ASTİM Köprülü Kavşağı temeli atıldı… Yeri burası mı yoksa yeni-eski Dörtyol veya Işıklı kavşağı mı olmalıydı tartışmalarına neden oldu.
Yapılan bir işi beğenen de olacaktır beğenmeyen de… Bravo başkana, diye methiye düzenler olacağı gibi, çekemeyenler, kıskananlar da çıkacaktır. Ama ben kendi adıma hayırlı olsun diyorum.
Bunu söylerken başka bir konuyu merak etmiyor da değilim… Böyle ilçe belediyelerinin bile mütevazı bütçeleri ile yapabildikleri menfezlerle göz boyamaktan vazgeçilecek de büyükşehrin adına ve ruhuna uygun yatırımlara sıra ne zaman gelecek?
Bilindiği üzere Sayın Başkan yılda bir kez de olsa basın toplantısı yapmaz… Herhangi bir konferansa konuk olduğunu veya bir panelist olarak bir programda yer aldığını henüz gören olmadı… Protokol icabı katıldığı toplantılarda da çoğunlukla konuşmaz.
O bu yönüyle sanki bir sır küpü, bilinmeyenler yumağıdır. Öyle olunca da onun kültür derinliğini, Aydın’a ait “yol hikâyesini” pek bilen yoktur. Öğrenmenin tek yolu da böyle törenlerde ağzından dökülen incileri takip etmektir.
Ben de bir nebze olsun yukarıdaki soru ile ilgili merakımı gidermek için birbirini tamamlar nitelikte gördüğüm onun hem bu törendeki hem de 2013 deki Atatürk Bulvarı alt geçidi açılışındaki konuşmalarına şöyle bir baktım.
O ASTİM töreninde, “benim bir sözüm vardı, Aydın’ı Türkiye’nin yıldızı yapacağız demiştik. İşte bu gün temelini atacağımız ASTİM Köprülü kavşağı bu yıldızlardan sadece bir tanesidir,” demiş.
Bu sözler karşısında insanın “eh artık”! Diyesi geliyor…
Düşünebiliyor musunuz, Konya’nın inanç turizmi ve üniversite şehri, Eskişehir’in kültür, Bursa’nın tarihi ve kültürel dokuyu koruma ve yaşatma, Antalya’nın turizm, Muğla’nın turizm ve çevre, Ankara’nın yaşanabilir kent olma konularında yıldızlaştığı bir Ülke’de Heredot’un bile “Gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü” dediği Aydın “alt geçitle” bu yarışa katılacak…
Vaziyete bakılırsa bırakın Ülke’yi Dünya’da alt geçitle yıldızlaşan(!) ilk kent olma unvanına Aydın nail olacak… Bütün Aydın’a hayırlı olsun(!)
Yazık ki, hem de ne yazık!
Sayın Başkan’ın “yol hikâyesi” hakkında ipucu veren konuşmalardan bir diğeri de 2013’deki Atatürk Bulvarı alt geçidi açılışında söylediği,“can ve mal kaybının yaşandığı bu noktada, sizlerden gelen istek üzerine, alt geçit projemizi gerçekleştirdik,” sözlerdir.
Her iki konuşmasına bakılırsa Sayın Başkan belli ki, köprülü alt geçitleri bir fabrika gibi katma değer üretecek veya kentin köklü bir sorununu çözecek bir mega yatırım gibi görüyor.
Ona nasıl anlatmalı ki, bu anlayış 40 yıl önce geçerliydi… Zira o yıllarda belediyeler maddi imkânsızlık nedeniyle bu ölçekteki yatırımları bile yapmada zorlanır devlet yardımı olmadan gerçekleştiremezdi.
İşin sahibi devlet olunca da iki derslik yapımında bile törenler düzenlenir, o törenlerde çocuklar şiirler okur, bürokratlar devletin gücünü anlatır, siyasetçiler bol alkış alan konuşmalar yaparlardı.
Artık günümüzde büyükşehir yönetimine geçişle birlikte modern ekonomi ve gelişen tekniğe paralel olarak proje kavramı da lig atladı. Alt ve üst geçit gibi küçük ölçekli yatırımlar devletin belediyelere sağladığı yeni imkânlarla mesele olmaktan çıktı. Onların yerini istihdam iklimi yaratacak, kenti tarihi, kültürel ve turizm değerleri ile öne çıkaracak mega projeler aldı.
Oysaki Başkan ya bu gerçekten habersiz ya da popülizm yapma adına bilerek artık günümüzde herhangi bir ilçe belediyesinin bile yapabildiği küçük ölçekli bir alt geçidi allayıp pullayıp “proje” diye kamuoyuna sunmada bir sakınca görmüyor.30 yıl geriden geliyor dememin asıl nedeni budur.
Onun zaman tünelinde yaşadığına dair tezimizi kanıtlar nitelikteki diğer bir ifadesi de 2013’deki “Aydın’ın 30 yıllık otopark sorununu 600 araçlık Kent Meydanı Kapalı Otoparkını hizmete sokarak çözdük,” sözleridir.
Bu sözleri işiten Aydınlı da 30 yıl önce Kurtuluş ve Güzelhisar’da sadece iki mahallede kabaca 600 aracın bulunduğunu hatırlayacak ve Özlem Hanım’ın Aydın’ın meselelerine ya ne kadar yabancı olduğuna ya da Aydın’ı Bulvar’dan ibaret sandığını düşünecek.
Onun proje dediği küçük ölçekli yatırımları diğer BŞB’ler 90 veya 120 gün gibi kısa sürelerde tamamlamakta artık bunlar yerine başkanlar kentlerini Dünya ile entegre edecek projeleri gerçekleştirmenin yollarını aramaktadırlar.
Fatih Çekirge yazmıştı (05.05.2015 Hürriyet)… Bursa Büyükşehir Belediyesi bu gün raylı sistemin bütün vagonlarını ve lokomotiflerini kendileri üretmektedir.
Başkan Recep Altepe’nin bundan sonraki hedefi de Bursa İstanbul karayolunun bir an önce tamamlanmasını sağlamak ve kendi uçak projelerini gerçekleştirmek için çaba harcamaktır.
İstanbul BŞB’nin Başakşehir-Sefaköy-Halkalı Havaray Hattı Projesi diğer hatlarla birlikte (toplam uzunluğu 47.8 km) İstanbul BŞB Meclisinde oy çokluğu ile kabul edilmiş.(Milliyet 13.05.2015)
Kendi uçağını yapma projesinin sahibi Recep Altepe de, Marmaray projesini gerçekleştiren, Havaray’ı planlayan Kadir Topbaş da, Eskişehir’i 2013 UNESCO Kültür Başkenti yapan Yılmaz Büyükerşen de, köprülü alt geçitle Aydın’ı yıldız yapacağını söyleyen Özlem Çerçioğlu da BŞB başkanı…
Benim edecek başka sözüm yok…