Ne zamandır partili belediye başkanları da içinde CHP örgütü ile Özlem Hanım arasında bir diyalog kopukluğu yaşanıyor.
Nedeni de BİR- Özlem Hanım kendi inancına göre siyasetin bütün inceliklerini bilmekte ve uygulamakla seçim kazanmaktadır. Diğer unsurlara düşen ise ona tabi olmak, biat etmektir.
İKİ- Özlem Hanım’daki “yönetim kültürü” eksikliğidir. Herkes seçim kazanmayı, güçlü olmayı, yönetmeyi sever ancak çoğunluk ne ile yöneteceğini bilmez. Yönetim kültürü yoktur.
ÜÇ-Örgüt yerine Özlem Hanım AY-BA elemanları ile çalışmayı yeğliyor. Efeler’e o çalışanlardan birinin aday olması örgütle olan ihtilafın su yüzüne çıkmasına neden oldu.
Oysaki örgüt, “Özlem Hanım seçim sonrası örgütleri dolaşsın kendilerine teşekkür etsin, hem de dertlerini paylaşsın” beklentisi içersindeydi.
Zira onlar vatandaştan oy isterken “senkronize çalışma” adına Özlem Hanım’a kefil olmuşlardı. Ama o başarıyı örgütle paylaşmak yerine kendine ve AY-BA çalışanlarına mal etti.
Partili belediye başkanları da seçim vaatleri doğrultusunda “büyükşehir acil eylem planı” hazırlanacağı ve uygulamaya konacağı beklentisi içindeydi.
Yine sanıyorlardı ki, her ilçenin su aboneleri, parklar ve işletmeler gibi büyükşehre devretmek zorunda oldukları mal ve kaynakların devri için kendilerine bir hazırlık süresi tanınacak ve karşılıklı anlayış ve uyum içersinde geçiş tamamlanacaktı.
Büyükşehir gömleği Özlem Hanım’a bol geldi ve beklentiler karşılık bulmadı… Aksine bir telefonla veya bir çay sohbeti ile çözüme kavuşturulacak meseleler Kuşadası’nda olduğu gibi ilçe başkanının onuru zedelenme pahasına zabıta gücüyle halledilme yoluna gidildi.
Fatih Kapalı Pazar yeri örneğinde olduğu gibi verilen sözler tutulmamakla, Efeler’e ait parklardaki oturaklar bir gecede sebepsiz yere sökülmekle başkanların gururları ile oynandı.
Ego şişkinliğinden kaynaklanan uyumsuzluk biatçi güruh tarafından Özlem Hanım’ın ranta karşı olması ile açıklanmaya çalışıldı ama bu çaba ne örgütte tuttu ne de kamuoyunda karşılık buldu.
Çünkü rantçılıkla itham edilen isimlerden Efeler’de Mesut Özakcan’ın, Söke’de Süleyman Toyran’ın, Kuşadası’nda Özer Kayalı’nın iddia edildiği gibi ne geçimsiz, ne de yasa dışı işlere alet olacaklarını hiç kimse iddia edemezdi.
Bütün bunlara rağmen partili belediye başkanları ve örgütler” kan kustukları” halde oyunbozanlık yapmama adına “kızılcık şerbeti içtik” demeyi tercih ettiler.
Örgütteki bu rahatsızlık parti genel merkezine kadar ulaşmış olacak ki, konu parti müfettişleri tarafından incelendi ve rivayete göre Özlem Hanım’a gereken uyarı yapıldı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 1 Kasım seçimleri öncesi Aydın gezisinde BŞB yerine Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan’ı ziyaretleri bu iddiayı doğrular niteliktedir.
İşte 1Kasım’da 4.milletvekilliğinin kazanılması konusunda onun BŞB’nin bütün imkânlarını seferber etmesinin temelinde Genel Merkez’de eksilen kredisini eski düzeye getirme amacı yatmaktadır.
Şimdi sırada il başkanlığı seçimi var. Bu seçim hem Özlem Hanım hem de örgüt ve onlarla birlikte hareket eden belediye başkanları için her birinin kısa vadede kendi güçlerini koruma uzun vadede 2019 seçimlerinin parti içi ittifak adımının bu günden atılacak olması bakımından önemlidir.
Bunun ilk provası Efeler ilçe seçiminde yapıldı ve Özlem Hanım destekli olduğu iddia edilen AY-BA çalışanı Onur İnce aday oldu ve Bayram İnci’ye karşı seçimi burun farkıyla kaybetti.
Bu çıkış il başkanlığı seçimini önemli hale getirmekle kalmadı taraflarda bir heyecan yarattı ve maçın 2.raundu gibi görülmeye neden oldu.
Adaylıklarını açıklayan şimdilik iki isim var… Efeler İlçe Başkanı Bayram İnci resmen aday olduğunu açıkladı… Kuşadası eski İlçe Başkanı Soner Kaplan da sosyal medya üzerinden duyurdu.
Efeler ilçe seçiminde ortaya çıkan algı üzerinden gidilirse Bayram İnci’yi Batı ittifakı çerçevesine, Soner Kaplan’ı da milletvekilleri M.Lütfi Baydar, Hüseyin Yıldız ve Özlem Hanım’ın başını çektiği çerçeveye oturtmak mümkündür.
Bir de açıklama yapmadığı halde adı aday olarak dolaşanlar var… Mesela Süleyman Bülbül, Sümer Germen, Hikmet Saatçi…
Duruma bakıldığında Bayram İnci ile Soner Kaplan’ın şansları eşit…
İlk bakışta yaklaşık 650 delegenin üçte ikisine sahip Efeler, Söke, Kuşadası ve Didim’in başını çektiği ittifakın adayı Bayram İnci daha şanslı gibi görünse de karşısındaki Soner Kaplan da küçümsenecek bir kişilik değildir.
Uzun süre Kuşadası ilçe başkanı olarak partiye hizmet etmiştir ve bölgede partililerce hem sevilen hem de sözüne itibar edilen bir şahsiyettir.
Ama nabız yoklayanlardan birisi veya bir başkası kesin aday olur ya da Nazilli, Çine gibi delege yoğunluğu fazla ilçelerden birisi adaylardan birine açık destek verirse o zaman dengeler değişir.
Zayıf ama diğer bir olasılık da Bayram İnci ve Soner Kaplan’ın kafa kafaya gelmesi durumunda Süleyman Bülbül veya Sümer Germen’in aradan sıyrılacak olmasıdır.
Görünen o ki, gerek Bayram İnci gerek Soner Kaplan için başkanlık bıçak sırtı… Efeler’de olduğu gibi sonucu onlarla ifade edilen rakamlar tayin edecek gibi görünüyor.