Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na sadece bir soru yöneltmek istiyorum. Her zamanki inceliği ile soruma yanıt vereceğini umuyorum. Fakat ondan önce kısa bir açıklama yapmak, soruyu doğru bir şekilde ortaya koyabilme adına önem taşıyor.
Çevre sorunları, başta kentin ve kentlinin sorunu olarak, belediyeleri doğrudan doğruya ilgilendirir. Belediyelerin çevre korumasındaki temel görev ve yetkileri idari kolluk hizmeti niteliğindedir. Bunun yanı sıra, yerel ortak gereksinimleri karşılamakla görevli olan belediyenin, çevreye yönelik, gerekli tüm hizmetleri yerine getirmesine de hukuk sistemi olanak sağlamaktadır.
Çevre yönetimi ve korunmasında yerel yönetimlerin yasal olarak önemli yetki ve görevler üstlendiği görülmektedir. Belediyelere çevre hizmetleri konusunda yetki veren mevzuat, bugün itibariyle yasa, tüzük ve yönetmelik olarak 150'nin üzerindedir. Bunların bir kısmı belediyeleri doğrudan yetkili kılarken, bir kısmı da dolaylı yetkiler sağlamaktadır. Bunlar içinde, Belediye Yasası, Ceza Yasası, Umumi Hıfzısıhha Kanunu, Çevre Kanunu, Büyükşehir Belediyesi Kanunu, İmar Kanunu, Belediyelerin işyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun ile Kıyı Kanunu, öncelikle sayılabilir.
Peki, Büyükşehir Belediyesi Kanunu çevre ile ilgili olarak Büyükşehir Belediyesine nasıl bir görev vermektedir?
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/i maddesi “Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma yapmak; gayrisıhhi işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; inşaat malzemeleri, hurda depolama alanları ve satış yerlerini, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak… sanayi ve tıbbi atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek….ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak.” hükmünü içermektedir.
Bu maddenin içeriği hukuki irdelemeye gerek olmayacak kadar açıktır.
Hemen, Belediye Kanunu’nun bu konuda ne dediği insanın aklına takılıyor.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a maddesi ile “İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafi ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık…” görevleri arasında sayılmıştır.
Bu anlamda, Belediyelerin, yukarıdaki hukuki dayanaklara göre kente yönelik başlıca çevre görevleri şöyle sıralanabilir: Beldenin düzenli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak, koruyucu sağlık hizmetleri sunmak, sağlıklı ve planlı kentleşmeyi sağlamak, kanalizasyon yapmak, su kaynaklarını ve kıyıları korumak, atıkları yok etmek, katı atıkları toplamak ve imha etmek, belde halkına refah sağlayıcı çalışmalar yapmak, toplu taşım faaliyetlerinde bulunmak ve trafiği düzenlemek.

Aydın son yıllarda çok büyük bir çevre tehdidi ile karşı karşıyadır. Jeotermal tesislerden, faaliyetleri sonrasında doğaya salınan sıvı ve gazlar çevreyi ve ekolojik dengeyi etkilediği bilimsel olarak ortaya konuşmuştur. Bu konuyu önceki yazılarda işlemiştim [1] [2].
Jeotermal tesisler, Aydının çevre sağlığını olumsuz etkilerken, toprağı, suyu ve havayı zehirlerken Aydın Büyükşehir Belediyesi (görev ve sorumluluğu olan bu konuda) neler yapmıştır?
Basından izlediğimiz kadarıyla, 09.01.2015 tarihinde Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi bünyesinde jeotermal alanların daha verimli kullanılması için ’Aydın Jeotermal Komisyonu’ kuruldu. Basında yer alan haberde “Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi Aralık ayı ilk toplantısını Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu başkanlığında yapıldı. Mazeretli 8 üyenin katılmadığı Aralık ayı ilk oturumunda 14 gündem maddesi, 8 gündem dışı madde ve 4 önerge olmak üzere 26 konu görüşüldü. Toplantının en önemli gündemini İncirliova Belediye Başkanı Gürşat Kale, Tahir Yaman ve Mustafa Çimen'in günden dışı olarak yaptıkları 'Aydın Jeotermal Komisyonu' kurulması teklifi oluşturdu. Oybirliği ile kabul edilen gündem önerge gereği, jeotermal alanların daha verimli kullanılması için Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi bünyesinde altı kişiden oluşan komisyon kuruldu. Her siyasi partiden ikişer meclis üyesinin seçildiği Aydın Jeotermal Komisyonu'nda Tahir Yaman, Mesut Özakcan, Gürşat Kale, Mustafa Döngel, Mustafa Çimen ve Kadir Mutlu isimleri yer aldı. Aydın Jeotermal Komisyonu'nun Aydın'ın jeotermal potansiyelinin değerlendirilmesi konusunda önemli bir görev üstleneceğini kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Çerçioğlu, çiftlik jeotermal alanının hiçbir şekilde özel sektöre verilmemesi veya ortak olarak kabul edilmemesi gerektiğini savundu…”şeklinde açıklama yapılmış [3].
Mart 2015 te, Germencikte Ziraat Odası, Tabipler Odası, ADD Aydın şubeleri ve Germencikli Çifciler Platformunun çağrısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda başlayan yürüyüşe Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, CHP Aydın Milletvekili ve CHP Milletvekili Aday Adayı Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mahmut Nedim Barış, Aydın Tabipler Odası Başkanı Metin Aydın, Aydın Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Günver Güneş, CHP ve MHP’li Aydın milletvekili aday adayları, Birleşik Haziran Hareketi, EGEÇEP üyeleri de katıldı. Bu yürüyüşte, Germencik’te jeotermal santrallerin ve kuyuların insan ve çevreye zarar verdiğini belirten yurttaşlar yürüyüş yaparak sorunlarına çözüm bulunmasını istedi. Yürüyüşte Jeotermal enerjide kullanılan suların ve buharın kontrolsüz olarak doğaya salındığını ve bunun tarıma doğaya ve insan sağlığına zararlı olduğu vurgulandı.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu yürüyüş sonra yaptığı konuşmada “Jeotermali temiz enerji diye bilirdik. Ancak burada temiz bir enerji değil. Burada havayı soluduğunuzda genziniz tıkanıyor. Şirketler borlu suyu: toprağa, Büyük Menderes’e bırakırsanız, yer altı sularına karıştırmaya kalkarsanız doğmamış çocukların, çocuklarımızın, torunlarımızın kanser olmasına yol açıyorsunuz demektir. Bunu istemiyoruz. Bu firma yöneticileri burada yaşamıyor, tehlikeyle yaşamıyorlar. Aydın’ın verimli toprakları kararıyor. İncirimiz, zeytinimiz zarar görüyor. Bu mücadele demokratik olarak büyüyecek.” şeklinde açıklama yapmıştı [4].

Son aylarda Jeotermal santrallerin faaliyetleri ve çevre ihlallleri daha da artmıştır. Özellikle Germencik Tekin Köyü ve Alangüllü’de termal atık suların dere yatağına bırakılması girişimleri yoğunlaşmıştır. Maalesef Aydın Valiliği Çevre İl Müdürlüğü, ihbarlara gerekli yanıtı vermemektedir. Çoğu zaman gece yapılan sıvı salımları halk tarafından, Çevre Müdürlüğüne iletildiğinde gece olması nedeniyle nöbetçi ekiplerinin olmadığı ve müdahale edilemeyeceği yanıtı verilmektedir. Bu durumda mağdur olan halk, Jandarmaya bildirmektedir. Jandarma kolluk birimi olması nedeniyle, tüm iyi niyetlerine rağmen çevre ihlalleri konusunda nasıl müdahale edebileceğini, nasıl numune alıp inceleme yapacağını bilememektedir.
Peki, diyeceksiniz ki Özlem Çerçioğlu’na bir sorum var diye başladın, neydi soru?
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/i ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a maddesi uyarınca, Belediyelere çevre ihlalleri konusunda önemli bir görev vermişken, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu Belediyeye gelen resmi ihbarlar için ne yapmıştır?
Sıvı ve gaz salınımına ilişkin bulgular Aydında herkesin gözü önündeyken, halk tüm ilgili birimlere ve Aydın Büyükşehir Belediyesine ihbarda bulunurken, Özlem Çerçioğlu ekiplerini olay yerine göndererek (sıvı ve gaz) numune aldırıp, gerekli tahlilleri yaptırarak 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/i ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a maddesi uyarınca kendisine verilen görevi yerine getirdi mi?
Aydında, Jeotermal tesislerin çevre ihlallerine Aydın Valiliği ve ilgili kuruluşlar sessiz kalırken (14.12.2015 tarihli “Jeotermal ve Devekuşu” isimli yazıda bunu açıkça sormamıza rağmen hiçbir kuruluştan yanıt verilmemiştir [5]), Cumhuriyet Halk Partili Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, halkın yürüttüğü bu çevre hareketinin neresindedir?
Yılmazköy'de yer alan (Aydın 2.idare Mahkemesi’nin Jotermal alan 2015/384 esas sayılı davaya konu olan) Jeotermal alanla ilgili olarak Ken Kipaş Elektrik Üretim Anonim Şirketi ile jeotermal sıvının tahliyesi hususunda herhangi bir diyolog yaşandı mı? Aydının doğu tarafında yer alan Jeotermal tesisler için Aydın Büyükşehir Belediyesi herhangi bir kontrol ve inceleme yapmakta mıdır?
Sadece sıradan bir vatandaş olarak soru sorma hakkımı kullanıyorum…
[1] 16.11.2015 tarihli “Jeotermalin Aydın üzerine etkileri” isimli köşe yazısı.
https://www.aydinpost.com/jeotermalin-aydin-uzerine-etkileri-890yy.htm
[2] 30.11.2015 tarihli “Jeotermalin Aydın üzerine etkileri” isimli köşe yazısı.
https://www.aydinpost.com/jeotermalin-aydin-uzerine-etkileri-2-912yy.htm
[3] http://www.jeotermal.com/haber/72-aydin-buyuksehir-belediye-meclisi-bunyesinde-jeotermal-alanlarin-daha-verimli-kullanilmasi-icin-aydin-jeotermal-komisyonu-kuruldu
[5] https://www.aydinpost.com/jeotermal-ve-devekusu-939yy.htm