Dilek Gappi, Savcılığın CİMER şikayetlerini araştırmak yerine görevini yapan gazeteci Yelis Ayaz’ın tutuklanmasını “Yargı Çıldırdı” sözleri ile eleştirdi. Kappi yazısında Yelis Ayaz’ın derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
İşte Dilek Gappi’nin o yazısı:
"Hani ‘patron çıldırdı’ derler ya, basın özgürlüğünde öyle noktaya geldik ki hukuk düzeni, yargı adeta çıldırdı. Ne akıl kaldı ne izan.
Aydınpost’tan gazeteci Yelis Ayaz tutuklandı.
Anlatınca eminim siz de aynısını düşüneceksiniz. Son nokta!
Ne yazdı Yelis?
AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş’ın oğlunun özel okula silahla gittiğini arkadaşlarıyla silahlı pozlar verdiğini yazdı.
Köşesinde yorum yaptı. Sonra veliler kendisine ulaştı.
Böylece ilk kez olayı dolaylı kaynaktan değil, yaşayanların ifadelerinden takip etti.
Sonra CİMER şikayetleri ortaya çıktı. Önce olayla ilgili kayıt yok diyen İl Milli Eğitim Müdürlüğü ardından “bilgi yok demiştik ama CİMER şikayetleri gelmiş” mealinde bir açıklama yaptı.
CİMER şikayetleri o sınıfta öğrenim gören 4 öğrenci ve 1 veli olmak üzere toplam 5 evraktan oluşuyor.
Tamamı olayın doğru olduğunu anlatıyor, can güvenliğimiz yok diyor, okul yönetiminin olayı örtbas ettiğini ifade ediyor, silahlı öğrencinin bazı öğrencilerin başına silah dayadığını ve bu anların fotoğraflandığını söylüyor, kurumlardan yardım talep ediyor.
Bir gazeteci bunları haber yapmasın da daha ne yapsın?
Üstelik Seda Sarıbaş’ın oğlunun en güncel ve yüzü en net fotoğrafını bulduğu halde o fotoğrafı yayınlamıyor..
Sonuçta 18 yaşınan altında bir çocuk fotoğrafı.
Peki savcılık ne yapıyor ?
Savcılık iddiaları araştırmak yerine “halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak” suçlamasıyla tutuklama istiyor ve Yelis, yıldırım hızıyla tutuklanıyor!!!
Başsavcılık açıklaması ise tam bir tarihi vesika.
Diyor ki gazetecinin iddiası güçlendirilsin diye CİMER şikayeti oldu. Yani CİMER sahte demek istiyor Başsavcılık…
Hatta CİMER başvurusunda bulunan öğrenciler ve velinin ifadelerini dahi almıyor.
Beteri; Savcılık olay doğru mu diye okul yönetimine soruyor.
Soru şikayetçilere değil zaten olayı örtbas ettiği iddia edilen okula soruluyor.
Savcılık silahın boncuk tabancası olduğunu söylüyor.
Okul burası; öyle boncuk tabancaları var ki kör eder!
NEDEN TUTUKLU ?
Ya bu çocuklar bir gün de boncuk tabancası yerine gerçek tabanca getirse. Türkiye tarihinde en kanlı okul olayını yaşayalı daha bir ay oldu.
Nasıl bir talimat gitti ki gazeteci jet hızıyla tutuklandı.
Çocuğun annesi milletvekili olmasaydı meslektaşımız TCK 217/A (halkı yanıltıcı bilgi yayma) suçlamasıyla tutuklanır mıydı?
Hangi emir demiri kesti?
Bir gazetecinin temel sorumluluğu; kamu yararını gözeterek gerçeği araştırmak, doğrulanmış bilgiyi topluma aktarmaktır.
Haydi milyon dolarlık çarkları ortaya çıkaran meslektaşlarımızı tutukladınız ya bu nedir?
Okulu uyarıp asayişi sağlamalarını talep etmek yerine ihtimal bir faciayı duyuran gazeteciyi tutuklamak ne oluyor?
Sonuna kadar Yelis Ayaz’ın yanındayız.
Bir an önce Yelis’i serbest bırakın ki, Türk yargısı daha fazla kimsenin ayağına paspas edilmesin!”




