaklaşamaz diyebilirim. Ben süreçte hiçbir şekilde kendimi yalnız hissetmedim. Bu süreçte her zaman Türkiye’nin büyüklüğünün farkını hissettim diyebilirim." ifadelerini kullandı.

Aşçı olarak çalıştığı Singapur'dan gelen 48 yaşındaki Kasım Demir ise kendilerine sunulan hizmetin tarifi olmadığını dile getirdi.

Demir, "Benim yurt dışında birçok arkadaşım var. Onlar da kendi ülkelerine döndüler. Ben buradaki hizmeti sosyal medyadan paylaştığımda hepsi beni aradı. Bizim çok şanslı olduğumuzu söylüyorlar. Gerçekten şanslıyız, cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Ülkemize dönmenin gururunu da yaşıyoruz burada. Bu ülkeyi kötülemek isteyenlere gerçekten fırsat vermemek gerekiyor. Şuradaki yemekleri dünyanın birçok ülkesinde yiyemeyen çok insan var." diye konuştu.

Nijerya'dan getirilen 25 yaşındaki Beyza Başak da "Biz Nijerya'dan geliyoruz. Orada böyle bir imkan yok. İnsanlar sefalet içinde. Yani ülkemizin kıymetini bilmeleri gerekiyor bence insanların. Bu süreçte ülkemizin ne kadar fedakarlık yaptığı ortaya çıktı. Her şekilde üstün bir devletiz. Buna kesinlikle ona inanıyorum. Yani başka ülkelerde böyle imkanlar yok. Bizi orada yalnız bırakmadığı için Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ederiz." ifadelerini kullandı.