Yapılacak bunca iş varken hala mı mal kavgası… Yetti artık… Kabak tadı verdi, diyesi geliyor insanın.
Şu özel idare malları ne bereketli bir siyaset aracıymış… Onlar olmasaymış… Bir de tamamı BŞB’ ye verilseymiş… Özlem Hanım yönetim yetersizliğini ne ile kamufle edecekti acaba?
Bu seferki mal kavgasının nedeni Aydınlının Carrefour alanı olarak bildiği, mal paylaşımında komisyonun BŞB’ ye verdiği eski Terminal bitişiğindeki arsa…
Söylentiye göre seçimlerden sonra burayı hizmet binası olmayan Efeler Belediyesi istemiş ama Özlem Hanım vermemiş. Danıştay’ın mal paylaşımının yenilenmesini istediği kararından sonra (16.04.2015/ karar no: 2015/ 3390) bu arsa da diğer taşınmazlar gibi havuza düşmüş oldu.
Bu arsaya çok değer veren Sayın Başkan baktı gördü ki, Valilik emanetindeki bu yerin yeni taksimatta Efeler Belediyesine verilmesi ağır basıyor meclis kararı ile ilkönce İmar A.Ş’ye devretti. Ardından da 11 Ağustos 2015 tarihli meclis kararı ile yani Danıştay kararından yaklaşık dört ay sonra Dünya İş Merkezi (DİM-1) yapmak için harekete geçti.
Bir vatandaş başkasına ait bir taşınmaz üzerine izinsiz bina yapabilir mi? Burası bir… Özlem Hanım tarafından yapılan bu girişimin bundan ne farkı var? Bu da iki…
İşte Valilik bu hukuksuzluğu önlemek için yargıya gitti ve yürütmeyi durdurttu. Aynı konuda Efeler Belediyesi’nin de bir başvurusu oldu. Mahkeme emsal kararı onlar için de verdi
İşte Sayın Başkan’ın “benim hizmetimi engelliyor ”diye Vali Bey’den yakınmasının, feveranın nedeni bu…
Başkan teşebbüsüne eski Aydın Belediyesine ait malların yeni paylaştırmaya tabi olmadığını, yargı kararında bu yönde özel hüküm bulunduğunu gerekçe gösteriyor. (21.03.2016,Denge)
Şayet sözünü ettiği karar iptal hükmünü içeren son Danıştay kararı ise (2015/3390) o kararda böyle bir madde yok.
Ki ister o kararda olsun ister başkasında öyle bir istisna olsaydı Aydın İdari Yargısı hem Valiliğin hem de Efeler Belediyesi’nin başvurusuna verdiği cevapta hükmüyle çelişen bir kararı göz ardı eder miydi?
Anlaşılamayan da şu: Tut ki, bu yer Efeler Belediyesi’ne verildi iddia edildiği şekilde mal Aydın’ın olmaktan çıkacak da Ankara’nın mı olacak?
Yoksa Efeler Belediyesi Aydın’a hizmet veren Aydın BŞB’nin bir birimi değil mi? Hayret verici olan ise CHP’li Başkan’ın CHP’li bir belediyeye karşı olan hasmane tavrı…
Özlem Hanım’ın diğer bir şikâyeti de Paylaştırma Komisyonu’nun kendilerine yani BŞB’ ye 550 milyon TL borç bıraktığı konusu… Sayın Başkan şunu mu söylemek istiyor? “Borçlar BŞB yerine Efeler’e bırakılsa daha iyiydi”.
Peki, adı geçen borcun ne kadarı kendi dönemindeki Aydın Belediyesinden kaldı, açıklayabilir mi?
Sonra sıfırdan başlayan bir kurumun hem gelirlerinin yüzde 40’na el konacak hem hizmet binası yapımında güçlük çıkarılacak bunlar yetmiyormuş gibi geçmişin borçları da ona yüklenecek?
El insaf!
Şu çelişkiye ne demeli?
Yeri geldiğinde popülizm yapmak adına (10 Ocak 2016 Ege TV) “ paramız var. Ankara’nın parasına ihtiyacımız yok” diyeceksiniz… Diğer yandan son toplantısında(mart) meclisten 125 milyon TL borçlanma yetkisi alacaksınız…
Sonra “biz bu yatırımı er geç gerçekleştiririz ama engelleyenler görür mü bilinmez” sözleri ile Vali Bey’e aba altından sopa göstermek, üstü örtülü tayinle tehdit etmek de neyin nesi?
Ustası Makyavelli sağ olsaydı popülizmin bu kadarına eminim dayanamaz, şapka çıkarırdı.
Şimdi Özlem Hanım’ın mal dağılımı üzerinden Vali Bey merkezli son çıkışı büyükşehirde hızla düşen performansı ile birlikte ele alındığında akla bazı sorular geliyor.
BİR: Baktı, gördü at terli 2019 seçimlerine kadarki süreyi son çare bu tür polemiklerle geçirmede mi buldu?
İKİ: “Bunun hesabı sandıkta görülür” sözlerinin ilgilisi Vali olamayacağına göre onun üzerinden araları pekiyi olmadığı bilinen arsa olayının diğer tarafı Mesut Özakcan’a mı mesaj veriyor?
ÜÇ: Bir taktik olarak bu hamle ile mal paylaşımı ve adli yargıya intikal eden hakkındaki soruşturma dosyaları üzerinden yaratacağı mağduriyetle parti genel merkezi ile aralarında estiği iddia edilen soğuk rüzgârları sonlandırmak, arkasına almak mı istiyor?