Yetti artık şu ASTİM Kavşağı, diyenleriniz mutlaka vardır… Haklıdırlar da… Biz de farkındayız bu işin kabak tadı verdiğinin…

Ancak yönetimde şeffaflık, kamuoyunu sağlıklı bilgilendirme olmayınca olay gündemden düşmüyor… Bu gidişle bu hamur daha çok su yutacağa benziyor.

Biz de bu işin çilesini çeken Aydınlılar adına cümle âleme bir çağrıda(!) bulunalım da bu iş kökünden çözülsün istedik.

Yaşı ellinin üzerinde olanlar belki anımsayacaktır… Genç olanlara da biz anlatmış olalım.

1960’lı yıllarda İzmir ve komşu illerde birçok soyguna adı karışan Kara Mehmet adında bir gangster türemişti.

Kolluk kuvvetlerince uzun süre yakalanamayınca ve soygunları da hız kesmeyince gazetelere manşet olmuştu.

Bir gün ” Kara Mehmet Sabuncu Belinde çembere alındı, kurtuldu,” başka bir gün” işte falan yerde kıstırıldı, yakalanamadı” türü gazete haberlerinden geçilmez olmuştu.

Bir gün böyle… İki gün böyle… Kara Mehmet ününe ün katmış Türkiye gündeminin bir numaralı meselesi olmuş, çıkmıştı.

Yine hatırlayanınız olacaktır… O yılların meşhur gazetesi Tercüman’ın birinci sayfasında öne çıkan trajikomik olayların hicvedildiği, dikdörtgen çerçeveli, GONG başlıklı bir bölüm vardı.

O günlerde GONG’da Kara Mehmet’le ilgili;

 “Nato, Cento, neredesiniz… Biz Kara Mehmet’le baş edemedik” şeklinde hoş, tadı yerinde bir anekdot yayınlaşmıştı.

Biz de onun gibi buradan Aydınlılar adına bir çağrı yapalım istedik(!)

Türkiye denizin dibinden Marmarayı geçirdi… Ilgaz Tünelini açtı… Belediyeler hem de 40-50 günlük sürelerde yüzlerce alt geçide imza attı.

Ama Aydın BŞB bir tek köprülü kavşağın hakkından gelemedi…

Ey ODTÜ!…Ey İTÜ!…Ey KTÜ!… Bilumum üniversiteler… Yetiştirdikleri mühendisler… İmdat!… Şu Aydın’ı bu dertten kurtarınız(!)

 BŞB DEĞİL SANKİ EYALET VALİLİĞİ…

Büyükşehirler sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasından sorumludur.(5216/7-1)

Kanun hükmü kesin… Yoruma ihtiyaç yok… Öyle de BŞB nelerle meşgul dersiniz?

Arkadaşımız Akın Yakan Özlem Hanım’a soruyor (aydınpost 14.03.2016)

-Aydın BŞB çevre ihlalleri ile ilgili olarak neler yapıyor?

Cevap: Kurum, kuruluş, tüzel kişi ve vatandaştan gelen tüm ihbar ve şikâyetleri;

a-Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı,

b-Zabıta Dairesi Başkanlığı,

c-Deprem Risk Yönetimi Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı personelinden oluşturulan komisyon tarafından derhal değerlendirilir.

Komisyona ulaşan tüm şikâyetler yerinde incelenerek fotoğraflanır ve sonuçları tutanak altına alınarak karşılaşılan olumsuzluklar izin, ruhsat ve denetim yetkisi bulunan Aydın Valiliği, YİKOB, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne, sulama kanallarına deşarj varsa DSİ’ ye bildirilir ve süreç takip edilir.

BŞB değil mübarek, sanki eyalet valiliği…

Peki, Zabıta Daire Başkanlığının görevi sırtı kalınlar için tutanak tutmak da sokağa bulaşık suyu akıtan garibana ceza kesmekten mi ibaret?

5393 Sayılı Belediyeler Kanunu’nun 14-a, 38-m hükümleri,5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun 41-7,9.maddeleri BŞB’nin çevre ihlallerini cezalandırmak için yeterli değil mi?

Diyelim ki, halkın sağlık huzur ve rahatını bozan şikâyetleri önlemede para cezasının yeterli olmayacağı varsayıldı…

Kabul de… Konu ile ilgili BŞB’’nin savcılıklara suç duyurusunda bulunmuşluğu var mı?

Ne ala memleket değil mi? Elini taşın altına sokma… Tutanakla vaziyeti birilerine havale ile idare et…

 Daha beterini Yazar arkadaşımız Coşkun Irmak yazdı. (aydınpost 27.06.2016)

Özel İdareden BŞB’ ye 33 adet arıtma tesisi devredilmiş… BŞB bunlardan 23 tanesini kapatmış.

Bu lağımların bu gün mesela Menderes’i kirletmediğini, çevre facialarına yol açmadığını, temiz havayı kirletmediğini, halk sağlığına zarar vermediğini Sayın Yakan’a sunum yapan zevat iddia edebilir mi?

Bitmedi...

Hani Akın Yakan’a BŞB yetkilileri kendilerine gelen şikâyetleri tutanakla ilgili makamlara bildiriyoruz, diyorlardı ya…

Görünen o ki, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ya da valilik o bildirimleri ihbar kabul etmiş ve karşılığında BŞB’ ye 11 kez ceza kesilmiş.

Yani BŞB kendi kendini ihbar etmiş… İyi mi?

Komedi bununla da bitmiyor.

İLBANK A.Ş bu trajikomikliğe bir son vermek için BŞB’nin kapattığı arıtmaları çalıştırma ve yenilerini yapma konularında görüşmek için ASKİ yetkililerini Ankara’ya davet etmiş.

Ama ASKİ’den Ankara’ya giden olmamış.

İLBANK A.Ş. yetkilileri bakmışlar, görmüşler onlar gelmiyor, biz gidelim bari demişler, çıkmışlar Aydın’a gelmişler ve teklifi yenilemişler.

 ASKİ yetkilileri ne cevap vermiş olabilir?

 Tahmin edin bakalım…

Teşekkür edeceklerini sandıysanız… Yanıldınız… Yazılan cezaları gerekçe göstererek yardımı reddetmişler… İyi mi?

Yani küsmüşler…Hem de devlete…

Aydın’a yazık… Hem de ne yazık…

Sözün bittiği yerde başka ne denir ki?