18 Nisan 2016 tarihli yazı ile AKP Aydın milletvekillerine sorular yöneltmiştim. Bu yazı ile ilgili sadece Mehmet Erdem whatsapp üzerinden;

 

                        “Sayın Yakan;

                        Yazınızın linkini Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan'a  ilettim... 

                        Ayrıca ;

                        Sn Veysel Eroğlu'na Sn Berat Albayrak'a da iletiyorum. 

                        Bilginize...” şeklinde mesaj attı. Bende bu sorularla ilgili bir yanıt verilirse yazımda paylaşacağımı mesajla bildirdim. Fakat bu yazının yayınladığı 09.Mayıs.2016 tarihine kadar henüz hiçbir yanıt gelmedi. Sayın Mehmet Erdem dışında, Abdurrahman Öz ve Mustafa Savaş’tan hiçbir ses çıkmadı.

 

                        Bu sorular ne kadar zor sorularmış ki, ne ilgili müdürlükler, ne Aydın Valiliği, nede AKP Aydın milletvekillerinden tek bir yanıt gelmedi.

 

                        Bu sorular çok mu zor?

 

                        İlgililer yanıtlarını mı bilmiyor?

 

                        Yoksa yanıtları herkesçe aşikar olan bu sorulara hiç kimse yanıt vermeye cesaret mi edemiyor?

 

                        Bu sorulardan kaçış yok. Bir vatandaş olarak, bu soruları sormaya hakkımız var! Her ortamda, her fırsatta bu soruları sormaya devam edeceğim. Bu işin politikayla, sağla, solla ilgisi yok. Olayı çarpıtmak, gerçekleri değiştirmez. Aydında yaşayan insanlar olarak neden zehir solumaya başladığımızı, içme sularımızın neden kirlendiğini, neden yaz aylarında Aydının havasının Türkiye’nin en kirli ikinci il olduğunu, neden Aydın’da kanserden kaynaklanan ölümlerin Türkiye’nin çok üstünde olduğunu, jeotermal tesislerden doğaya sıvı ve gaz salınımının doğaya etkisi olup olmadığını iktidar partisi milletvekillerine soramayacaksak, kime soracağız?

 

                        Emile Zola’nın “gerçeği yerin aItına gömseniz biIe, o bir gün büyüyerek patIayacak ve her şeyi yok edecektir.” sözü ne kadar da anlamlı !  


                        Sorularımı bu seferde CHP Aydın milletvekilleri Bülent Tezcan, Metin Lütfi Baydar ve Hüseyin Yıldız ile MHP Aydın milletvekili Deniz Depboylu’ya yöneltmek istiyorum. Belki bizim ulaşamadığımız yanıtlara sayın milletvekilleri, vekil sıfatlarıyla ulaşabilmişlerdir.

 

                        1)2872 sayılı Çevre Kanunu, Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeli, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve diğer ya sal düzenlemelerle Valiliklere çevre ihlalleri konusunda önemli bir görev vermişken, Aydın Valiliği ve Çevre İl Müdürlüğüne gelen resmi ihbarlar için ne yapılmaktadır?

                        2)Aydın’da jeotermal tesislerden sıvı ve gaz salınımına ilişkin ciddi bulgular ve iddialar varken, Aydın Valiliği ve Çevre İl Müdürlüğüne gece ve gündüz yüzlerce ihbarda bulunurken, Aydın Valiliği ve Aydın Çevre İl Müdürlüğü ekiplerini olay yerine göndererek (sıvı ve gaz) numune aldırıp, gerekli tahlilleri yaptırarak 2872 sayılı Çevre Yasası ve ilgili Yönetmelikler uyarınca verilen görevi yerine getirildi mi? Buna ilişkin istatistiki bilgiler nelerdir?

                        3)Çevre İl Müdürlüğü ihbar hattını gece arayarak jeotermal tesislerden doğaya sıvı ve gaz atık bırakıldığı ihbar edildiğinde yetkililer “gece nöbetçi ekibimiz yok, kimseyi gönderemeyiz” yanıtını verdi mi?

                        4)Çevre denetimi yapma yetkisi Aydın Valiliği ve Çevre İl Müdürlüğünde olmasına rağmen, Aydın Büyükşehir Belediye tarafından çevre ihlallerine yönelik olarak tutulan tutanaklar neden asıl kabul edilerek yasal işlem yapılmıyor?

                        5)“Jeotermalin Aydın üzerine etkileri” konulu yazıda[1] açıkladığım, ziraat mühendisi Doğan Akar tarafından hazırlanan “Jeotermal Santrallerin Çevresel Etkileri ” isimli bilimsel inceleme ile jeotermal tesislerden doğaya ve Menderese bırakılan sıvı atıkların çevreye verdiği tahribat somut olarak ortaya çıkmıştır.

                        “Jeotermalin Aydın Üzerine Etkileri 2” [2] başlıklı yazımda, İncirde Verim ve Kalite Üzerine Jeotermal Enerji Tesislerinin Olası Etkilerinin Belirlenmesi” isimli bilimsel inceleme ile jeotermal tesislerden havaya salınan gazın içeriğinin incir üzerinde olumsuz etkileri somut olarak ortaya konmuştur.

                        Bu ve bunun gibi birçok bilimsel inceleme ile Jeotermal tesislerden havaya ve doğaya salınan atık sıvı ve gazların yoğun bir şekilde ağır metaller içerdiği açıkça ifade edilmekteyken, Aydın ilindeki jeotermal tesislerden havaya salınan gaz değerleri takip edilmekte ve denetlenmekte midir? Buna ilişkin tespit edilen değerlerin açıklanmasını talep ediyorum.

 

                        6)Aydın merkez Efeler ve jeotermal tesislerin bulunduğu tüm ilçelerde nem oranı değerleri nelerdir? Nem oranında artış sözkonusu mudur?

                        7)Jeotermal sondajlar sırasında, açığa çıkan sıvı ve gaz, hiçbir önlem alınmadan, hiçbir yerde biriktirilmeden doğaya salınmaktadır. İlgili kurumlar bunun farkında olmalarına rağmen neden göz yummaktadırlar? Buna ilişkin herhangi bir önlem alındımı?

 

                        8)“Jeotermal ve Devekuşu” başlıklı yazımda [3] İzlanda da Adalbjorg Kristbjornsdottira ve Vilhjalmur Rafnsson tarafından gerçekleştirilen Cancer mortality and other causes of death in users of geothermal hot water (Kanser ölümleri ve jeotermal sıcak su kullanıcıları ölüm nedenleri) isimli bilimsel inceleme ile Jeotermal tesislerden havaya salınan gaza ve sıvıya maruz kalan alanlardan kanser oranının yüksek olduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur.

akinyakan9516.jpg

                        Aydında, Jeotermal tesislerden havaya salınan gaz Bor ve ağır metaller içerdiğine göre insan sağlığı bundan etkilenmekte midir? Türkiye’de kansere bağlı ölümler 2010-2013 arasında %18 iken, Aydın’da % 42 olarak tespit edilmiştir. Menderes nehrine yakın yerleşim yerlerinde kansere bağlı ölüm oranları oldukça yüksektir. Aydında sağlık ve ölüm oranları konusunda Aydın Valiliği herhangi bir çalışma yaptı mı? Buna ilişkin bilgiler nelerdir?

                        9)Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) son raporuna göre Türkiye’nin 6 kentinde hava kirliliği için belirlenen eşik değerler 4-5 kat aşılmış durumda. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Aydın, Türkiye’nin en kirli havasına sahip 8.şehirdir.

                        Aydın Valiliği, hava kirliliği ile ilgili herhangi bir inceleme yaptı mı? Buna ilişkin teknik değerler nelerdir? Hava kirliliğinin nedenleri nelerdir?

 

akinyakan9516-1.jpg

                        10)Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre, yaz döneminde yapılan hava kirliliği ölçümlerinde Aydın’ın en kirli 2.il olduğu tespit edilmiştir.

                        Isınmadan kaynaklanan hava kirliliğinin mevcut olmadığı yaz döneminde bu kadar ciddi bir hava kirliliğinin kaynağı ne nedir?

 

                        11)Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye çapında 81 ilin su, hava, atık ve gürültü kirlilik durumunu ortaya koyduğu 2015 tarihli Türkiye Çevre Sorunları ve Öncelikleri Değerlendirme Raporu'na göre su kirliliğinde Ege Bölgesinde Aydın 1. sıradadır.

                        Aydın Valiliği olarak su kirliliği ile ilgili olarak Aydın’da herhangi bir inceleme yapıldı mı? Su kirliliğin Aydında bu kadar yüksek olmasının nedeni nedir? Bu hususta hangi önlemler alındı?

                       

                        CHP Aydın milletvekilleri Bülent Tezcan, Metin Lütfi Baydar ve Hüseyin Yıldız ile MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu’nun sorularımıza yanıt vermeleri halinde buradan sizlerle paylaşacağım.

 

Sadece sıradan bir vatandaş olarak soru sorma hakkımı kullanıyorum.                

 

 

[1] https://www.aydinpost.com/jeotermalin-aydin-uzerine-etkileri-890yy.htm

[2] https://www.aydinpost.com/jeotermalin-aydin-uzerine-etkileri-2-912yy.htm

[3] https://www.aydinpost.com/jeotermal-ve-devekusu-939yy.htm