İbn-i Haldun ünlü eseri Mukaddime’de iktidarların (yönetimlerin, partilerin) beş aşamasından söz eder: Zafer, refah, israf, ittifak ve çöküş…
Sıralamaya göre o eski koalisyonlar dönemine geri dönen AK Parti ilk üç dönemi geride bırakmış görünüyor.
Karşıtlarının iddialarına bakılırsa AK Parti saltanatında taşlar yerinden oynamıştır ve bunun ardından çöküş döneminin gelmesi mukadderdir.
Acaba bu parti İbn-i Haldun’un belirttiği gibi ittifak dönemine girmekle bir zamanlar Türk Siyasi Hayatı’na damga vuran ANAP, DYP gibi çöküş döneminin eşiğine mi geldi?
Veya eninde sonunda bir çöküş mukadderse alınacak tedbirlerle bu iş bir süreliğine de olda geciktirilebilir mi?
Cevabı çalakalem verilecek kadar basit değil… Konu akademik incelemeyi gerektiren Siyaset Sosyolojisi ve Siyasi Tarihi ilgilendiren bir olaydır.
Biz o yönü işin uzmanlarına bırakarak daha çok yakın tarihteki örneklerinden hareketle bir tespit yapmaya çalışacağız.
Son otuz yıllık Siyasi Tarihimize baktığımızda İbn-i Haldun’un söylediklerine tıpa tıp uyan parti ANAP… Kısmen de DYP, sonraki adıyla DP…
Bizde doğrudan iktidarla siyasi hayata giren partilerin ömrü neredeyse yirmi yılla sınırlı.
İhtilallar ve parti kapatmalar gerekçe gösterilebilir ama CHP, MHP gibi uzun ömürlü partilere vatandaşın çok partili dönemde tek başına iktidar yetkisi vermemesine ne diyeceğiz?
Kapatma ve askeri müdahale dışında farklı gerekçeler de ileri sürülebilir… Ancak biz çöküşte önemli gördüğümüz ve siyaseti zehirleyerek iktidarların ve partilerin ömrünü kısaltan Türk Siyaseti’nin kadim bir hastalığından söz edeceğiz.
Kurulduktan sonraki ilk seçimde iktidarla tanışan AK Parti’de öncekilere benzer üçlü bir grup meydana geldi.
-Mücahitler,
-Müteahhitler,
-Ve (her şeye) Müsaitler.
Bu bilgece tespit adının açıklanmasını istemeyen AK Parti’ye yakın, feraset sahibi bir STK temsilcisine ait… Kadın olduğunu söylemekle yetinelim.
Peki, kimler bunlar, özellikleri neler?
Mücahitler… İdealist kurucular… Liderin kader birlikçileri… Tarlada sabanı, harmanda yükü çekenler… Arizona Karıncaları… Sadakat ve vefa örneği ekmeği yanından bedeller… Abdesti sağlam olan müminler…
Müteahhitler… Devletle iş tutanlar… Paranın gücü ile siyasetin gücünü birleştirmek isteyenler… Siyaset kurumunun finansörleri… İçlerinde eğreti olan da vardır olmayanda…
Her şeye müsaitler… Devir değişir devran döner onların iktidarı bitmez… Her devrin değişmeyen yalakalarıdır.
Sayıları abayla ürkütmekle, değnekle saymakla bitmez… Her partiye uyum pratikleri farklıdır.
Sıkı bir AK Partili imajı uyandırmak için mücahit görüntüsü verirler… Zaman olur sakal bırakırlar zaman olur keserler… Kadınlarının kıyafetleri ile yaşantıları tezat teşkil eder.
Konuşmalarında inşallah, maşallah gibi İslami Terminolojiyi kullanırlar… Cemaatlerden bu yolla güç devşirmeye çalışırlar.
Yönetim mekanizmasını ele geçirdiklerinde geçmiş yöneticileri kötüleyerek alan hâkimiyeti sağlarlar… Hizipçilikten, bölmekten, parçalamaktan beslenirler.
Başarıyı kendilerine ayırmada başarısızlığı başkalarına yüklemede üstlerine yoktur… Eğri oldukları için doğrulardan rahatsız olurlar.
Parti içinde rakip gördüklerini bir punduna getirip ya partiden atarlar ya da piyonları aracılığı ile ürettikleri dedi kodularla itibarsızlaştırırlar.
Gerçek yüzlerini gizlemede ellerine su dökecek yoktur… Sahteleri ile asılları ancak iktidar dönemi bitince ayırt edilebilir… AK Parti ise henüz o dönemi görmedi.
Sadede gelelim…
AK Parti bu tür insanların istilası ile duygudaşlık bağlamında vatandaşla bağını koparmaya başladı da ANAP’ın yoluna mı girdi, bu seçim onun mu göstergesi?
Emareleri olsa da bu sürecin tam olarak başladığını söylemek şu an itibariyle mümkün değil. Ama bu o yola girmedi anlamına da gelmez.
Seçim sonucunun sağlıklı analizi yapılmadıkça, her şeye müsait omurgasızların her kademede hükümranlığı sürdükçe bunların neden olduğu kokuşmuşluk daha da çoğalacak partiyi kurtarmak adına, aynı zamanda bir kaosun da başlangıcı olacak, dışarıdan ve içeriden yeni arayışlar artacaktır.
7 Haziran seçimleri bunun birinci, 11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Danışmanı Ahmet Sever’in “Abdullah Gül İle 12 Yıl” kitabı ikinci işaret fişeğidir.
Tabi anlayana…
Herkese hayırlı ramazanlar dileğiyle…