Herkesin bildiği gibi, teknoloji bırakın ay ve yılları günlük değişir oldu.

Bu değişime bağlı olarak insanların yaşadığı kentler de değişiyor. Artık akıllı evlerden sonra akıllı kentler kavramı hayata geçirilmeye başlandı.

Dünyadaki bu değişimle birlikte ülkemizde de insanların yaşam alanları değişmeye başladı.

Ne var ki; Ülkemizde azımsanmayacak kadar bu değişim ve gelişmeye karşı çıkan dinozorlar var.

Yıllar geçse de bunlar hiç değişmedi, değişecek gibi de görünmüyor.

Bunlar.70 yıllarda baraj, köprü ve otobana karşı idi.

Hatırlarım; Keban barajı ve ilk boğaz köprüsü yapılırken az yaygara koparmadılar. Zamanın başbakanına etmedikleri hakaret kalmamıştı.

Bizim gençliğimiz bu dinozorların MOSKOVA'ya gitmesini ister ona göre sloganlar geliştirirdik.

Aradan yıllar geçti, yine baraja, köprüye, otobana karşılar. Bunun yanına;

-Yeni havaalanına karşıyız,

-Kanal İstanbul’a karşıyız,

-Kentsel dönüşüme karşıyız, kavramlarını da eklediler.

Bunların karşı olmadıkları hiç bir yenilik yok. Süpermarket ve alışveriş merkezlerine de karşılar. Aslında açıktan söyleyemiyorlar ancak ima ediyorlar, metro, hızlı tren, deniz otobüsüne de karşılar, gereksiz yatırım diyorlar.

İsli vapur, kara tren, at arabası özlemi çekiyorlar.

Çöreklendikleri bazı meslek odaları ve STK'lar eliyle bu yatırımları yapan kuruluşları mahkemeden mahkemeye koşturuyorlar.

Bu kurumları TAKOZ olarak kullanıyorlar.

Moskova değiştiği ve hızla kalkındığı için artık bunlara MOSKOVA'YA gidin diyemiyoruz.

KÜBA'ya gidin diyeceğiz, ancak orası da ağır aksak biz hata yaptık artık kalkınalım diyor, ezeli düşmanları ABD ile barıştılar. OBAMA'yı şaşalı gösterilerle misafir ettiler.

Kala kala bir tek KUZEY KORE alternatifi kaldı.

Tam KUZEY KORE'ye sloganı atmaya hazırlanırken, muzip bir dost gerek yok adamların başına bela etmeye ülkemizde bunların yaşayacağı kentler var. Hiç el değmemiş, 30-40 yıldır yerinde sayıyor, hızlı tren yok, metro yok, kentsel dönüşüm hiç yok.