• BIST 108.489
  • Altın 151,165
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242

    'Sıcak para ekonominin kokaini'

    01.02.2011 17:36
    Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Büyükekşi: Çok zevk verir ama sonra çok can acıtır.
    Sıcak para ekonominin kokaini
    'Sıcak para ekonominin kokaini' 'Sıcak para ekonominin kokaini' 'Sıcak para ekonominin kokaini'

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye"nin orta vadede kendi krizini yaratma ihtimalini ortadan kaldırdığını belirterek, Merkez Bankası"nın attığı adımların sanayici ve ihracatçıları çok yakından ilgilendirdiğini kaydetti.

    Atılan adımlarla ithalat talebini azdıran kredi genişlemesinin önüne geçeceğini belirten Büyükekşi, “Sıcak para ile ithalat ekonominin kokainidir. Çok zevk verir ama sonra çok can acıtır. Zorunlu karşılıkların artırılması, iç piyasada patlayan kredi talebine bir miktar fren etkisi yapacaktır” dedi.

    TİM 2011 yılı Ocak ayı ihracat rakamlarını Samsun"da açıkladı. Burada konuşan Büyükekşi, Türkiye"nin orta vadede kendi krizini yaratma ihtimalini ortadan kaldırdığını belirterek, “Merkez Bankası"nın attığı adımlar üç açıdan ihracatçılarımızı ve sanayicilerimizi yakından ilgilendiriyor. İlk olarak bankacılık sektörünün en önemli sorunu olan borç ve alacak vade uyuşmazlığının giderilmesinde önemli adımlar atılıyor. Hepimiz biliyoruz ki bankacılık sisteminde vade uyuşmazlığı var. Mevduat kısa vadeli, ancak verilen krediler uzun vadeye yayılı. Hem Merkez Bankası, hem de BDDK"nın bu durumun üzerine gitmesini olumlu buluyoruz. Çünkü kendi akışına bırakıldığında bankacılık sistemi bu sorunu çözemezdi” ifadelerini kullandı.

    Bankalar arasındaki aşırı rekabet dolayısıyla yapısal hale gelen bu sorunun ancak müdahale ile çözülebileceğini kaydeden Büyükekşi “Her an kriz çıkarabilecek bir yapı vardı. Bu yüzden zorunlu karşılıkların kısa vadeler için arttırılmasını çok olumlu buluyoruz. Yapılan düzenleme risk oluşturan sıcak paranın dışarı çıkması da sağladı. Ayrıca bankaların yükümlülük vadesini uzatmak için halka uzun vadeli bono-tahvil arzına izin verilmesi de son derece akıllı bir hamle. Çünkü bu durum bankaların daha uzun vadeli kredi verebilmelerinin önünü açacak. Böylece bankacılık sektörü, gerçek anlamda bankacılığa yönelmiş olacak” dedi.

    İkinci nokta olarak, alınan önlemlerin, ithalat talebini azdıran kredi genişlemesinin önüne geçeceğini belirten Büyükekşi, “Sıcak para ile ithalat ekonominin kokainidir. Çok zevk verir ama sonra çok can acıtır. Zorunlu karşılıkların artırılması, iç piyasada patlayan kredi talebine bir miktar fren etkisi yapacaktır. Döviz ile borçlanmanın çok cazip olduğu bir dönem yaşadık. Türk sanayicisine buradan bir çağrı yapıyoruz. Tıpkı kamunun yaptığı gibi, özel sektör de TL ile borçlanmaya gitmelidir. TL ile borçlanma tercih edilmelidir. Çünkü bu zamana kadar TL faizleri çok yüksekti. Ama şimdi faizler düştükçe özel sektörün faiz yükü azalacak” şeklinde konuştu.

    -DÜŞÜK ENFLASYON-YÜKSEK FAİZ-BASKILANMIŞ DÖVİZ KURUNDAN ŞİKAYETÇİYDİK-

    Büyükekşi, alınan kararların döviz kurları ve cari açık üzerinde etkili olacağını belirterek şu noktalara değindi:

    “Merkez Bankası"nın faizleri indirmesiyle birlikte döviz kurları üzerindeki baskı kalktı. Örtülü baskının ortadan kalktığı ortamda, döviz kurlarının gerçek anlamda arz-talep dengesini yansıtan bir düzeye doğru hareket ettiğini düşünüyoruz. Daha önce ifade etmiştik. Tekrar ifade etmekte de bir sakınca görmüyoruz. Biz döviz kurlarında uygulanan dalgalı kur sistemine karşı değiliz. Döviz kurlarının piyasa koşullarında belirlenmesine de karşı değiliz. Zaten, ihracatçılarımız her zaman serbest piyasa koşullarının savunucuları olageldiler. Biz neye karşıydık? Enflasyonu indirmek amacıyla faizlerin yüksek tutularak, döviz kurları üzerine gizli baskı uygulanmasından şikayetçiydik. Evet, görünürde kurlar serbest piyasada belirleniyordu. Ancak yüksek faiz ortamında para TL"ye hücum ettiği için, döviz kurları baskılanmaktaydı. Ekonomi yönetimi tarafından hayata geçirilen önlemleri daha erken alabilseydik, 2010 yılını 185.5 milyar dolar ithalat ve 71.5 milyar dolar dış ticaret açığı ile kapatmazdık. İhracatımız yüzde 11 artışla 113.9 milyar dolar olmazdı. Belki 120, belki 125 milyar dolar ihracata ulaşırdık. Belki ithalat da 170 – 175 milyar dolarda kalırdı. Cari açık da dış ticaret açığı da daha makul seviyelere inmiş olurdu.”

    -EXİMBANK İLE OPSİYON İŞLEMLERİ İÇİN BİR PROTOKOL İMZALAYACAĞIZ-

    Ekonomi yönetimine, Merkez Bankası'na çağrı yaptıkları gibi ihracatçılara da çağrı yaptıklarını anımsatan Büyükekşi, “2010 yılı boyunca ihracatçımızın kur riskine karşı kendilerini güvenceye almasını istedik. Yaptığımız eğilim anketlerimizde ihracatçılarımızın kendilerini kur hareketlerine karşı güvenceye almadıklarını gördük. Biz de buradan yola çıkarak, geçtiğimiz ay Halkbank ile bir protokol imzaladık. TİM üyelerine uygun maliyetlerle forward işlemlerinin önünü açtık. TİM üyeleri, artık çok daha uygun maliyetlerle kur risklerini hedge edecekler. Başta Samsunlu firmalarımız olmak üzere, tüm ihracatçılara buradan sesleniyorum. Kur riskinizi hedge edin. Zaten düşük olan kar marjlarının bir de kur nedeniyle erimesine izin vermeyin. Bugünkü ortam da 1.60 düzeyinde olan kurların forward ile güvence altına alınmasını öneriyoruz” dedi. Büyükekşi, Eximbank ile paralel bir çalışmayı yürüttüklerini ifade ederek, ihracatçı opsiyon işlemleri için bir protokol imzalayacaklarını, böylece ihracatçının kura karşı kendini hedge edeceği enstrümanları hem çoğaltmış hem de ucuzlatmış olacağını kaydetti. Büyükekşi, ayrıca Eximbank"ın geçen hafta TL kredi faizini indirdiğini, bu adımla da ihracatçıya ayrı bir katkı sağlanacağını vurguladı.

    -BÜYÜK BİR DALGANIN TÜM BÖLGEYİ BAŞTAN AŞAĞIYA ETKİLEME İHTİMALİ VAR-

    TİM Başkanı Büyükekşi, “Yirmi yıl önce Doğu Avrupa"da gördüğümüze benzer bir büyük dalganın tüm bölgeyi baştan aşağı etkileme ihtimali var. Büyük bir değişim talebi var. Demokrasi talebi var. Gelişmeler kısa vadede ihracatta ve yatırımda sorunlara yol açabilir. Ancak, bu gelişmeler uzun vadede tüm bölge ve Türkiye için büyük fırsatlar doğuracak. Değişim talebinde bulunan kesimler Türkiye"yi örnek alıyorlar. Türkiye gibi olmak istiyorlar. Hesap veren, seçimle gelen, seçimle giden bir yönetim istiyorlar. Ekonomide, iş yaşamında, politik yaşamda reform istiyorlar. Temennimiz değişimin şiddete başvurulmadan, insanların hayatına mal olmadan gerçekleşmesidir” dedi.

    Demokrasi, piyasa ekonomisi, hukuk devleti ve toplumsal refah arasında doğrusal bir ilişki olduğunu kaydeden Büyükekşi, “Biz Türkiye olarak bu alanlarda yol aldıkça başarılı olduk. İş yaptığımız ülkelerin de bu alanlarda gelişmesinden son derece mutlu oluruz” dedi.

    -SEÇİME BEŞ KALA EKONOMİNİN TERAPİYE ALINMASINI SON DERECE CESARET VERİCİ-

    Yurtdışından Türkiye"ye gelindiğinde değişen bir ekonomi gündemine sahip olunduğunu belirten Büyükekşi, “Merkez Bankası, TİM olarak uzun süredir gündeme getirdiğimiz önemli kararlara imza attı. Bizim son yıllarda ısrarla dile getirdiğimiz önlemler son iki ayda hayata geçiriliyor. İhracatçının haklı sesi nihayet duyuldu. Geçte olsa alınan önlemleri takdirle karşılıyoruz. Seçime beş kala ekonominin terapiye alınmasını son derece cesaret verici. Ekonomi yönetimine teşekkür ediyoruz, alınan kararların arkasında durulmasını, kararlılıkla uygulanmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. İhracatın sadece ihracatçıların işi olmadığını vurgulayan Büyükekşi, ihracatın aynı zamanda üretim, istihdam ve refah demek olduğunu kaydetti. Büyükekşi, bundan dolayı ihracatın Türkiye"nin meselesi olduğunu ve Türkiye"nin bunu fark ettiğinin altını çizdi.

    -KUZEY AFRİKA VE ORTADOĞU PAZARLARINDAKİ GELİŞMELERİN SEYRİ SON DERECE ÖNEMLİ-

    Dünya ekonomisindeki gelişmelerin ihracatı doğrudan etkilediğini söyleyen Büyükekşi, “Küresel kriz ve buna bağlı gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Bunların yanı sıra şimdi de yeni pazarlarımızdaki gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Bizim için önemli olan Kuzey Afrika ve Ortadoğu pazarlarımızdaki gelişmelerin seyri son derece önemli. Kuzey Afrika ve Ortadoğu pazarlarında hem yatırımcı hem de ihracatçı olarak bulunuyoruz. Bölgede ciddi yatırımlarımız var” dedi. Şu ana kadar fiilen hareketlenmiş ülkelin olduğunu kaydeden Büyükekşi, Tunus, Mısır ve Yemen"in bunların başında geldiğini belirtti.

    -SAMSUN"UN 2023 HEDEFİ 5 MİLYAR DOLAR-

    Samsun"un, Anadolu"da ihracat bayrağını yükseklere taşıyan önemli illerden biri olduğunu vurgulayan Büyükekşi, “Biz Samsun"u potansiyeli büyük illerimiz arasında görüyoruz. Bu amaçla da burada 2010 yılında bir Ortak Akıl Toplantısı düzenledik. Samsun ilinin tüm ekonomi aktörleri toplantımızda bir araya geldiler. Toplantı sonucunda önemli bir rapor ortaya çıkardık. Bu rapor ile Samsun"un 2023 yılı ihracat hedefini belirledik. Samsun, 2023 yılında 5 milyar dolar ihracat yapmayı hedefliyor. Samsun, Türkiye ihracatından yüzde 1 pay almayı hedefliyor” diye konuştu.

    Samsun"un, üretim ve lojistik merkezi olmayı planladığını belirten Büyükekşi, “Samsun, yerli ve yabancı yatırımcıların cazibe merkezi olmayı hedefliyor. Samsun"dan bütün dünyaya daha fazla ihracat, Yüce Atatürk"ün vizyonuna olan borcumuzu ödemenin en temel yoludur” dedi.

    ANKA

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim