Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan’ın Efeler kongresinde içini dökmesi ile CHP’deki 2019seçimlerine etki gücüne sahip çatlak ortaya çıktı.
Sonrasında görüldü ki, şikâyetçi sadece o değilmiş… Arkasında ağır toplar varmış. Her biri Efeler gibi CHP’nin oy deposu Söke ve Kuşadası Belediye Başkanları da aynı dertten muzdaripmiş.
Pandora’nın Kutusu açılmaya görsün… Meğerse hizmet almada sıkıntı olmasın diye sesini çıkarmayan diğer başkanların çoğu da gidişattan hoşnut değilmiş.
Mesut Özakcan “ağır ağabey” sıfatıyla Söke Başkanı Süleyman Toyran, Kuşadası Başkanı Özer Kayalı’nın olduğu kadar onların da sözcüsü konumunda.
Çatlağın nedeni ise:
BİR: Özlem Hanım’ın yönetim tarzı… Aşırı faydacı olması… Paylaşımcı olmaması.
İKİ: Popülaritesinin partisi CHP’nin önünde olduğu egosu… Partiden güç aldığına değil güç verdiğine inanması.
ÜÇ: Ondaki itaat ve sadakat anlayışı… “Başkan ben isem kimse sözümün üzerine söz koyamaz” felsefesi.
DÖRT: Büyükşehir büyüklüğündeki bir yönetimle ilgili birikiminin olmaması…Aşırı güvensizliğin eseri takım çalışmasından da ürkmesi, çekinmesi.
BEŞ: Büyükşehre geçişte ilçe belediyelerine “geçiş süreci” tanınmaması… Bu konuda yasal boşluğun olması.
Aydın bu anlayşla cebelleşirken komşularımız Denizli, Muğla ve Manisa başkanları kervanlarını kısa sürede düzdüler ve yola koyuldular.
Mesela Manisa’da başkan MHP’li ama meclis çoğunluğu AK Partili… Başkan Cengiz Ergün ilçe belediyelerine hazırlık süresi tanımış böylece hiç kimse geçişte sorun yaşamamış.
Keza Muğla’da Osman Gürün(CHP),Denizli’de Osman Zolan (AK Parti) da aynı yolu izlemişler ve kuruluş aşamasını bizdekinin aksine sancısız atlatmışlar.
Aydın’da ise kimi zaman Kuşadası’ndaki park olayında olduğu gibi anlaşma ve uzlaşma yolları aranmadan zabıta gücü ile mal teslim alma yoluna gidildi.
Kimi zaman Söke’de Hal Binası meselesindeki gibi karşılıklı diyalogla çözülebilecek basit konular mahkemelik oldu.
Kimi zaman Efeler’deki Fatih Kapalı Pazar Yerinde olduğu gibi verilen sözde durulmadı başkanların itibarı ile oynandı.
Özlem Hanım’ın bu yaklaşım tarzı seçimlerde uyumlu çalışma adına onun için de oy isteyen ilçe belediye başkanları ve çevresini seçmenleri karşısında mahcup duruma da düşürdü.
Bu duruma düşen sadece belediye başkanları değildi. Seçim sonrasında’ dış kapının mandalı’ olan parti örgütü ve ilçe başkanları da onlardan farksızdı.
Gidişatın kötüye gittiğini gören Ankara 1 Kasım’a göre parti oylarının ( 272 bin 532) yaklaşık yüzde ellisine(134 bin 260) sahip bu üç ilçe merkezli olaya el attı.
İlkin 1Kasım öncesi parti müfettişlerince konu araştırıldı… Soruşturuldu… Aydın’da partili kesimlerle görüşmeler yapıldı.
Kılıçdaroğlu’nun seçim öncesi Aydın ziyaretinde Büyükşehir yerine Efeler’i ziyareti Mesut Özakcan cephesine açık desteği olarak yorumlandı.
1Kasım’da partinin dördüncü milletvekilliğini kaybetmesinin temelinde Özlem Hanım’ın büyükşehirde orkestra şefliği yapamamasının yattığı değerlendirmeleri yapıldı.
Sonuç olarak Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Seyit Torun sorunu halletmek için Şubat içinde Aydın’a geldi.
Heyet Mesut Özakçan’ı ziyaretin ardından belediye başkanları ve örgüt temsilcileri ile Anemon Otelde bir araya geldi. Ama olayın merkezindeki Özlem Hanım yurt dışına çıkacağını ileri sürerek o toplantıya katılmadı.
Ancak basında bu olayla ilgili ilginç bir iddia yer aldı. Yurt dışı mazereti ile o toplantıya katılmayan Özlem Hanım aynı saatlerde belediyedeki bir toplantıya katılmıştı. (Yeni Asır)
İsmet Sezgin’in rahatsızlığı bahanesiyle salondan ayrılan M. Lütfi Baydar’ın da bu mazeretinin sonradan asılsız çıkması Özlem Hanım cephesinin Anemon toplantısını boykot ettiği iddialarını güçlendirdi ve akıllara bir yığın soru getirdi:
-O Topuklu Efe namıyla, Köroğlu edasıyla Genel Merkeze rest çekti mesajı mı vermek istedi?
-Kendini savunmada yetersiz kalacağını ya da toplantıyı yönetecek olanların önyargılı olduğunu düşündüğü için mi katılmadı?
- Ankara’ya ve kamuoyuna “Beğenirsiniz, beğenmezsiniz ama benim yoğurt yeme tarzım budur” mu demek istedi?
-Fırsattan istifade ile Kılıçdaroğlu’nun yerine Genel Başkanlığa adaylık sinyali mi verdi?
-Yoksa Ankara’da denizin bittiğini gördü de karaya çıkmanın tek yolunun savaşmaktan geçtiğine mi karar verdi?
2019’da Aydın’da enteresan bir seçim olacak… Haberiniz olsun.