• BIST 101.849
  • Altın 259,118
  • Dolar 5,6360
  • Euro 6,3235

    Metin Yavuz, sanki Aydın milletvekili değil

    18.04.2019 08:45
    Duran Teke / Ters Köşe

    Duran Teke / Ters Köşe

    AK Parti Aydın Milletvekili ve MKYK üyesi Metin Yavuz geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden kamuoyuyla Türkiye ile ilgili hayli kapsamlı bir seçim sonuç analizi paylaştı.

    Açıklamada 31 Mart’ta kendilerinin 753, MHP’nin ise 235 olmak üzere Cumhur İttifakının toplamda 988 belediye aldığını, HDP dâhil Millet İttifakı’nın ise 343 belediyede kaldığı anlatılıyordu

    Buna ek olarak ayrıca Cumhur İttifakı’nın 12 bin 991 meclis üyesine karşılık, Millet İttifakı’nın 6 bin 935 meclis üyesi kazanabildiğinden söz edilmekteydi.

    Açıklamaya geniş çaplı dememin nedeni görüldüğü üzere kazanılan belediye meclis üyeliklerini de içine almasıydı.

    Hayli detay içeren açıklamada ne var ki, Aydın seçimleriyle ilgili tek bir satır bile yoktu.

    Metin Yavuz’un genelde Aydın, özelde kendi ilçesi Söke’de AK Parti’nin başarısız olmasını üyesi olduğu MKYK toplantısında parti kurmayları ve diğer üyeler karşısında nasıl savunduğu ya da savunacağı bilinmiyor ancak böyle kurullarda güçlü olmada geçerli kural üyelerin seçim çevrelerinde aldıkları oy ve kazandıkları belediye sayısıdır.

    Aynı kural milletvekillerinin Ankara bürokrasisi karşısındaki güçlü ve sözünün dinlenir olmasında da geçerlidir.

    Zira siyasetin Ankara ayağında ve bürokraside her şeyden daha değerli olan oy anlamında arkadaki siyasi destektir. Onun da yolu milletvekilinin temsilcisi olduğu ilde daha çok vekil ya da belediye kazanmasından geçer.

    Yoksa günün moda deyimiyle siyasi destekten yoksun milletvekili MKYK üyesi de olsa Ankara’da topal ördekten farksız olur.

    Eskiden her seçim sonrası partiler aldığı sonuçları gerek üst kurullarında gerek il ve ilçe teşkilatlarında düzenledikleri basına açık ya da kapalı toplantılarda değerlendirir yanlış ve eksiklerini bir sonraki seçime hazırlık olmak üzere düzeltirlerdi.

    Cumhurbaşkanının her seçim sonrası “Balkon” konuşmasında teşkilatlarına “başka partilere oy veren kesim niye bize vermedi” inceleyin talimatı verirdi.

    Bu şekildeki adına ister beyin fırtınası deyin ister arama konferansı ya da toplantısı deyin partilerde başarı ya da başarısızlığın tartışıldığı toplantılar artık yapılmaz oldu.

    Öyle olunca da başarısızlıklar gerek milletvekilleri gerek il başkanları tarafından bir yerinden tutularak başarı gibi gösteriliyor ya da Metin Yavuz’un yaptığı gibi geçiştiriliyor.

    Tabi karşılığında da mağlubiyet kaçınılmaz oluyor.

    Aydın siyasetinde gündemi işgal eden Metin Yavuz’un mağlubiyeti Cumhur İttifakı’nın ülke genelindeki başarısına sığınarak kapatmaya çalışmasından ibaret değil.

    Diğer önemli bir konu da önceki dönem milletvekili Mehmet Erdem adının siyasi kulislerde il başkanlığına geçiyor olmasıdır.

    Mehmet Erdem olaydan ne kadar haberdardır bilgi sahibi değiliz ancak siyasetçi sınıfının aday olarak adının piyasada dönmesine pek itirazı olmaz, hatta hoşlanır.

    Mehmet Erdem’in büyükşehir belediyesine adaylıkta Mustafa Savaş’la birlikte adı geçti ve kendisinin de konu ile ilgili Külliye nezdinde kulis yaptığından epeyce söz edildi.

    Ama adaylığına “Reis’ten” onay çıkmadı.

    İl başkanlığına izin çıkar mı, zaman gösterecek.

    Ancak bu bazı partililerce Mehmet Erdem’in Aydın’da karaya oturan gemiyi yüzdürecek, kaptan olarak görülmesine engel teşkil eden bir durum değil.

    Onun il başkanı olması konusunda başı çeken gelenekçi kesim diye de adlandırılan Milli Görüş kökenli AK Partililer…

    Böyle bir görev gerek İl Başkanlığında gerekse milletvekili olduğu dönemlerde eski hataları ile yüzleşerek gelecek adına beyaz bir sayfa açma konusunda Mehmet Erdem için de AK Parti için de yararlı olabilir.

    Ama burada sorun çözülmek istenen ipliğin daha çetrefil hale gelme ihtimali.

    Çünkü Einstein’ın bir sözünde olduğu gibi bu günün problemlerini çözerken vaktiyle o problemleri yaratan mantıkla çözmeye çalışmak o sorunları çözmez aksine daha da girift hale getirir.

    İşin burası ise zurnanın tam da zırt dediği yer.

    Yani olayın başından beri içinde olan bir siyasi kişiliğin yumağı çözeceğim derken kördüğüme dönüştürmesi ve çözüm ümidini hepten yok olmasıdır.

    Velhasıl AK Parti’de sular bulanık.

    Kimileri mahcubiyetten kurtulmak adına mağlubiyeti Cumhur İttifakı havuzunda eritme derdinde.

    Kendilerini Koçi Bey gibi gören kimileri Genel Merkeze rapor üstüne rapor yazmaya devam ediyor.

    Kimileri de Ankara’nın koparacağı fırtına sonrasında oluşacak selden kütük kapmak için fırsat kolluyor.

     

    Aydınpost ANDROID'de TIKLA YÜKLE!   Aydınpost APPSTORE'da TIKLA YÜKLE!

    Bu yazı toplam 3109 defa okunmuştur.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim